Yılbaşını “Müslümanca” Kutlamak

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

Modern hayatın bizi ruhumuzdan kavrayıp kendine bağlamasına müsaade ettikçe onunla çatışan/çelişen değerlerimizi, inançlarımızı, düşüncelerimizi onun lehine dönüştürmemiz bir noktadan sonra kaçınılmaz hale geliyor. Bu modern zamanların Müslümanının en temel problemidir. Kadın-erkek eşitliği meselesini Müslümanlar hiçbir zaman bugünkü gibi tartışmadılar söz gelimi. Buna bağlı olarak miras taksimatı, şahitlik meselesi… gibi hususlardaki tartışmalar için de aynı şey geçerli tabii. Yahut akılla, bilimle, … Devamını Oku

Nasıl Bir Gazete?

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

Vahdet, günlük yazı tecrübemin üçüncü durağı. İlk köşe yazısının üstünden yaklaşık 15 yıl geçmiş. Bu konuda hiç tevazu yapmayacağım. İletişim Fakültesi’nde aldığımız “teorik” eğitimin üstüne bu tecrübe de eklenince, “idealimdeki gazete”den söz etmek için yeterli arkaplana sahip olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Bugüne kadar yazdığım gazeteler “idealimdeki gazete” profiline yüzde yüz oturan gazeteler değildi. Hatta o profilden “epeyce” farklı olduklarını söyleyebilirim. Vahdet … Devamını Oku

“Keşke” Dememek İçin II

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

Bir önceki yazıda “cemaat”in dönüş-tür-me süreci ile ilgili gözlem ve değerlendirmelerimden iki küçük örnek aktarmıştım. Tahşiye Grubu ile ilgili yargı sürecinde ve daha pek çok hususta benzer tesbitler dile getirmiştim cemaat”in 2000’li yıllarında… O zamanlar “cemaat”in oluşturduğu etki o kadar güçlüydü ki, ne benim, ne de benimle birlikte bu tarz tesbitlerde bulunan diğer birkaç ismin sesi gerek yönetim kademelerine, gerekse … Devamını Oku

“Keşke” Dememek İçin I

Ebubekir Sifil[dosya], 2014, Aralık 2014, Dinler Arası Diyalog, Fethullah Gülen, Gazete Yazıları, ŞahıslarBir Yorum Yazınız

2000’li yılların başından itibaren yazmaya başladığım gazete yazılarına şöyle hızlıca göz gezdirdim. Dinlerarası Diyalog faaliyetleri bağlamında gerçekten çok fazla yazı yazmışım. Bu faaliyetlerin hem dinen hem de siyaseten ve stratejik olarak yanlış olduğunu ısrarla vurgulamış ve bu çalışmaları yürüten “cemaat”in geçirmekte olduğu zihniyet değişikliğinin altını çizmişim. “Cemaat”in her alanda güçlü bir çekim merkezi olduğu ve hatta Türkiye’de neredeyse her alanı … Devamını Oku

Nereden Çıktı Bu IŞİD?  

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

Son zamanlarda özellikle yurt dışı konferanslarının hemen tamamını bu meseleye hasretmek durumunda kaldım. Daha doğrusu talepler hep bu istikamette geliyor. Özellikle bir kısım gençlerimizin kafası hayli karışık. Bir yanda bir “Hilafet Devleti” ve o eksende sürdürülen bir “cihad” var; öbür yanda neredeyse bütün Ümmet burada bir arıza bulunduğunu söylüyor.. Öncelikle şunu söyleyelim: Bu bir arıza, evet. Ve bu arızayı konuşurken … Devamını Oku

Kimlik Krizi ve Tarihî Devamlılık

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

Selmân el-Fârisî (r.a) şöyle demiş: “Sonra gelenler, ilmi önce geçenlerden öğrendiği sürece insanlar hayır üzeredir. Ne zaman ki sonra gelenler kendilerinden öğrenmeden önce geçenler göçüp gider, işte o zaman insanlar helak olur.”1)Ahmed b. Hanbel, Kitâbu’z-Zühd, 189; ed-Dârimî, “Mukaddime”, 11 (No: 248, 310). Bu hikmetli sözün bize anlattığı şudur: Bizi istikamet üzere tutacak olan ilim, (elbette burada söz konusu olan “naklî … Devamını Oku

Vahdetin Biricik Zemini

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

Ümmet’i tarih içinde bir arada tutan ve bugün de tutacak olan biricik zemin bu Din’in sabitelerinin oluşturduğu alandır. Bu alan, dahilî ve haricî her türlü yıkıcı/bölücü cereyana, tertibe rağmen Ümmet’i 1400 yıl bir arada tutmuştur. Hatta sadece “bir arada tutmak”la kalmamış, Ümmet’in insanlığa numune-i imtisal duruş ve tecrübesine de kaynaklık etmiştir. Ümmet’i kucaklayan tecrübe de buradadır, sahih ve sahici tasavvur … Devamını Oku

Vahdet için

Ebubekir Sifil2014, Aralık 2014, Gazete YazılarıBir Yorum Yazınız

‘Vahdet’ vurgusunu adını taşıyacak kadar önemseyen bir gazetedeki ilk yazının vahdet temalı olması son derece tabii. İtiraf edeyim, gazetenin adı Vahdet olmasaydı da yazacağım ilk yazının “vahdet” temalı olmasını önemserdim… Vahdet söz konusu olunca Ümmet’in birliğini-bütünlüğünü vurgulayan nassları bir bir sıralarız da, vahdetin şartları, imkânları ve olmazsa olmazları üzerinde çok fazla imal-i fikr etmeyiz genellikle. Oysa meselenin asıl önemli ve … Devamını Oku