İslam’ı kendi kavramlarıyla konuşmak

Ebubekir Sifil2026, Eylül 2026, Gazete Yazıları

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-İslam'ı kendi kavramlarıyla konuşmak
İslamî olan ya da İslam’ı bir şekilde ilgilendiren meselelerin İslam’a mahsus kavramlarla konuşulması eşyanın tabiatındandır. Bilhassa Usul-i Din ve Usul-i Fıkıh disiplinleri bu noktada bize alabildiğine geniş bir hareket alanı sunmaktadır. İslamî “meseleler”i bu iki alanın kavramlarıyla konuşmak yerine farklı zeminleri tercih ettiğimizde anakronizme düşmek ya da “zihin savrulması” yaşamak kaçınılmaz olur. Bunu bilinçsiz yapanlar mazur görülebilir belki; ama bilinçli yapıldığında ortaya çıkacak olan şey sadece “yanlış bir netice” değil, … Devamını Oku

Ahir zaman halleri

Ebubekir Sifil2026, Eylül 2026, Gazete Yazıları

Yeni Şafak · EBUBEKIR SIFIL-Ahir zaman halleri
“Bir şey hakkında hüküm vermek, onu tasavvur etmenin fer’idir” kaidesi hepimizin hayatında bir şekilde tezahür eden hakikatlerdendir. Karşılaştığımız bir vakıa, durum, kanaat… üzerine fikir yürütürken, yorum yaparken yaşadığımız ihtilaflar hep bu kaide üzerine döner. Herhangi bir şey hakkında verdiğimiz hüküm, o şeyi nasıl algıladığımıza bağlı olarak şekillenir ve bu sebeple o şeyi bizden farklı algılayan biriyle o şey üzerine konuşurken görüş ayrılıklarımızın olması kaçınılmazdır.
Sözü, içinde yaşadığımız çağın niteliği hakkında doğru tesbitlerde … Devamını Oku

Modern dönemde ilim

Ebubekir Sifil2026, Eylül 2026, Gazete Yazıları

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Modern dönemde ilim
Yaşadığımız çağa verilen birçok paye yanında “bilgi çağı” denmesinin ayrı bir ehemmiyeti var. Bilgiyi elde etme yollarının çeşitlenmesi, yaygınlaşması ve kolaylaşması bu vakıaya karakterini veren temel unsurlar. Bilgisayar başına oturduğumuzda ya da telefonun/tabletin ekranını açtığımızda –artık yapay zekânın da desteğıiyle– gerçekten de “dünyanın bilgisine” bir tık’la ulaşabiliyoruz.
Peki, acaba bilgiyi kolay elde etme avantajına sahip olmak, elde ettiğimiz bilginin bizde hasıl edeceği durumun “doğru, faydalı ve gerekli” olduğu konusunda bir garanti verir … Devamını Oku

Müteşâbih nasslarla ilgili tutumumuz

Ebubekir Sifil2026, Ağustos 2026, Gazete Yazıları

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Müteşâbih nasslarla ilgili tutumumuz
Geçen gün bir okuyucumun sorduğu birkaç soruya verdiğim cevabın -önemine binaen- bir kısmını paylaşacağım bugün sizinle:
Soru: Allah Teâlâ’nın bazı sıfatlarını niçin tevil ediyoruz?
Cevap: Müteşâbihât konusunda aslolan “tenzîhin muhafazası”dır. Bunu “tefvîz”le mi yoksa “tevîl”le mi yaptığımızın önemi yoktur. Yani Allah Teâlâ’yı başka bir varlığa -şu ya da bu tarzda- benzetme arızasına düşmekten uzak durabildiğimiz sürece problem yok. Burada iki nokta önemli: Müteşâbih sıfatlara anlam ve keyfiyet tayin etmemek ve tevîli kategorik … Devamını Oku

Aynı delikten ısırılmak…

Ebubekir Sifil2026, Ağustos 2026, Gazete Yazıları

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Aynı delikten ısırılmak…
Meşhur hadistir: “Mü’min bir delikten iki kere ısırılmaz.”[1]el-Buhârî, “Edeb”, 83; Müslim, “Zühd”, 63.. jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_6389_7_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_6389_7_1’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: 200, position: ‘top center’, relative: true, offset: [-7, 0], }); Meselelere Allah Teala’nın verdiği firasetle bakan mü’minin, aynı hatayı iki kere işlemeyeceğini vurgulayan bu hadisi de diğer pek çok nass gibi nakleder ve üzerinde konuşuruz; ancak sıra hayata tatbikine gelince, işte orada işler biraz … Devamını Oku

Mübarek topraklardan…

Ebubekir Sifil2026, Ağustos 2026, Gazete Yazıları

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Mübarek topraklardan…
Siz bu satırları okurken, bir grup dostla birlikte toplam 8 gün sürecek bir umre programının son iki gününe girmiş olacağız.
Programın ilk bölümünde Medine-i Münev-vere’de 4 gün kalarak Efendimiz’in (s.a.v.) misafiri olma şerefine nail olduk. Belde-i Tayyibe’de geçirdiğimiz 4 gün, mümkün olduğunca Efendimiz’in huzurunda, O’nun yakınında bulunmaya çalıştık. Olağanüstü kalabalık sebebiyle bunun mümkün olmadığı zamanlarda vaktimizi Mescid-i Nebi’nin daha dış mekânlarında ibadet ve sohbetle geçirmenin gayreti içinde olduk. Bu arada O’nun yakınında O’nun … Devamını Oku

Zıt kutuplar arasında

Ebubekir Sifil2026, Ağustos 2026

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Zıt kutuplar arasında
Geçtiğimiz hafta (27 Temmuz) sosyal medyada, 4 içerik üreticisi arasında geçen bir “mübâhale”ye (lanetleşme) şahit olduk. Mübâhalenin bir tarafında Almanya’da yaşayan Suriye kökenli Muhammed b. Şemsuddîn vardı. Onun karşısında yer alan grupsa: Ebu’l-Fadl (Mâhir b. Muhammed) el-Mısrî, Ebû Ömer (Târık es-Seyyid) el-Bâhis ve Ebu’l-Hasen (Ali Hasen) el-Ezherî’den oluşuyordu.
Önce Muhammed b. Şemsuddîn söz aldı ve şöyle dedi: “Allahım! Seni şahit tutuyorum: Sen biliyorsun ki, Yahyâ b. Şeref en-Nevevî bid’atçıdır. Eğer bu sözüm … Devamını Oku

Önce “insan” olmak mı, “Müslüman” olmak mı?

Ebubekir Sifil2026, Gazete Yazıları, Temmuz 2026

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Önce “insan” olmak mı, “Müslüman” olmak mı?
Müslümanların gündemine modern dönemde girmiş bir tartışmadır: Önce insan sonra Müslüman olmak mı, yoksa önce Müslüman sonra insan olmak mı?
Modernlerimiz bu soruya tereddütsüz “önce insan olmak” şeklinde cevap vermekte tereddüt etmez. Daha “dindar” olanlarımız bakımındansa elbette önce “Müslümanlık” gelir.
Bana göre her ikisi de “aceleyle” verilmiş cevaplar. Açayım:
Soruda yer alan temel vurguların, yani “insan olmak”la “Müslüman olmak”ın temel kimlik unsurları olarak neyi anlattığı, neye tekabül ettiği son derece … Devamını Oku

Asleyn’in önemi

Ebubekir Sifil2026, Gazete Yazıları, Temmuz 2026

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil-Asleyn’in önemi
Müslümanların yaşadığı en temel kafa karışıklığı, “Asleyn” dediğimiz “iki temel”in (Usul-i Din ve Usul-i Fıkıh) hayatımızdan sessiz sedasız çekilmesinden sonra yaşanmaya başladı. “Asıl” olanlar hayatımızdan çekilince, yerlerini sahtelerinin alması kaçınılmazdı ve öyle oldu.
Ümmet varoluşun en temel deklarasyonu olan “akide” konusunda adresi şaşırıp başka başka vadilere savrulunca Din’le ilişkimizde vazgeçilmez biçimde sapmalar, eğretilikler oluştu; atı arabanın arkasına koşmaya başladık. Hayatı ilahî hakikatler ekseninde inşa etme iradesi, yerini, ilahî olanı beşerî olana uydurma anormalliğine … Devamını Oku

Kur’an’ı kitaplaştıran sahabe hadisleri niçin kitaplaştırmadı?

Ebubekir Sifil2026, Gazete Yazıları, Temmuz 2026

Yeni Şafak · Ebubekir Sifil – Kur’an’ı kitaplaştıran sahabe hadisleri niçin kitaplaştırmadı?
Hadis karşıtlarının gündemde tutmaya özen gösterdiği bir sorudur bu.
Hz. Ebû Bekr (r.a.) döneminde, özellikle Yemâme Savaşı’nda çok sayıda hafız sahabînin şehit olması üzerine Kur’an ayetlerinin iki kapak arasında toplanması bir zaruret olarak ortaya çıktı. Aksi halde Kur’an’ın unutulması söz konusu olabilirdi.
Peki aynı ihtimal hadisler hakkında da söz konusu değil miydi? Öyleyse Sahabe aynı endişeyi neden hadisler konusunda hissetmedi ve hadisleri bir kitapta toplamadı?
İlk bakışta makul görünen … Devamını Oku