İmam Ebû Hanîfe Ve Anadilde İbadet-5

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Bundan önceki 4 yazıda ortaya koymaya çalıştığım hususları da dikkatte tutarak İmam Ebû Hanîfe‘nin “anadilde ibadet” meselesindeki görüşü hakkında şu sonuçların ortaya çıktığını söyleyebiliriz: İmam Ebû Hanîfe‘nin bu konudaki “cevaz” görüşü İmam Muhammed tarafından İmam Ebû Yusuf’dan nakledilmiştir.. İmam Ebû Hanîfe‘nin bu görüşünden döndüğünü nakleden Ali b. el-Ca’d da bunu İmam Ebû Yusuf‘tan nakletmiş olmalıdır. Zira onun İmam Muhammed ile … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe Ve Anadilde İbadet-4

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Öncelikle İmam Ebû Hanîfe‘nin “anadilde ibadet“e cevaz verdiğini bildiren naklin durumuna bakalım: İmam Muhlammed‘in el-Câmiu’s-Sağîr‘inde (94) bu görüş şöyle nakledilmektedir: “Muhammed, Ya’kub (İmam Ebû Yusuf)’dan, o da Ebû Hanîfe’den…” Görüldüğü gibi İmam Muhammed bu içtihadı İmam Ebû Hanîfe‘den doğrudan değil, İmam Ebû Yusuf aracılığıyla aktarmaktadır. İmam Ebû Yusuf‘un bir diğer öğrencisi ve başta el-Buhârî olmak üzere birçok Hadis imamının hocası … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe Ve Anadilde İbadet-3

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

İmam Ebû Hanîfe‘nin “anadilde ibadet” meselesindeki içtihadı konusunda şu hususları tesbit etmemiz gerekiyor: Elimizdeki kaynaklar İmam’ın bu konudaki görüşünün delilleri hakkında bizzat kendisinden nakledilmiş herhangi bir veri zikretmiyor. Bu durum, İmam‘ın bu meseledeki delilleri konusunda “bir anlamda” spekülatif bir gerekçelendirme yapıldığını söylememizi mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla “İmam‘ın bu meseledeki delili şudur” tarzındaki yaklaşımlar konusunda ihtiyatı elden bırakmamak en doğrusu. İmam bu … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Anadilde İbadet-2

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

“Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma. Şüphesiz onu toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve okutmak bize aittir. O halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et. Sonra şüphen olmasın ki onu açıklamak da bize aittir.” (75/el-Kıyâme, 16-9) Bu ayet, “Kur’an” tanımında lafzın da tıpkı mana gibi göz ardı edilemeyecek merkezî bir yer tuttuğunu açık biçimde göstermektedir. Zira Efendimiz … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Anadilde İbadet-1

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Anadilde ibadet konusunda gerek Y.N. Öztürk‘ün, gerekse bu meseleyi hararetle savunan diğer zevatın, görüşlerini İmam Ebû Hanîfe‘nin içtihadına dayandırmaya büyük bir özen gösterdiği dikkat çekiyor. Bu zevata, “Eğer İmam Ebû Hanîfe‘nin içtihadları sizin için gerçekten vazgeçilmez ise, onun diğer içtihadları hakkında niçin aynı tavrı sergilemiyorsunuz?” diye sormanın anlamsız olduğunun farkındayım. Zira onların her biri aslında bütün müçtehid imamları geride bırakacak … Devamını Oku

Nûh b. Ebî Meryem-4

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

İbnu’l-Mübârek, İbn Cüreyc ve Şu’be gibi Hadis ilminin dev isimleri kendisinden rivayette bulunduğu halde Hadis ulemasının Nûh b. Ebî Meryem‘in “hadis uydurucusu” olduğu konusunda ittifak ettiğini söylemek tam bir saptırmadır. Ehlince malumdur ki Şu’be (b. el-Haccâc) sadece güvenilir ravilerden rivayette bulunmakla ünlenmiş bir Hadis imamıdır. İbn Adiyy de onun hakkında “Zayıf bir ravi olmakla birlikte hadisi yazılır” demiştir. el-Muvaffak el-Mekkî‘nin … Devamını Oku

Nûh b. Ebî Meryem-3

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Ahmed Naim merhumun da isabetle vurguladığı gibi, söz konusu rivayetin el-Halîlî’nin el-İrşâd‘ındaki (347-8) varyantı şöyledir: “Kur’an’ın sure sure faziletleri konusunda (meçhul) bir adamdan, o, İkrime’den, o da İbn Abbâs’tan (bir hadis) rivayet etmiştir. “Bunu nasıl rivayet ediyorsun?” dendiğinde, “Çünkü insanlar İbn İshâk’ın megazisi ve başka şeylerle iştigal etmekteydiler. Ben de onları Kur’an okumaya teşvik ettim” dedi.” Burada bir noktaya dikkatinizi … Devamını Oku

Nûh b. Ebî Meryem-2

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Nûh el-Câmi’ olarak da anılan Ebû Isme Nûh b. Ebî Meryem hakkında merhum Ahmed Naim ve Kâmil Miras‘ın verdiği kısa malumat bile aslında bu zatın bir “taassub”a kurban gittiği konusunda tatminkâr açıklamaları havi iken, aynı taassubu farklı bir zeminde ve katmerli bir şekilde sürdürme kararlılığında olan Y.N. Öztürk için elbette bu zat, saf dışı bırakılması gereken bir “yalancı” ve “sahtekâr” … Devamını Oku

Nûh b. Ebî Meryem-1

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Bu yazıyı, sizinle herhangi bir ilgisi bulunmayan “sıradan” bir ravi hakkında kaleme alınmış, bu sebeple “yazılmasa/okunmasa da olur” türünden, bunca cafcaflı gündemin ve hay-huyun arasında “ne alaka!” dedirtecek bir yazı olarak görenler olabilir. Rical ilminin önemi konusunda benimle aynı fikri taşımayan –tabii eğer varsa– bu okuyuculara, yazacaklarımı Y.N. Öztürk‘e “reddiye” olarak görmelerini tavsiye edeceğim. Yani ben bu yazıyı her hal-u … Devamını Oku

Ekber Şah Kimdir?

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Temmuz 2003Bir Yorum Yazınız

Y.N.Öztürk‘ün, “anadilde ibadet” uygulamasını, “Türk dünyasının hayati meselesi olarak” başlatan kişi nitelemesiyle kendisinden sitayişle bahsettiği Ebu’l-Feth Celâluddîn Ekber b. Hümâyûn, 1526-1858 yılları arasında Hindistan‘da hüküm sürmüş olan Babürlüler devletinin 3. hükümdarı olarak, 1556’dan, ölüm tarihi olan 16 Ekim 1605’e kadar tahtta kalmıştır. Abdülhayy el-Hasenî‘nin verdiği bilgiye göre (Nüzhetu’l-Havâtır, V, 84 vd.) önceleri ulema ve sulehaya karşı son derece saygılı ve … Devamını Oku