İstanbul’da İki Önemli Etkinlik

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

İlki ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar merkezi) tarafından 19.’su düzenlenen ve Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi. Kongreye 15’ten fazla ülkeden 150 civarında temsilcinin iştirakiyle icra edilen kongrede İslam coğrafyasının belli başlı bölgelerinden kanaat ve cemaat önderleri, ilim ve siyaset adamları katıldı. Kongre, mezkûr isimlere sadece birbirleriyle görüşme konusunda değil, aynı zamanda ortak arzu, problem ve tesbitlerini dile getirme konusunda da önemli … Devamını Oku

Rotamız Dünya Yükümüz Ağır

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

İslam dünyası iki türlü işgale muhatap durumda: Toprak işgali ve zihniyet işgali. Bunlardan ilki gözle görülür sonuçlar doğurduğu için tepki görmesi kolay oluyor. Filistin’de, Afganistan’da, Irak’ta, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da… fiilî işgalle birlikte sergilenen vahşet konusunda dünyanın büyük bir kısmı “üç maymunlar”ı oynasa da, İslam dünyası –sivil halk düzeyinde– artık daha hızlı tepki verir duruma geldi. Sadece “hızlı tepki vermek” mi? … Devamını Oku

Cemaat Psikolojisi, Cariyeliğin Mahiyeti-3

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Mayıs 2010, Mayıs Ayı 2010 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Bir önceki yazıyı, iki türlü cariyelik statüsü olduğunu, bunlardan birincisinin “hizmetçi cariyelik” olduğunu belirterek bitirmiştik. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz hocanın ifadesiyle “İslam Hukukundaki cariyelerin çoğunluğu asrımızdaki işçi kadınlar veya evlere gelen hizmetçi kadınlar gibidirler. Değişen sadece isimleridir. Yani her cariye ile illa da karı koca münasebeti akla gelmemelidir. Başkalarının hanımı bulunan veya sadece efendisinin evindeki hizmetleri görmekle mükellef olan cariyelerin … Devamını Oku

İki Yanlış Bir Doğru Etmiyor

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

Ahir zamanda Müslümanların yaşadığı savrulma büyük ölçüde kendisini “dünyevîleşme” olarak ortaya koyuyor. Uluslar arası sistemin yerel yansımaları İslamî oluşumlar özelinde “yeni arayışlar” tarzında tezahür ederken, aslında sistemin meşruiyetinin tescilinden başka bir işe yaramıyor. “Dârihim mâ dümte fî dârihim, ardihim mâ dümte fî ardihim” (Onların toprağında olduğun sürece, kendileriyle iyi geçin, durumu idare et ve onların hoşnutluğunu kazanmaya bak) sözünde ifadesini … Devamını Oku

İzmir Programı

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

Cumartesi akşamı Dokuzeylül İlahiyat öğrenci derneği İFDER’in davetlisi olarak fakültenin konferans salonunda bir konuşma yaptım. Bu sezon belirlediğimiz başlık “21. Yüzyılda Müslümanların Fikrî Problemleri” oldu. Yıl içinde gittiğim hemen her yerde 21. yüzyılda genel olarak İslam Dünyası’nda, özel olarak da ülkemizde Müslümanların yaşadığı zihniyet problemlerini konuştuk, konuşuyoruz. Benim için gerçekten çok bereketli, hasılası bol bir seyahat oldu. Program geç sayılabilecek … Devamını Oku

Cemaat Psikolojisi, Cariyeliğin Mahiyeti-2

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Mayıs 2010, Mayıs Ayı 2010 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Cariyelik ve kölelik meselesi, modern zamanlarda adeta bir utanç vesilesi gibi karşılanan hususların başında geliyor. Müslümanlar kendi inançlarından, kaynaklarından, geçmişlerinden… hasılı “kimliklerinden” öylesine uzaklaştırılmış, öylesine yabancılaştırılmış durumda ki, herhangi bir “çağdaş” mahfil tarafından tenkit bağlamında gündeme getirilen herhangi İslamî bir meseleyi refleksif olarak “geçmişi suçlama” psikolojisiyle karşılıyoruz! İnsaflı gayrimüslimlerin gösterdiği sağduyu ve tarafsızlığı biz kendi geçmişimize ve kimlik unsurlarımıza gösteremiyoruz. … Devamını Oku

Görüntüye Aldanmak

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

Teknolojinin geldiği nokta gerçekten ürküntü verici. “Teknolojinin geldiği nokta neresidir?” sorusuna gerçek anlamda cevap verebilenler, ancak onu üretenlerdir. Dolayısıyla yazıya giriş cümlesi, teknolojinin hangi noktalara geldiğini çok iyi bildiğimizi –en azından benim çok iyi bildiğimi– göstermese de hüküm/gerçek değişmiyor. Çünkü onunla gerçek anlamda neler yapılabileceğini –dediğim gibi– ancak onu üretenlerden başkasının bilmiyor oluşu dahi gelinen noktanın “ürküntü verici” olduğunu söylemek … Devamını Oku

“Apolojetik”-2

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

Albert Einstein şöyle der: “İnsan hakları içinde, pek sözü; edilmese bile, büyük önem kazanması kaçınılmaz olan bir hak daha var: Bireyin yanlış ya da zararlı saydığı eylemlere katılmama hakkı ve ödevi. Bunun en önemli örneği de askerlik hizmetine katılmayı reddetmektir. Öyle durumlar biliyorum ki, bu yüzden ahlâk anlayışı sağlam bir takım bireylerin devlet makamları ile aralarında anlaşmazlıklar çıkmıştır…” Kavramların zihniyet … Devamını Oku

Cemaat Psikolojisi, Cariyeliğin Mahiyeti-1

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Mayıs 2010, Mayıs Ayı 2010 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Soru “İslam’da cariye sistemi nasıldır? Milli Gazete’de yayınlanan bir yazıda “Hürrem Sultan bir cariyedir, çocuk doğurunca hürriyete kavuştu, cariyelikten çıkıp zevce ünvanını aldı…” denmişti. Cariye köle midir? Köle ise konumu nasıl oluyor? Hürrem Sultan cariye iken doğan çocuğu Kanuni Sultan’dan oluyorsa Kanuni’nin eşi oluyordur o zaman. Öyleyse neden cariye diye anılıyor? Bir adamın cariyesi kendi eşinden farklı mıdır? Öyle ise … Devamını Oku

“Apolojetik”

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010Bir Yorum Yazınız

“Mucize” ile “mitoloji” arasında nasıl bir ilişki olabilir? Müslüman bilincinde muciz/e, hasmı aciz bırakan, karşı konulması mümkün olmayan ve reddedilemeyen hakikattir. “İsbat-ı Nübüvvet” (peygamberliğin hak ve hakikat olduğunun isbatı) bahsinin üzerine oturduğu en önemli alan burasıdır. Bunun için Mustafa Sabri Efendi merhum, “asrın Kelam kitabı” olarak nitelendirilen Mevkıfu’l-Akl’da “mucize” meselesi üzerinde hayli geniş bir şekilde durmuş ve mucizenin inkârının nübüvvet … Devamını Oku