Noel – 5 (Tomas İncili)

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Mayıs 2015, Mayıs Ayı 2015 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Okuyucunun 4. sorusu şöyleydi: “4. Thomas İncili’ni ilk defa duydum; benim bildiğim kadarıyla Matta, Markos, Luka, Yuhanna vardır.” Soru metninde isimleri zikredilen metinler M.S 325 yılında İznik’te düzenlenen konsile damgasını vuran Roma İmparatorluğu’nun gücüyle “kanonik (yasal/sahih) inciller” olarak ilan edilene kadar 100’den fazla incil metni dolaşımdaydı. Bu süreçte, adı geçenler dışında kalan İncil metinleri “apokrif” (uydurma/zararlı) ilan etmek suretiyle yasaklamıştı. … Devamını Oku

Noel-4

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2015, Nisan Ayı 2015 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

3. Hz. İsa’nın belirtilen doğum tarihi doğru mudur? Hz. Meryem validemizin Hz. İsa (a.s)’ı dünyaya getirişinden bahseden ayetlerde şöyle buyurulmaktadır: “(Cebrail) “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk armağan etmek için gönderildim” dedi. Meryem şöyle dedi: “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde benim nasıl çocuğum olur?” (Cebrail), “Evet” dedi, “öyledir. (Fakat) Rabbin buyurdu ki, “Bu benim … Devamını Oku

Noel – 3

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2015, Nisan Ayı 2015 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Hollanda Diyanet Vakfı’nın Noel vesilesiyle yayımladığı mesajda yer alan hususlarla ilgili okuyucu sorusunun 2. maddesi şöyleydi: 2. İncil’den pasajlar öne sürülüyor. Günümüzdeki İnciller’e birşeyler eklenmiştir (papazlar veya onlara mensub olan kişiler tarafından) ve asıl inciller tahrip olmuştur. Kaynak veriyor ne kadar sağlam? İncil metni üzerinde ekleme-çıkarma, cümlelerin bağlamıyla oynama şeklinde tasarruflarda bulunulduğu malum. Hatta bugün elde bulunan İncil metinlerinin “üzerinde … Devamını Oku

Noel – II

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2015, Nisan Ayı 2015 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Geçen hafta metnini naklettiğim “Noel”  sorusunda yer alan maddelere aynı sırayla cevap vermeye çalışayım 1. Bu neyin mesajı? Çünkü biz Müslümanların bayramı değil? Batı’da azınlık statüsüne yaşayan Müslümanların, orada kalıcı olma kararı verdikten sonra yaşadıkları çok yönlü ve derin yapısal problemleri aşmak için zaman içinde bulundukları yerlerin aslî unsurları olan Hristiyanlarla diyalog ve iletişim ortamları tesis etme ihtiyacı hissettiği malum. … Devamını Oku

Seferîlik Kıstası ve Kadının Mahremsiz Yolculuğu – 4

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Mart 2015, Mart Ayı 2015 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Bir önceki yazıyı, Şafiî mezhebine mensup bir grup alimin, kadının mahremsiz yolculuğa çıkmasını yasaklayan hadisleri “güvenlik”le ta’lil ettiğini söyleyerek bitirmiştim. Bu alimlere göre, yolculuk esnasında ve gideceği yerde herhangi bir güvenlik problemi bulunmaması durumunda kadının mahremsiz olarak sefer mesafesi yolculuğa çıkmasında bir mahzur yoktur. İmam en-Nevevî, kadının farz olan hacc için mahremsiz çıkıp çıkamayacağı konusunda fukahanın görüşlerini özetle aktardıktan sonra … Devamını Oku

Seferîlik Kıstası ve Kadının Mahremsiz Yolculuğu-3

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Mart 2015, Mart Ayı 2015 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Kadının, sefer mesafesi yolculuğa mahremsiz çıkması meselesinde Dört Mezhep fukahasının içtihadını özetle şöyle verebiliriz: Kadının, mahremsiz olarak nafile hacc, umre, ticaret, seyahat ve ilim talebi gibi üzerine farz olmayan bir iş için yolculuğa çıkmasının caiz olmadığı konusunda fukahanın ittifakı vardır. İmam en-Nevevî şöyle der: “Ulema, kadının, hacc veya umre dışındaki bir iş için mahremsiz olarak yolculuğa çıkmasının caiz olmadığı hükmünde … Devamını Oku

Seferîlik Kıstası ve Kadının Mahremsiz Yolculuğu 2

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şubat 2015, Şubat Ayı 2015 OSBir Yorum Yazınız

Kaynaklara göre seferîlik meselesinde esas alınması gerekenin, “sefer süresi” değil, “gidilecek mesafe” olduğunu söylemiştik. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin hükmü böyledir. Bu mezheplere göre seferî sayılmak için belirlenen süre 2 gün veya 2 gece yahut 1 gün ve gecedir.1)Hanefî mezhebi ile bu üç mezhep arasındaki ihtilaf da, bu üç mezhebin kendi aralarındaki ihtilaf da, farklı delillerin esas alınmasından ve bir … Devamını Oku

Seferîlikte Ölçü ve Kadının Mahremsiz Yolculuğu – 1

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şubat 2015, Şubat Ayı 2015 OSBir Yorum Yazınız

Soru 1.) İlim öğrenme (Kuran eğitimi, Arapça vb. ) amacıyla memleketinden çıkıp İstanbul’a okumaya gelen bayan bir talebenin okumasının hükmü nedir? 2.) Bu talebe eğitimi bittiğinde geri memleketine mahremi olmadan örneğin; İstanbul’dan Antalya’ya uçak ile (1.5 saatte) dönebilir mi? Hadiste belirtilen seferi mesafeyi günümüzde yorumlayan bazı hocalardan, bu hüküm güven ortamının oluştuğu bir yolda zaman mefhumu ile uygulanmasının (3 günden … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Allah Teala’nın Cihet ve Mekândan Tenzihi – 4

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Ebû Hanîfe, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Şubat 2015, Şubat Ayı 2015 OSBir Yorum Yazınız

Geçen 3 yazı (1.Yazı, 2.Yazı, 3.Yazı için tıklayınız)* boyunca naklettiğim hususlardan açıkça anlaşılmaktadır ki İmam Ebû Hanîfe, Allah Teala’nın mekânsal anlamda “gökte” olduğunu söylemeyi kesinlikle onaylamamakta, tam tersine Yüce Allah’a mekân isnadı anlamına gelecek her türlü yaklaşımı reddetmektedir. Bütün bu arka planı aklımızda tutarak baktığımızda İmam’ın, Allah Teala’ya dua edilirken aşağıya değil yukarıya yönelmemizdeki hikmeti de,  “Cariye hadisi” konusundaki tavrını … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Allah Teala’nın Cihet ve Mekândan Tenzihi – 3

Ebubekir Sifil2015, 2015 Yılı, Ebû Hanîfe, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Şubat 2015, Şubat Ayı 2015 OSBir Yorum Yazınız

İmam Ebû Hanîfe’nin “istiva”yı “yerleşme/mekân tutma” tarzında anlamadığını gösteren bir diğer husus da, gerek el-Fıkhu’l-Ekber‘de1)Ali el-Karî’nin Minahu’r-Ravdi’l-Ezher’I ile birlikte, 119; Kemâluddîn el-Beyâdî, el-Usûlu’l-Münîfe, 43., gerekse el-Akîdetu’t-Tahâviyye‘de2)Ebû Ca’fer et-Tahâvî, el-Akîdetu’t-Tahâviyye (Sa’îd Fûde’nin eş-Şerhu’l-Kebîr‘i ile birlikte), I, 682. Yüce Allah’ın zatı için bir sınır tasavvur etmenin doğru olmadığını vurgulamak amacıyla “lâ hadde leh”, “te’âlâ ani’l-hudûd ve’l-ğâyât” (“O’nun zatının bir sınırı yoktur”, “(Zatının birtakım) … Devamını Oku