Aşağıla(n)mak

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Haziran 2008Bir Yorum Yazınız

Almanya’dan bir grup üniversiteli gencin davetine icabeten bu ayın başlarında Düsseldorf’a gitmeye niyetlendim. Batı’yı Batı’da yaşayarak tanıma imkânına sahip olmuş okuyan-düşünen gençlerle bir arada olacak, meselelerimizi konuşup görüşecek, seri seminerler yapacaktık. 7 yıl önce Almanya’ya, 3 yıl önce de İsviçre’ye gitmiştim. O zamanlar anlatacağım durumlarla karşılaşmamıştım. Hayli şaşırdım, üzüldüm, hayıflandım… Normal prosedürü izleyerek orada kalacağım yerin adresini, kalış süremi vs. … Devamını Oku

Bazı İtikadî Meseleler-2

Ebubekir Sifil2008, 2008 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2008, Haziran Ayı 2008 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Geçen hafta birkaç maddelik metnini verdiğim sorunun ilk maddesine cevapla başlayalım: Soru sahibi kısaca şöyle diyordu: Mütevatir hadisin inkârı küfür ise ve mestler üzerine mesh de mütevatir hadislerle sabit ise, Şiiler mestler üzerine meshi inkâr ettiği halde neden tekfir edilmiyor? Buna benzer daha pek çok örnek verilebilir ve aynı soru onlara da teşmil edilebilir. İşin özü şudur: Muhammed Enverşâh el-Keşmîrî’nin … Devamını Oku

Türk’ün Gücü?!

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Haziran 2008Bir Yorum Yazınız

Milli takımın Euro 2008’de çeyrek finale kadar yükselmesi, uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Çeyrek finale yükselirken elde ettiklerini elde ediş tarzından kaynaklanan bir sonuç bu. Doğrusu ne futbolla ne de diğer spor dallarıyla çok fazla ilgili olduğum söylenebilir. Hatta Milli takımın karşılaşma yaptığını ve gol attığını, çalışma odamda çalışırken duyduğum silah seslerinden anlıyordum. Euro 2008’le ilgili sıcak gelişmeler haber bültenlerinin … Devamını Oku

Erbakan’ın Cezası?

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Haziran 2008Bir Yorum Yazınız

Adalet eski bakanı sn. Şevket Kazan’ın yazıya geçirmek suretiyle net bir şekilde ortaya koyduğu ve tanıtımını yaparak toplumla paylaştığı “tarihî süreç ve dava” hakkında neler söylemeliyiz? “Bu ülkede başbakanlık yapmış, yaşı 80’in üzerinde bulunan bir insanın” evinde dahi olsa hapis tutulmasının “şık olmadığı” kanaatini hemen her kesimde gözlemek mümkün. Olaya daha makul bakabilenler, sn. Kazan’ın ortaya koyduğu hususlardan hareketle yargılama … Devamını Oku

Bazı İtikadî Meseleler-1

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Haziran 2008Bir Yorum Yazınız

Soru Ekseri itikat kitaplarında yazılıdır ki, mütevatir hadisi inkâr ya da icmaya karşı tutum küfürdür. Biz bunu böyle kabul edersek, o zaman niye Şia mezhebi bu nedenden tekfir edilmiyor? Çünkü tüm Şiiler mest üzerine mesh etmeyi inkâr ediyor. Tekfir fetvaları var, ama sadece belli bir Şii kesim için ve başka bir nedenden dolayı. Bu konuda niye fetva yok ve niye … Devamını Oku

Hangi İslam?

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Haziran 2008Bir Yorum Yazınız

Modern zamanlarda İslam tarihini yeniden ve farklı bir gözle okuma tavrının yaygınlaştığı bir vakıa. Farklı itikadî mezheplerin varlığının nasıl anlaşılması/yorumlanması gerektiği sorusuna da bu çerçevede “çoğulculuk” ekseninde cevap veriliyor. Gerçekten de Allah, peygamber, kitap, melek ve ahiret inancı gibi temel konular paranteze alınacak olursa, itikadî fırkalar arasındaki ihtilaf alanının hayli geniş ve anlaşmazlıkların derin olduğu görülür. Hatta paranteze aldığımız temel … Devamını Oku

Çoğunluğun Problemleri

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Haziran 2008Bir Yorum Yazınız

Türkiye’de nüfusun % 99’unun Müslüman, % 1’inin de gayrimüslim olduğu tesbitinden hareketle ortaya konulan pek çok tez, tahlil, problem… var. Türkiye’nin uluslararası angajmanlarını ve Türkiye merkezli “emperyal hedefler”i bulunduğu bilinen ülkeleri arkasına alarak hareket eden azınlıkların taleplerini konuşurken çoğu zaman atladığımız bir gerçek var: Türkiye’deki çoğunluğun problemleri. Şurası açık ki Türkiye’de azınlıklarla ilgili olarak dile getirilen problemler de, dış politikada … Devamını Oku

Kur’an Müslümanlığı-15

Ebubekir Sifil[dosya], 2008, 2008 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2008, Haziran Ayı 2008 OS, Kur'an Müslümanlığı, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Tövbe kefaretten daha büyük cezadır. Bu tesbitin neye dayandığını tesbit etmek mümkün değildir. Eğer mesele sadece mükellefin cezalandırılması noktasından ele alınıyor ise, keffaretin daha ağır bir ceza olduğu aşikârdır. Zira keffaret mükellefe birtakım malî ve/veya bedenî yükümlülükler getirmektedir. Tevbede ise böyle bir durum söz konusu değildir. Keffaret –bilindiği gibi– 4 türlüdür: Zıhar keffareti, hata ile öldürme kefareti, Ramazan orucu tutarken … Devamını Oku