Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Müteşâbih nasslarla ilgili tutumumuz
Geçen gün bir okuyucumun sorduğu birkaç soruya verdiğim cevabın -önemine binaen- bir kısmını paylaşacağım bugün sizinle:
Soru: Allah Teâlâ’nın bazı sıfatlarını niçin tevil ediyoruz?
Cevap: Müteşâbihât konusunda aslolan “tenzîhin muhafazası”dır. Bunu “tefvîz”le mi yoksa “tevîl”le mi yaptığımızın önemi yoktur. Yani Allah Teâlâ’yı başka bir varlığa -şu ya da bu tarzda- benzetme arızasına düşmekten uzak durabildiğimiz sürece problem yok. Burada iki nokta önemli: Müteşâbih sıfatlara anlam ve keyfiyet tayin etmemek ve tevîli kategorik … Devamını Oku
Aynı delikten ısırılmak…
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Aynı delikten ısırılmak…
Meşhur hadistir: “Mü’min bir delikten iki kere ısırılmaz.”[1]el-Buhârî, “Edeb”, 83; Müslim, “Zühd”, 63.. jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_6389_4_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_6389_4_1’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: 200, position: ‘top center’, relative: true, offset: [-7, 0], }); Meselelere Allah Teala’nın verdiği firasetle bakan mü’minin, aynı hatayı iki kere işlemeyeceğini vurgulayan bu hadisi de diğer pek çok nass gibi nakleder ve üzerinde konuşuruz; ancak sıra hayata tatbikine gelince, işte orada işler biraz … Devamını Oku
Mübarek topraklardan…
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Mübarek topraklardan…
Siz bu satırları okurken, bir grup dostla birlikte toplam 8 gün sürecek bir umre programının son iki gününe girmiş olacağız.
Programın ilk bölümünde Medine-i Münev-vere’de 4 gün kalarak Efendimiz’in (s.a.v.) misafiri olma şerefine nail olduk. Belde-i Tayyibe’de geçirdiğimiz 4 gün, mümkün olduğunca Efendimiz’in huzurunda, O’nun yakınında bulunmaya çalıştık. Olağanüstü kalabalık sebebiyle bunun mümkün olmadığı zamanlarda vaktimizi Mescid-i Nebi’nin daha dış mekânlarında ibadet ve sohbetle geçirmenin gayreti içinde olduk. Bu arada O’nun yakınında O’nun … Devamını Oku
Zıt kutuplar arasında
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Zıt kutuplar arasında
Geçtiğimiz hafta (27 Temmuz) sosyal medyada, 4 içerik üreticisi arasında geçen bir “mübâhale”ye (lanetleşme) şahit olduk. Mübâhalenin bir tarafında Almanya’da yaşayan Suriye kökenli Muhammed b. Şemsuddîn vardı. Onun karşısında yer alan grupsa: Ebu’l-Fadl (Mâhir b. Muhammed) el-Mısrî, Ebû Ömer (Târık es-Seyyid) el-Bâhis ve Ebu’l-Hasen (Ali Hasen) el-Ezherî’den oluşuyordu.
Önce Muhammed b. Şemsuddîn söz aldı ve şöyle dedi: “Allahım! Seni şahit tutuyorum: Sen biliyorsun ki, Yahyâ b. Şeref en-Nevevî bid’atçıdır. Eğer bu sözüm … Devamını Oku
Önce “insan” olmak mı, “Müslüman” olmak mı?
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Önce “insan” olmak mı, “Müslüman” olmak mı?
Müslümanların gündemine modern dönemde girmiş bir tartışmadır: Önce insan sonra Müslüman olmak mı, yoksa önce Müslüman sonra insan olmak mı?
Modernlerimiz bu soruya tereddütsüz “önce insan olmak” şeklinde cevap vermekte tereddüt etmez. Daha “dindar” olanlarımız bakımındansa elbette önce “Müslümanlık” gelir.
Bana göre her ikisi de “aceleyle” verilmiş cevaplar. Açayım:
Soruda yer alan temel vurguların, yani “insan olmak”la “Müslüman olmak”ın temel kimlik unsurları olarak neyi anlattığı, neye tekabül ettiği son derece … Devamını Oku
Asleyn’in önemi
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Asleyn’in önemi
Müslümanların yaşadığı en temel kafa karışıklığı, “Asleyn” dediğimiz “iki temel”in (Usul-i Din ve Usul-i Fıkıh) hayatımızdan sessiz sedasız çekilmesinden sonra yaşanmaya başladı. “Asıl” olanlar hayatımızdan çekilince, yerlerini sahtelerinin alması kaçınılmazdı ve öyle oldu.
Ümmet varoluşun en temel deklarasyonu olan “akide” konusunda adresi şaşırıp başka başka vadilere savrulunca Din’le ilişkimizde vazgeçilmez biçimde sapmalar, eğretilikler oluştu; atı arabanın arkasına koşmaya başladık. Hayatı ilahî hakikatler ekseninde inşa etme iradesi, yerini, ilahî olanı beşerî olana uydurma anormalliğine … Devamını Oku
Kur’an’ı kitaplaştıran sahabe hadisleri niçin kitaplaştırmadı?
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil – Kur’an’ı kitaplaştıran sahabe hadisleri niçin kitaplaştırmadı?
Hadis karşıtlarının gündemde tutmaya özen gösterdiği bir sorudur bu.
Hz. Ebû Bekr (r.a.) döneminde, özellikle Yemâme Savaşı’nda çok sayıda hafız sahabînin şehit olması üzerine Kur’an ayetlerinin iki kapak arasında toplanması bir zaruret olarak ortaya çıktı. Aksi halde Kur’an’ın unutulması söz konusu olabilirdi.
Peki aynı ihtimal hadisler hakkında da söz konusu değil miydi? Öyleyse Sahabe aynı endişeyi neden hadisler konusunda hissetmedi ve hadisleri bir kitapta toplamadı?
İlk bakışta makul görünen … Devamını Oku
Dünyevileşme
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Dünyevileşme
Kafaların karışık, gönüllerin bulanık, bakışların şaşı olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bundan çok değil, çeyrek asır önce cami kürsülerinden cemaate, “Zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy!” sözünün tehlikeleri anlatılır, Müslümanlığın kıvamının, zamanın gidişatına, yani “dünyevileşmeye” direnmekle kaim olduğu vurgulanırdı.
Geçmiş peygamberlerin kavimlerinin ortak hikâyesini teşkil eden kadim arızanın ahir zamandaki müradifi olan “dünyevileşme” illetine karşı, kökü derinlere giden bir tavırla direnç gösterirdi Müslüman toplumumuz. «Eski köye» getirilmek istenen «yeni adet”lere karşı, özellikle de “gâvur … Devamını Oku
Kerbelâ’da ne oldu, niye oldu?
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Kerbelâ’da ne oldu, niye oldu?
Muharrem ayı içinde bulunuyor olmamız hasebiyle her sene olduğu gibi bu sene de Şia’nın Kerbelâ ritüellerine şahit olduk. Bu yazıda, Kerbelâ’da yaşanan facianın görünür sebepleri ve serencamı üzerinde duracağım. Bunu yaparken de Şia’nin kendi kaynaklarındaki anlatım ve rivayetleri esas alacağım.
Her şeyden önce bir noktayı tebellür ettirelim: Hz. Hüseyin (r.a.) efendimizin Hicaz’dan Kûfe’ye gidişini “direniş”, “zulme baş kaldırı”, “nahda”, “devrim”… gibi söylemlerle takdim etmenin[1]Mesela bkz. Lebîb Beydûn, Mevsû’atu Kerbelâ, I, … Devamını Oku
Yıllar sonra yeniden
Yeni Şafak · Ebubekir Sifil – Yıllar sonra yeniden
Farklı gazetelerde fasılalı olarak yaklaşık 15 yıl köşe yazarlığı yaptım. Yazılarımın bir kısmı farklı isimlerle kitaplaştırıldı. Yıllar sonra aynı heyecanı yaşamak varmış kısmette. Mesut (Albayrak) Bey kardeşimin Yeni Şafak’ta yazmam konusundaki teklifini tereddütsüz kabul ettim ve bugün yeni bir yolculuğa daha “Bismillah” diyerek başlamış olduk. Mevla hayırlara vesile eylesin.
“Köşe yazarlığı” diye ifade edilen mühimmenin bir “misyon” ciddiyet ve ağırlığında yapılması gerektiğine inandım hep. Bu sebeple “kalıcı yazılar” yazmaya gayret … Devamını Oku