Kıyas Maa’l-Fârık

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Şubat 2007

Ortodoks Yahudilik, biri “yazılı”, diğeri “sözlü” olmak üzere iki Tevrat kabul eder. “Yazılı Tevrat”, eldeki Eski Ahid’i, “Sözlü Tevrat” ise Eski Ahid yorumlarını, Mişna’yı ve daha genelde Talmud’u ifade eder. Rabbani Yahudilik’te Sözlü Tevrat, Yahudi din adamlarının yorumlarından ibaret olduğu halde, Yazılı Tevrat’tan daha üstün ve değerlidir. Hatta Sözlü Tevrat olmadan Yazılı Tevrat’ın bir değeri yoktur. Sözlü Tevrat olmadan Yazılı Tevrat’ın alfabesi bile anlaşılamaz. Yazılı Tevrat’ın bütün emir ve yasakları, doğru olarak uygulanabilmek bakımından Sözlü Tevrat’a muhtaçtır. … Devamını Oku

Kur’an Müslümanlığının Kur’an’a Ettiği

Ebubekir Sifil[dosya], 2007, Gazete Yazıları, Kur'an Müslümanlığı, Şubat 2007

“Delil”, bizi hedefe götüren rehberdir ve değerini “medlul”den, yani bizi götürdüğü hedeften alır. Bu itibarla biz, delile, medlulüyle mütenasip değer atfederiz. Mushafı öpüp başımızın üstüne koymamız, Allah Teala’nın kelamına delalet etmesindendir. Tefsir, Hadis, Fıkıh… kitaplarına saygı göstermemiz, ahkâm-ı ilahiyeyi tafsil etmeleri, yüce dinimizi murad-ı ilahiye uygun yaşamamızı mümkün kılmaları dolayısıyladır. Efendimiz (s.a.v)’in adı anıldığında “salat-u selam” getirmemizin, sahabe isimlerinin arkasından “Allah on(lar)dan razı olsun” anlamında “radıyallahu anhu(m)” demeyi ihmal etmememizin, ulemaya, sülehaya hürmette kusur etmemeye dikkat göstermemizin … Devamını Oku

Sünni-Şii Gerilimi

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Tesbit 1: İslam tarihi boyunca Sünniler’le Şiiler arasında kalıcı, kapsayıcı bir uzlaşı sağlandığı görülmemiştir. Taraflardan hiç birisi, ayrışmaya vücut veren temel kabullerinden vaz geçmemiştir.
Tesbit 2: Sünniler’le Şiiler arasındaki ayrışmanın “esasa müteallik” olmadığı tesbiti hatalı bir genellemedir ve ayakları yere basan bir tesbite dayanmamaktadır. Bu iki kesim arasındaki ihtilafların bir kısmı “esasa müteallik”tir; yani “fıkhî ihtilaflar” türünden değildir. Aksi olsaydı ayrışmanın varlığını tarih boyu devam ettirmesi mümkün olmazdı. (Meselenin kitabî münakaşası ayrı yazıların konusudur.)
Tesbit 3: Bu iki kesim … Devamını Oku

Mescid-i Aksa ve Dinler Bahçesi

Ebubekir Sifil[dosya], 2007, Dinler Arası Diyalog, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Son zamanlarda ilgi çekici biçimde hız kestiği görülen Dinlerarası Diyalog faaliyetlerinin İslam Dünyası’nın hangi derdine deva olduğu sorusu hiçbir zaman sahici bir cevap bulmadı. Buna mukabil Müslümanlar’ın bilinçaltında yol açtığı tahribatın semerelerini geçen zaman daha net gösterecek.
Cami ile kilise ve havrayı aynı ortam içine almanın, “yok aslında birbirimizden farkımız”ın kabullenilmesini mümkün kılan, ustaca kurgulanmış bir bilinçaltı atraksiyonu işlevi görmediğini kim söyleyebilir?
Böyle dendiğinde “Bizim geçmişimizde cami ile kilise ve havra zaten bir arada yaşamıyor muydu?” karşılığını vererek ikinci … Devamını Oku

Kendine Zulmetmek

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

İmam eş-Şa’rânî, ilimde belli bir mesafe aldıktan sonra, hayatına yeni bir istikamet verecek olan Ali el-Havvâs hazretleriyle karşılaşır. Ali el-Havvâs ümmi (okuma yazması olmayan) birisidir; eş-Şa’rânî ise ulema zümresinden!
Şeyhinin eş-Şa’rânî’ye ilk direktifi, bütün kitaplarını satıp parasını tasadduk etmesidir. eş-Şa’rânî, nefis eserlerden oluşan muazzam kütüphanesini satar ve parasını fakirlere tasadduk eder. Fakat aklı kitaplarında kalmıştır. Zira her birine ayrı bir emek vermiş; üzerlerine notlar düşmüş, haşiyeler yazmıştır. Şeyhi bu durumu sezince, kitaplarıyla alakasını kesip, onları tamamen aklından çıkarmasını, … Devamını Oku

Muhtelif Meseleler

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2007, Ocak Ayı 2007 OS

Soru
“(…) Dua ederken peygamber efendimizin veya diğer peygamberlerin, Kuranı Kerimin, önemli mübarek gün ve gecelerin yüzü suyu hürmetine dua edebilir miyiz? Misali Allahım Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine beni affet vs gibi. Bu şekilde dua etmek doğru mudur? Bir sakıncası var mıdır bu şekil duanın? Yıllardan beri camilerimizde yapıldığını biliyoruz. Bazı arkadaşlarımız şirk gibi olabileceğini söylüyor.”
Cevap
Tevessül konusunda daha önce bu köşede ifade etmeye çalıştığım hususlar doğrultusunda, bu sorunun cevabının olumlu olacağı açık. Gerek Kur’an’ın, gerekse Sünnet’in delaleti … Devamını Oku

Ha Gayret Az Kaldı Dünyanın İşi Bitiyor!

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Müslümanın dünyayla ve dünyasal olanlarla ilişkisinin mahiyetinden bahseden İslamî nasslar, modernitenin zihnimize zerk ettiği virüsler sayesinde ya “tasavvufî şeyler”, ya da “modası geçmiş şeyler” olarak algılanmak suretiyle gözden kaçırılıyor. Oysa söz konusu nasslar dünyayla ve dünyasal olanlarla ilişkimiz konusunda temel tayin edicilerdir ve “insancıllığa” indirgenmiş arızalı Tasavvuf anlayışının dar alanına yahut “gelişme/kalkınma” gibi efsunlu kelimelerin gölgesine hapsedilmek suretiyle adeta hayatın dışına atılmışlardır. Hangi nasslardan bahsettiğimi kısmet olursa bir başka yazıya bırakarak burada, yukarıda ifade ettiğim durumun önümüze … Devamını Oku

İstinbata Hakkını Vermek-3

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Efendimiz (s.a.v), “müstehâza”nın (hayız zamanı dışında herhangi bir hastalıktan dolayı kan akıntısı olan kadın) ne yapması gerektiğini anlatırken şöyle buyurmuştur: “Müstehâza, (sağlıklıyken) hayız görmekte olduğu günleri(ni hesap eder ve her ayın o dönemi)nde namazı bırakır. Sonra (bu günler dolunca) gusleder ve her namaz için (ayrı) abdest alır. (Diğer insanlar gibi) oruç tutar, namaz kılar.”[1]et-Tirmizî, “Tahâret”, 95; İbn Mâce, “Tahâret”, 115; ed-Dârimî, “Tahâret”, 84. jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_2668_10_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_2668_10_1’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: … Devamını Oku

İstinbata Hakkını Vermek-2

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Bir önceki yazı Hz. Aişe (r.anha) validemizin, Mu’âze el-Adeviyye isimli sahabiye kadının sorusuna verdiği cevapla bitmişti. Validemizin verdiği bu cevap yüzeysel olarak bakıldığında “Hz. Peygamber (s.a.v) bize adet gördüğümüz zaman orucu bırakmamızı emir buyururdu” tarzında bir tesbit/ihbar içermemekte ise de, verilen cevaptan hareketle belli bir arka plan tesbiti yapmak pekala mümkündür.
Şöyle diyebiliriz: Burada namazın kazasının iskatı, edasının iskatından kaynaklanmıştır. Yani namazın vaktinde edası adetli kadın için farz olmayınca, adet hali geçtiğinde kazası da farz olmaz. Bu durum … Devamını Oku

İstinbata Hakkını Vermek-1

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Okuyucu soruyor: “Kafamızı karıştıran şu yazı hakkında görüşlerinizi almak mümkün müdür?”:
“… Adetli kadın namazdan sorumlu olmayınca onu kaza etmekten de sorumlu olamaz. Bir kadın Aişe validemize: “Temizlendiğimiz zaman namazımızı kaza edelim mi?” diye sormuş, o da: “Sen Harûriyye misin?” demişti. Kadın; “Hayır, Harûriyye değilim ama soru soruyorum” deyince şöyle demişti: “Bizim başımıza bu olay gelince orucu kaza etmemiz emredilirdi ama namazı kaza etmemiz emredilmezdi.” (…) Orucun kazasının emredilmesi gösterir ki, oruç namaz gibi değildir; adet kanı oruca … Devamını Oku