Cevap

Ebubekir Sifil2002, Aralık 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

  Bir önceki yazıda Celaleddin Alioğlu’nun ileri sürdüğü hususları, aynı sıralama içinde cevaplandıracağım: 1-2. Alioğlu’nun, Benû Zühre’nin de tıpkı Benû Hâşim, Benû Ümeyye, Benû Mahzum, Benû Esed… gibi Kureyş kabilesinin kollarından biri –dolayısıyla Sa’d b. Mâlik b. Üheyb (veya Vüheyb)’in de Benû Zühre’den olmakla Kuraşî– olduğu gerçeğinden habersiz olduğunu ifşa eden sözleri, kendisi adına tam bir talihsizliktir. Benû Zühre Kureyş’in … Devamını Oku

Hadisçiler “Mezhepsiz” Mi?

Ebubekir Sifil2002, Gazete Yazıları, Hadis İlmi, Kasım 2002, Konularına Göre, Mezhep, UsulBir Yorum Yazınız

Bir önceki yazıda A.M. Abdülmecîd’den naklen bazı Hadis otoritelerinin Fıkhî tercihleri konusunda birkaç örnek zikretmiştim. Hadis ehlinin bazılarıyla sınırlı olan bu örnekler onların tamamının tavrı hakkında bir fikir verse de, mezhebe intisabı şirk sayanların bu tutumlarını gözden geçirmelerine vesile olur ümidiyle bu konu üzerinde biraz daha durmak istiyorum. Önceki yazıda, Ehl-i Hadis’in önde gelenlerinden Yahya b. Sa’îd el-Kattân ve Vekî’ … Devamını Oku

Ulemanın “Usul” Çalışmalarını Nasıl Algılamalı?-4

Ebubekir Sifil2002, Ekim 2002, Gazete Yazıları, Gündem, Konularına GöreBir Yorum Yazınız

DİB toplantısı için hazırladığım müzakere metninin özetinin son kısmını arz ederek bugün bu seriyi tamamlayacağım. Zira sırada bekleyen önemli hususlar var… C ve D. İcma ve Kıyas üzerinde bizzat kimi “klasik” alimler tarafından ortaya konmuş farklı görüşler bulunduğu malum olduğuna göre, tebliğin ortaya çıkarmayı hedeflediği yapı içinde bu ihtilafların da tatminkâr izahı bulunmalıydı diye düşünüyorum. Öte yandan tarihte ortaya çıkmış … Devamını Oku

Ulemanın “Usul” Çalışmalarını Nasıl Algılamalı?-1

Ebubekir Sifil2002, Ekim 2002, Fıkıh, Gazete Yazıları, Konularına Göre, UsulBir Yorum Yazınız

Başlığı “Klasik Anlama Usullerini…” diye de koyabilirdim. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da “klasik-yeni” şeklindeki kategorizasyonun aldatıcı olabileceğini düşünüyorum. Gerekçesi, “Kur’an ve Sünnet’in Anlaşılması ve Yorumlanmasında Yöntem Meselesi” başlıklı konuyu tartışmak için oluşturulan İhtisas Toplantısı’na hazırladığım müzakere metninde mevcut. Bu metnin kısaltılmış halini birkaç yazı halinde görüşlerinize sunacağım: Dr. Tahsin Görgün’ün tebliğini, “Klasik Anlama Yöntemlerinin İmkân ve Sınırları” … Devamını Oku

Yeni Anlama Yöntemlerinin İmkân ve Sınırları

Ebubekir Sifil2002, Ekim 2002, Gazete Yazıları, Gündem, Konularına Göre, KuraniyyumBir Yorum Yazınız

“Kur’an ve Hadislerin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Yöntem Meselesi” başlığı altında DİB tarafından düzenlenen –bir önceki yazıda söz ettiğim– oturum, iki ana başlık etrafında şekillenmişti: “Yeni Anlama Yöntemlerinin İmkân ve Sınırları” ve “Klasik Anlama Yöntemlerinin İmkân ve Sınırları.” Bu iki başlık doğrultusunda katılımcıların hazırladığı tebliğlerden her biri üzerinde durmaya ne benim niyetim var, ne de bu köşe buna imkân verir. Dolayısıyla … Devamını Oku

Yine Kitaplar

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

Bir süre önce, İnsan Yayınları’nın neşrettiği son kitaplardan ikisini gönderme jestinde bulunan editör Ahmet Murat’a teşekkür ederek başlamam gerekiyor. Kitaplardan ilki Ahmet Demirhan’ın derleme ve çevirisi: Heidegger ve Teoloji. Kitap, Demirhan’ın uzun önsözüyle başlıyor ve ardından Heidegger’in teoloji  konusundaki yaklaşımını keşfetmeye çalışan derinlikli, yetkin yazılarla devam ediyor. Katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve önceleri Cizvit papazı olmayı hedefleyen … Devamını Oku

Ed-Dihlevî’nin “Orta Yolcu” Tavrı

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

Kitaplardan bahsetmeye kısa bir ara vererek, Şah Veliyyullah ed-Dihlevî’nin, daha önce sözünü ettiğim “mutedil” tutumunu –Muhammed Salih hocanın çalışmasından istifadeyle– dikkatlerinize sunmak istiyorum bu yazıda. İbn Hazm’ın başını çektiği bir ekol, Fıkhî meselelerde bir müçtehidi taklid etmenin haram olduğunu söyler. Bunun tam karşısında yer alan bir grup ise içtihad seviyesine ulaşmanın zorluğunu ileri sürerek taklidin vacip olduğuna hükmeder. Birçok alim … Devamını Oku

Frekans Farklılığı ya da Yazarlığın Handikapları

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, GündemBir Yorum Yazınız

“İdeal” yazar kimdir? Her seviyeden okuyucunun beklentilerine cevap veren mi, doğru bildiklerini, doğru bildiği tarzda okuyucusuna aktaran mı, adının “anlaşılmaz”a çıkmaması uğruna ve dahi kendi seviyesini kaybetmek pahasına seviye düşürmek için çırpınan mı, okuyucuyu, anlaşılmasını istediği konuların seviyesine yükseltmeye çabalayan mı? Ne düşündüğümü bütün açıklığıyla söyleyeyim: Alışılagelmiş gazete köşe yazarlığı formatlarını ve sindirimi kolay köşe yazısı hafifliğini ıskalamamak gibi bir … Devamını Oku

Kitaplar

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

Çalışma masamın üstünde, sıranın kendilerine ne zaman geleceğini soran gözlerle beni yargılayan küçük kitap yığınını azaltmaya çalıştıkça, sırasını savanların yerine sürekli yenileri geldiği için ne ben –bütün mahcubiyetime rağmen– masamın üstünde yığın oluşturmaktan vazgeçiyorum, ne de sıra bekleyen kitaplar bana hesap sormaktan geri duruyor. Bugünden birkaç yazıda onlardan bahsederek mahcubiyetimin bir ölçüde de olsa hafiflediği hissini tatmak istiyorum. Bir süre … Devamını Oku

Hangi Ehl-i Sünnet?

Ebubekir Sifil[dosya], 2002, Ehl-i Sünnet, Ehl-i Sünnet, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına GöreBir Yorum Yazınız

Akide’nin kuru ve fonksiyonsuz bir “kabul ve redler manzumesi” değil, tam anlamıyla bir “Din telakkisi” olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Yani kişinin itikadî kabul ve redleri, onun Din’den ne anladığını ya da Din’i nasıl tarif ettiğini de ele verir. Dolayısıyla akidevî çizgi olarak mesela Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in tavır ve tarzını benimsediğini söyleyen bir kimsenin Din anlayışı ile ­çağdaş bir bid’at mezhep … Devamını Oku