Okuyucu Soruları-25 Cehennem Hayatı-3

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Harun Yahya‘nın, “cehenneme giren hiç kimsenin oradan bir daha çıkamayacağı” iddiası, modern zamanlara özgü bir “moda” olan “Kur’an müslümanlığı” (ya da daha doğru ifadesiyle “meal müslümanlığı“) akımına niçin ısrarla karşı durmamız gerektiğine açık bir örnek teşkil ediyor. Kur’an‘ı, başka hiçbir kaynaktan yardım almadan “gereği gibi” ihata edebileceğini, onu bir bütün olarak “murad-ı ilahi“ye uygun tarzda kavrayabileceğini söyleyenler, aslında ne söylediklerinin … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-24 Cehennem Hayatı-2

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Harun Yahya‘nın bir önceki yazıda alıntıladığım ifadelerinde görülen en önemli eksiklik, –yine bir önceki yazıda değindiğim gibi– konuyu son derece kısa ve muğlak ifadelerle geçiştirmesidir. İman edilmesi gereken hususlara sahih bir itikatla inandıktan sonra, tembellik ederek amelsiz bir hayat geçiren, bununla birlikte yaptığının doğru olmadığının şuurunda bulunan kimse ile, kuru bir iman iddiasının ardından, ilahî emir-yasakları önemsemeden, hatta küçümseyerek tuğyanla … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-23 Cehennem Hayatı-1

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Soru: Harun Yahya, Cennet Cehennem adlı kitabında insanların cehenneme girdikten sonra (bir daha) çıkamayacağını ve cehennemin ebedi olduğunu söylüyor. Bunu ayetlerle kanıtlıyor. İnsanların, günahlarının cezasını çektikten sonra cennete gireceği (inancı)nin bir hurafe olduğunu söylüyor. Bu konuda bilgi verir misiniz? Cevap: Harun Yahya‘nın, soruda yer aldığı gibi Cennet Cehennem adlı bir kitabının varlığından haberdar değilim. Ancak onun Ölüm Kıyamet Cehennem adlı … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-22 Müteferrik-3

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

“Sağ“ın “sol“dan üstünlüğü konusunu, harc-ı alem bir şeyler söyleyerek geçiştirmek mümkün olduğu halde bu kadar önemsememin sebebi şu: Modern varlık anlayışı –gerek kaynağı, gerekse yansımaları itibariyle– son derece tartışmalı bir şekilde “eşitlik” kavramı üzerinde şekillendiği halde, Yüce Allah‘ın bazı şeyleri diğer bazılarına üstün kılmış olması gerçeği bizim varlık telakkimizin temellerinden birini oluşturur. Aylar içinde Ramazan‘ın, haftanın günleri içinde Cuma‘nın, geceler … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-21 Müteferrik-2

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

“Vürûdu’l-imdâd bi hasebi’l-isti’dâd” (yardım almaya ne kadar hazır, layık ve ehil iseniz,. o kadar yardım görürsünüz) fehvasınca hakikatin kendisini bize açması, bizim ona istidadımız, liyakatimiz ve hazırlığımız ölçüsünde olacaktır, fazla değil. Evliyaullah‘ın, haramlar ve mekruhlar şöyle dursun, mübahlardan bile olabildiğince uzak durma ve farzların ötesinde müstehaplara bile alabildiğine hassasiyet gösterme tavrı, konumuz bağlamında hakikate ermenin ancak böyle bir titizlikle mümkün … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-20 Müteferrik-1

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Soru: Altın ve ipek (erkeklere) niçin haram kılınmış olabilir? Tek sayıların çift sayılara ve sağın sola üstünlüğünün mantığı nedir? (Örneğin helaya sol, mescide sağ ayakla girmek vs.) Cevap: Gerek bu köşede, gerekse başka yerlerde bir hususu ısrarla vurgulamaya çalışıyorum: Mü’minlerin Kur’an ve Sünnet‘le ilişkisi, bu iki kaynağı, “anlamak“tan başlayıp, onları “içselleştirme“ye kadar giden bir süreci içerir. Burada “içselleştirme” kelimesiyle ifade … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-19 Nikâh-2

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

İslam‘ın bize yüklediği her mükellefiyet, bizler için ebedî mutluluğu yakalamanın biricik yolu olduğu kadar, –biz farkında olalım ya da olmayalım– aynı zamanda kimliğimizi de oluşturan değerler manzumesinin ayrılmaz bir parçası olarak temayüz eder. Bizler o mükellefiyetleri yerine getirirken onları birer “kimlik” unsuru olarak üzerimizde taşır ve hayata yansıtırız. Zira İslamî değerlerle aramızdaki, sadece “bir emri yerine getirmek” ya da “bir … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-18 Nikâh-1

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Soru: (…) Almanya’da yaşıyoruz. (…) Sizden bir konuyu Allah rızası için öğrenmek istiyorum. (…) Çocuklarımız, kızlarımız Almanya’da ve Alman toplumu içinde yaşıyorlar. Bu çocuklarımızın bazıları İslam’ı biliyor, bazıları bilmiyor, bazıları ise az biliyor. (…) İkinci bir grup var ki bu bizi derinden düşündürmektedir. Bu grupta olanlar (kızlar), evet, her nasılsa Alman delikanlıyı sevmiş, geri dönüşü de mümkün görünmüyor. Evlenmeye karar … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-17 Sahabe

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Buraya alamayacaım kadar uzun alıntılar içeren e-mailinde bir kardeşim, Sahabe konusunu ele almamı istemiş. Gönderdiği e-mailde yer alan alıntılarda, kimlere sahabî deneceği konusunda farklı birkaç nakil yer alıyor. Bu nakilleri kaynağından araştırarak tekit etme ihtiyacı duymadım. Zira mezkûr nakillerin, Ehl-i Sünnet‘in sahabî sayarak hürmet gösterdiği bazı isimlerin cerhine yönelik olduğu, dolayısıyla hangi cenahtan geldiği açık. Bu konuda burada yapmayı tercih … Devamını Oku

Okuyucu Soruları-16 Suç-Ceza Dengesi

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıBir Yorum Yazınız

Soru: Sayın yazar. İslam’da ceza, suçun misli kadardır. Bu, Allah’ın kanunudur ve Kur’an-ı Kerim’de de böyle yazar. Yani bir suç bilerek de işlense, cezası kendine eşittir. Şimdi nasıl olur da bir gün orucumu bozdum diye altmış gün oruç tutuyorum? Ha, belki iyi niyetle sonradan birileri bunu İslamiyet’e sokmuş olabilir. İyi niyet: İnsanların kolay bir şekilde orucunu bozmasını engellemek. Kötü sonuç: … Devamını Oku