Muhtelefun Fih

Ebubekir Sifil2012, Akaid, Fıkıh, Gazete Yazıları, Hanefî, Konularına Göre, Mart 2012, Şafiî, Şahışlar, Tasavvuf

Bir Müslüman için, fikirler, olgular, durumlar ve hükümler üç kategoride toplanır: “Doğrular”, “Yanlışlar ve “Muhtelefun fih” olanlar. Eğer itikadî bir mesele söz konusu ise bu üçlü kategori şöyle bir mahiyet arz eder Delaleti ve sübutu kesin nasslara dayanan meselelerin kabulü şarttır. Bu türlü nassların kabul edilmesini istediği hususları kabul, reddedilmesini istediği hususları reddetmek temel ve tabii bir mü’min tavrı olarak … Read More

Milli Görüş Camiasının Geldiği Nokta

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Gündem, Konularına Göre, Şahışlar

28 Şubat sürecinin ardından yaşanan gelişmelerin her biri Milli Görüş camiası bakımından ayrı bir ders ve ibret tablosu oldu. AKP’nin kuruluşu ve ardından elde ettiği siyasî başarı, AKP’ye gönül veren kitlelerin tamamının bir “zihniyet dönüşümü” yaşamayı kabul ettiği ve bunu fiilen gerçekleştirdiği anlamına gelmiyor elbette. AKP biraz zihniyet dönüşümü, biraz siyasî fırsat/imkânsa, bunlardan daha fazlası olarak 28 Şubat’ın rövanşıdır. Arkasından … Read More

“Osmancık”tan Sonra

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Gündem, İslam Tarihi, Mart 2012, Osmanlı, Şahışlar, Tarih, Ümmet

Bizimki gibi son derece zengin ve bir o kadar önemli bir tarihe sahip olup da ona bizim kadar ilgisiz kalan, hoyratça davranan, hakaret eden, hatta “ihanet” eden bir başka toplum var mıdır acaba? Osmanlı, tarihte eşine az rastlanan bir cihan devleti olarak İslamlığımıza ve insanlığımıza unutulmaz hizmetler yaptı. Gerek kendi döneminin, gerekse modern zamanların kalbur üstü devletleriyle kıyaslandığında hemen anlaşılıyor … Read More

Hz. Mu’âviye

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Hz. Mu'âviye, Ocak 2011, Şahıslar

Hayreddin Karaman hocanın bir cümlesi ve daha sonra o cümleyi açıklama/gerekçelendirme sadedinde kaleme aldığı yazı dolayısıyla gündeme gelen Hz. Mu’âviye hakkında, tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de Şia’nın iddia ve ithamlarına cevap vermek ve Ehl-i Sünnet’in konuya bakışını yansıtmak maksadıyla hayli çalışma yapılmıştır. Şia’nın tavrını anlamak mümkündür de, her fırsatta Ehl-i Sünnet oluğunu söylemekten geri durmayan insanların tavrını anlamak gerçekten … Read More

“Mezhepsiz” Ne Demek?

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Mezhep, Ocak 2003, Ocak Ayı, Şahışlar

“Mevdudi, Hamidullah… gibi isimlerin mutlaka ayrı bir kategoride değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.” CEVAP “Süper bir mezhepsiz olan Mevdudi hakkında da böyle konuşmanız bizi ta can evinden yaralamıştır.” Burada muhatabımın, “mezhepsiz” kelimesinin imajinatif gücüne dayanarak ortaya koyduğu tavır, bu kelime üzerinde önemle durulmasını gerekli kılıyor. Bu nitelemenin kimler hakkında kullanıldığına baktığımızda önümüze iki grup çıkıyor: 1) Bir kurum olarak “mezheb”i tanımayanlar. Bu … Read More

Bid’at ve Tekfir

Ebubekir Sifil[dosya], 2003, Bid'at, Fıkıh, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Ocak 2003, Şahışlar, Tekfir

Hamidullah hakkında kullanılan “sapık” nitelemesi, bazı görüşlerinin Ehl-i Sünnet’e aykırı olduğu anlamına geliyorsa buna bir diyeceğim yok. Ama devam eden yazılarda görüleceği gibi muhatabım bu kelimeye, bu anlamdan daha fazlasını yüklüyor. “Hamidullah hocanın Batı’da kaç insanın hidayetine vesile olduğu sorusunun cevabı bir yana…” CEVAP “Şahsen ben, onun bir tek kişinin hidayetine vesile olduğunu sanmıyorum. Diyelim ki bütün Avrupanın müslüman olmasına … Read More

Yine Hamidullah

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Mezhep, Ocak 2003, Şahışlar

“Bu konu fazla uzamadı mı!” diyebilecekler için söyleyeyim: Bu yazı serisini “Hamidullah örneğinde Ehl-i Sünnet’in itikadî duruşunun netleştirilmesi çabası” olarak okursanız, bu konuyu yüksünmeden tekrar ele alışımı daha rahat anlamlandıracaksınız. Hamidullah konusunu tekrar gündeme almamı, bir gazetenin “Sohbet Köşesi”nde yazdığını belirten bir büyüğümüzden aldığım bir ileti zorunlu kıldı. Öncelikle kullandığı dil sebebiyle ileti sahibine teşekkür etmem gerekiyor. Zira kendisiyle oldukça … Read More

Muhammed Esed’i “Farklı” Kılan

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Muhammed Esed, Ocak 2003, Şahışlar, Şahıslar

Münîb Engin Noyan’ın, Osmanlı tadındaki mektubu eşliğinde gönderdiği iki adet “Uygar” dergisi bugün (21 Ocak) elime geçti. Belki elektronik posta illetinin “mektub”u hayatımızdan kovmuş olmasından, belki satırlarına sinmiş olan o unutulmuş lezzetten, belki de her ikisinden, mektubu dönüp dönüp okumaktan kendimi alamadım. “Unuttuğumuz ne kadar şey var!” diye düşündüm. Mektuba adres yazmadığı için kendisine buradan teşekkür etmemi garipsemeyeceğini umarım. Sonra … Read More

Esed Meali Üzerine Bir Söyleşi-4

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Meal, Muhammed Esed, Ocak 2003, Şahışlar, Şahıslar

Muhammed Esed’in, Arapça’yı Kur’an’ın nazil olduğu dönemdeki –dejenere olmamış– kullanılış biçimiyle öğrenmek için bedevî kabileler arasında yıllarca yaşaması takdire değer bir gayret doğrusu. Bunun yanısıra geçmiş müfessirlerin çalışmalarına yaptığı atıf (bkz. Kur’an Mesajı, I, XXVII) onun bir “meal yazarı” olarak nasıl bir ilmî ve ahlakî sorumluluk idrakine sahip bulunduğunu gösterir. Bu bağlamda onun, Kur’an’ın anlaşılmasında Sünnet’in önemine yaptığı vurgunun da … Read More

Esed Meali Üzerine Bir Söyleşi-3

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Muhammed Esed, Ocak 2003, Şahışlar, Şahıslar

“Esed’le ilgili olumlu fikirleriniz nelerdir ?” Pek çok müfessir ve meal yazarının, özellikle müteşabih ayetlerle ilgili olarak maruz kaldığı sürçmelere (hatta bazan “önemli hatalara”) Esed’in düşmemiş olması önemle altı çizilmesi gereken bir husus. “Allah’ın eli, yüzü”… gibi “sıfâtullah” ile ilgili tavrının müsbet bir çizgiye oturmuş olmasında da sanıyorum yine Muhammed Abduh etkisini görmek mümkün. Bunun yanında bazı kavram ve tamlamaları … Read More