Yine Kitaplar

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

Bir süre önce, İnsan Yayınları’nın neşrettiği son kitaplardan ikisini gönderme jestinde bulunan editör Ahmet Murat’a teşekkür ederek başlamam gerekiyor. Kitaplardan ilki Ahmet Demirhan’ın derleme ve çevirisi: Heidegger ve Teoloji. Kitap, Demirhan’ın uzun önsözüyle başlıyor ve ardından Heidegger’in teoloji  konusundaki yaklaşımını keşfetmeye çalışan derinlikli, yetkin yazılarla devam ediyor. Katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve önceleri Cizvit papazı olmayı hedefleyen … Devamını Oku

Ed-Dihlevî’nin “Orta Yolcu” Tavrı

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

Kitaplardan bahsetmeye kısa bir ara vererek, Şah Veliyyullah ed-Dihlevî’nin, daha önce sözünü ettiğim “mutedil” tutumunu –Muhammed Salih hocanın çalışmasından istifadeyle– dikkatlerinize sunmak istiyorum bu yazıda. İbn Hazm’ın başını çektiği bir ekol, Fıkhî meselelerde bir müçtehidi taklid etmenin haram olduğunu söyler. Bunun tam karşısında yer alan bir grup ise içtihad seviyesine ulaşmanın zorluğunu ileri sürerek taklidin vacip olduğuna hükmeder. Birçok alim … Devamını Oku

Frekans Farklılığı ya da Yazarlığın Handikapları

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, GündemBir Yorum Yazınız

“İdeal” yazar kimdir? Her seviyeden okuyucunun beklentilerine cevap veren mi, doğru bildiklerini, doğru bildiği tarzda okuyucusuna aktaran mı, adının “anlaşılmaz”a çıkmaması uğruna ve dahi kendi seviyesini kaybetmek pahasına seviye düşürmek için çırpınan mı, okuyucuyu, anlaşılmasını istediği konuların seviyesine yükseltmeye çabalayan mı? Ne düşündüğümü bütün açıklığıyla söyleyeyim: Alışılagelmiş gazete köşe yazarlığı formatlarını ve sindirimi kolay köşe yazısı hafifliğini ıskalamamak gibi bir … Devamını Oku

Kitaplar

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ŞahışlarBir Yorum Yazınız

Çalışma masamın üstünde, sıranın kendilerine ne zaman geleceğini soran gözlerle beni yargılayan küçük kitap yığınını azaltmaya çalıştıkça, sırasını savanların yerine sürekli yenileri geldiği için ne ben –bütün mahcubiyetime rağmen– masamın üstünde yığın oluşturmaktan vazgeçiyorum, ne de sıra bekleyen kitaplar bana hesap sormaktan geri duruyor. Bugünden birkaç yazıda onlardan bahsederek mahcubiyetimin bir ölçüde de olsa hafiflediği hissini tatmak istiyorum. Bir süre … Devamını Oku

Hangi Ehl-i Sünnet?

Ebubekir Sifil[dosya], 2002, Ehl-i Sünnet, Ehl-i Sünnet, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına GöreBir Yorum Yazınız

Akide’nin kuru ve fonksiyonsuz bir “kabul ve redler manzumesi” değil, tam anlamıyla bir “Din telakkisi” olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Yani kişinin itikadî kabul ve redleri, onun Din’den ne anladığını ya da Din’i nasıl tarif ettiğini de ele verir. Dolayısıyla akidevî çizgi olarak mesela Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in tavır ve tarzını benimsediğini söyleyen bir kimsenin Din anlayışı ile ­çağdaş bir bid’at mezhep … Devamını Oku

İhtilafları Hangi Noktada Tutmalı?

Ebubekir Sifil2002, Akaid, Ehl-i Sünnet, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ÜmmetBir Yorum Yazınız

Ehl-i Sünnet gövdeyi oluşturan ve bir önceki yazıda zikri geçen üç grup (Mâturîdî ve Eş’arîler, Ehl-i Hadis , Ehl-i Tasavvuf) arasında mevcut ihtilaflı alanı teşkil eden hususların başında Müteşabih dediğimiz –sıfatullah ile ilgili– bazı ayet ve hadislerin anlaşılma tarzı ile tevessül, rabıta gibi hususlar gelmektedir. Müteşabih nasslarla ilgili farklı yaklaşımlar, temelde Selef’in bu konulardaki tutumunun belirlenmesindeki ihtilaftan kaynaklanmaktadır. Mesela İmâmu’l-Harameyn … Devamını Oku

“Herşey İnsan İçindir; Din De”

Ebubekir Sifil2002, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Gündem, Konularına GöreBir Yorum Yazınız

Ülke seçime doğru gün sayarken bazı yerlere mesaj göndermek amacıyla mıdır, yoksa gerçekten öyle inandıkları için midir bilmem, bazı siyasetçilerin ağzından başlıkta okuduğunuz cümleyi sık işitir olduk. Buradaki “Din”den İslam’ın kastedildiğini varsayarak mezkûr yargı üzerinde düşünecek olursak şunları söylememiz gerekiyor: Bu cümlede vurgu “Din” kelimesine yapılıyorsa, cümle eksiktir. Çünkü malum olduğu üzere cinler de teklife muhataptır. Şu halde başlıktaki cümlenin … Devamını Oku

Ehl-i Sünnet Kollektif Bir Çizgidir

Ebubekir Sifil[dosya], 2002, Ehl-i Sünnet, Ehl-i Sünnet, Eylül 2002, Gazete Yazıları, Konularına GöreBir Yorum Yazınız

Ne kasdettiğimi hemen izah edeyim. Bu serinin ilk yazısında Ehl-i Sünnet çizginin, monoblok bir yapıyı ifade etmediğini arz etmiştim. Ehl-i Sünnet dediğimiz kitle, İmam-ı A’zam Ebû Hanîfe (rh.a)’nin el-Fıkhu’l-Ekber‘inde yer alan temel itikadî meselelerin hak olduğuna inanan Mü’minler’in oluşturduğu kitlenin ismidir. Zira bu eserde akidevî meselelerin tafsilatına inilmeden, temel ölçüler verilmiştir ve Ehl-i Sünnet’i oluşturan grupların her üçü de bu … Devamını Oku