Hadisçiler “Mezhepsiz” Mi?

Ebubekir Sifil2002, Gazete Yazıları, Hadis İlmi, Kasım 2002, Konularına Göre, Mezhep, UsulLeave a Comment

Bir önceki yazıda A.M. Abdülmecîd’den naklen bazı Hadis otoritelerinin Fıkhî tercihleri konusunda birkaç örnek zikretmiştim. Hadis ehlinin bazılarıyla sınırlı olan bu örnekler onların tamamının tavrı hakkında bir fikir verse de, mezhebe intisabı şirk sayanların bu tutumlarını gözden geçirmelerine vesile olur ümidiyle bu konu üzerinde biraz daha durmak istiyorum. Önceki yazıda, Ehl-i Hadis’in önde gelenlerinden Yahya b. Sa’îd el-Kattân ve Vekî’ … Read More

Hanefî Usulü – Mütekellim Usulü Yazısına Tetimme

Ebubekir Sifil2012, Eylül, Fıkıh, Gazete Yazıları, Hanefî, Konularına Göre, Mezhep, Şafiî, UsulLeave a Comment

Hanefî Usulü-Mütekellim Usulü" ayrımının "Hanefîlerin Usul sistemi" ve "diğerlerinin Usul sistemi" şeklinde kesin bir farklılaşmaya tekabül etmediğini belirtmekte yarar var.

“Hanefî Usulü” diye bilinen usul ile “Mütekellimîn Usulü” arasındaki farka ilişkin okuyucu sorusuna cevap olarak Ramazan öncesi bir yazı yazmıştım. Ramazan girince köşemizi Ramazan yazılarına tahsis ettik. Ramazan sonrasında da uzun sayılabilecek bir yurtdışı seyahati söz konusu oldu. Dolayısıyla o soruyla ilgili olarak yazmak istediklerim bugüne kadar sarkmış oldu. Bu girizgâhtan sonra meselemize dönecek olursak; Hanefî Usulü-Mütekellim Usulü” ayrımının “Hanefîlerin … Read More

Bazı Kardeşlerimiz Aklını Başına Alana Kadar Yazacağım

Ebubekir Sifil2012, Eylül, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Mezhep, Şia, VehhabilikLeave a Comment

Özellikle gençler arasında etkisini gittikçe artırdığı gözlenen Vehhabi propagandası da denklemin diğer kısmını oluşturuyor. Bu fırkanın da –Kerrâmiyye gibi fırkaların devamı olduğunu dikkate alarak söylersek– özgül ağırlığıyla gerçek ağırlığı arasında dağlar kadar fark var.

Tarih boyunca olduğu gibi bugün de Şia İslam Ümmet’inin “azınlık” bir kesimini teşkil ediyor. Dinden çıktığı sadece Ehl-i Sünnet tarafından değil, diğer şiiler tarafından da itiraf edilen Batınî fırkaları da hesaptan düşersek Şia’nın gerçek ağırlığının, bugünün dünyasında sahip olduğu özgül ağırlıktan çok daha az olduğu görülecektir. Öte yandan özellikle gençler arasında etkisini gittikçe artırdığı gözlenen Vehhabi propagandası da denklemin diğer … Read More

Hanefî Usulü – Mütekellim Usulü-1

Ebubekir Sifil2012, 2012 Yılı, Fıkıh, Gazete Yazıları, Hanefî, Konularına Göre, Mezhep, Okuyucu Soruları, Şafiî, Temmuz 2012, Temmuz 2012 OS, UsulLeave a Comment

Hanefî Usulü-Mütekellim Usulü" ayrımının "Hanefîlerin Usul sistemi" ve "diğerlerinin Usul sistemi" şeklinde kesin bir farklılaşmaya tekabül etmediğini belirtmekte yarar var.

Soru Hanefi usulüyle mütekellim usulü arasındaki fark nedir? Mütekellim usulü kısaca ne demektir ve nasıl ortaya çıkmıştır? Diğer üç mezheb usulüne mi mütekellim usulü denir yoksa bu usül farklı bir ekol müdür? Cevap Usul-i Fıkıh çalışmalarının tarihî seyri, İslam ilimler tarihi ile ilgilenenler için son derece verimli ve “kışkırtıcı” bir alanı teşkil eder. İmam eş-Şâfi’î’nin er-Risâle’sinin elimizde bulunan ilk Usul … Read More

Ahmed El-Kâtib’in Rüyası

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Mezhep, Şia, Temmuz 2012Leave a Comment

Özellikle gençler arasında etkisini gittikçe artırdığı gözlenen Vehhabi propagandası da denklemin diğer kısmını oluşturuyor. Bu fırkanın da –Kerrâmiyye gibi fırkaların devamı olduğunu dikkate alarak söylersek– özgül ağırlığıyla gerçek ağırlığı arasında dağlar kadar fark var.

Bugünlerde internette dolaşın bildirisinde Ahmed el-Kâtib hayli cesur bir duruş sergiliyor. Masum imam inancının temelsizliğinden Hz. Aişe (r.anha) validemiz konusundaki sakat anlayışa, velayet-i fakih teorisinden humus uygulamasına… varıncaya kadar aklınıza gelen ne varsa açık yüreklilikle tartışmaya açıyor el-Kâtib. Baştan sona okunduğunda adeta Şia’ya temel karakterini veren ne varsa yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yapan bir “manifesto” özelliği taşıyor söz konusu bildiri. … Read More

“Mezhepsiz” Ne Demek?

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Mezhep, Ocak 2003, Ocak Ayı, ŞahışlarLeave a Comment

“Mevdudi, Hamidullah… gibi isimlerin mutlaka ayrı bir kategoride değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.” CEVAP “Süper bir mezhepsiz olan Mevdudi hakkında da böyle konuşmanız bizi ta can evinden yaralamıştır.” Burada muhatabımın, “mezhepsiz” kelimesinin imajinatif gücüne dayanarak ortaya koyduğu tavır, bu kelime üzerinde önemle durulmasını gerekli kılıyor. Bu nitelemenin kimler hakkında kullanıldığına baktığımızda önümüze iki grup çıkıyor: 1) Bir kurum olarak “mezheb”i tanımayanlar. Bu … Read More

Yine Hamidullah

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Mezhep, Ocak 2003, ŞahışlarLeave a Comment

“Bu konu fazla uzamadı mı!” diyebilecekler için söyleyeyim: Bu yazı serisini “Hamidullah örneğinde Ehl-i Sünnet’in itikadî duruşunun netleştirilmesi çabası” olarak okursanız, bu konuyu yüksünmeden tekrar ele alışımı daha rahat anlamlandıracaksınız. Hamidullah konusunu tekrar gündeme almamı, bir gazetenin “Sohbet Köşesi”nde yazdığını belirten bir büyüğümüzden aldığım bir ileti zorunlu kıldı. Öncelikle kullandığı dil sebebiyle ileti sahibine teşekkür etmem gerekiyor. Zira kendisiyle oldukça … Read More

Hanefi Mezhebi ve Hadis

Ebubekir Sifil2002, Aralık 2002, Fıkıh, Gazete Yazıları, Hadis İlmi, Hanefî, Konularına Göre, MezhepLeave a Comment

Çoğu kimse içim “malumun ilamı” olsa da, Hanefi mezhebi-Hadis ilişkisi konusunda bazı okuyucuların kanaat netliğine kavuşma ihtiyacını karşılamak için bu meseleyi –kısaca da olsa– bir daha ele almadan edemedim. İbn Hazm, İbn Teymiyye, İbnu’l-Kayyım, İbn Hacer gibi farklı mezheplere mensup alimlerin başta İmam-ı Azam olmak üzere Hanefi mezhebi imamlarının –değil sahih hadisi–, zayıf hadisi bile kıyastan önde tuttuğunu tasrih eden … Read More

Ehl-i Hadis ve Mezhep

Ebubekir Sifil2002, Gazete Yazıları, Hadis İlmi, Kasım 2002, Konularına Göre, MezhepLeave a Comment

Hadislerle amel iddiasıyla mezhep vakıasına karşı çıkanların gözden kaçırdığı önemli bir husus var. Fıkıh tarihinden biraz haberdar olanların çok iyi bildiği gibi İmam Ahmed b. Hanbel’in mezhebi “Fıkhî” bir mezhep olarak tebarüz edene kadar Hadis sahasının otoritelerinin her biri bir Fıkıh ekolünün tavrını iltizam ediyordu. Abdülmecîd Mahmûd Abdülmecîd’in el-İtticâhâtu’l-Fıkhiyye inde Ashâbi’l-Hadîs‘te tahkik ettiği gibi Ehl-i Re’y-Ehl-i Hadis ayrımının ikinci hicrî … Read More

Mezhepler ve Şirk

Ebubekir Sifil2002, Gazete Yazıları, Kasım 2002, Konularına Göre, MezhepLeave a Comment

Emin olun, başımıza ne geliyorsa çoğunlukla “tek kanallı” beslenmeyi tercih edişimizden geliyor. Sünnet’i/Hadis’i tanımayıp “sadece Kur’an” diyenler, Sünnet’i/Hadis’i kabul edip mezhepleri reddedenler, bunların hepsini kabul edip Tasavvuf’u topa tutanlar, Tasavvuf’tan yana tavır koyup –türlü şekillerde/gerekçelerle– “zahir uleması”na itiraz edenler… Bölünmeye o kadar müsait bir yapımız var ki, çoğu zaman aynı grup içinde yer alanlar bile, en küçük bir ihtilaf sebebiyle … Read More