İmam Maturidi Kim? Maturidilik Ne?

Ebubekir Sifil2008, Aralık 2008, Gazete Yazıları

Kim ne derse desin, bu ülkede İslam’la doğrudan veya dolaylı biçimde ilişkili olmayan mesele yoktur. Nüfusunun ezici çoğunluğunu müslümanların oluşturduğu bir ülkede esasen bu şaşılası bir husus değil. Böyle olduğu için İslam’la, onun itikadî ve amelî esaslarıyla başı çok hoş olmayanlar dahi ona bigâne kalamıyor. Hatta dine hayli mesafeli durmayı tercih edenlerin dahi kendi duruş ve görüşlerini tahkim etmek için zaman zaman dinî referanslara atıfta bulunmaktan sarf-ı nazar etmediğini görüyoruz. Bu esnada koca koca çamların devriliyor olmasına … Devamını Oku

Sünnilik Olmuyor, İ’tizal Verelim! Bizde Fırka Çok-4

Ebubekir Sifil2008, Aralık 2008, Gazete Yazıları

Konu hakkında şu ihtimaller de gündeme getirilebilir: Recm hadisleri uydurulmamıştır; ancak haber-i vahid hükmünde olup kesinlik ifade etmezler. Nitekim Usulcüler arasında recm hadislerinin mütevatir olmadığını söyleyenler vardır. Dolayısıyla bu rivayetlere dayanarak bir insanın hayatına kıyılamaz. Bu ihtimal hakkında söylenebilecek olan –kısaca– şudur: Evet, Usulcüler arasında recm hadislerinin mütevatir olmadığı görüşünde olanlar vardır. el-Pezdevî[1]Bkz. Keşfu’l-Esrâr, II, 368. ve es-Serahsî[2]Usûlu’s-Serahsî, I, 293. bunlardandır. Onlara göre recm rivayetleri “mütevatir” değil, “meşhur”dur. Yani bu rivayetleri ilk kuşakta nakledenlerin (sahabî ravilerin) adedi tevatür seviyesine … Devamını Oku

Bazı Cemaatler ve Metotlar Üzerine-3

Ebubekir Sifil2008, 2008 Yılı, Aralık 2008, Aralık Ayı 2008 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

“Bir de okuduğum bir yazıda Abdulhamid han döneminde bazı kürt aşiretlerinde mehdilik iddia eden birisinin çıktığı yazıyor. Bu hareketlerin Said Nursinin şuur altını bilemeyiz ama düşüncelerine kendisinin de o beklenen zat olduğu ve buna Kurandan destek aramaya kalktığını düşünebilir miyiz?” Bediüzzaman merhumun, henüz hayattayken mehdilik davası güttüğü –gerek bazı muarızları, gerekse bizzat kimi nur talebeleri tarafından– iddia edilmiştir. Ancak Risale-i Nur’un birçok yerinde kendisi bu iddiayı açık biçimde reddetmiş, böyle bir davasının bulunmadığını alabildiğine açık ifadelerle vurgulamıştır. … Devamını Oku

Sünnilik Olmuyor, İ’tizal Verelim! Bizde Fırka Çok-3

Ebubekir Sifil2008, Aralık 2008, Gazete Yazıları

Asrın önde gelen ilim adamlarından Pakistanlı Muhammed Takî el-Osmânî, Sahîhu Müslim şerhi Fethu’l-Mülhim’e yazdığı son derece kıymetli tekmilede recm rivayetlerini nakleden sahabîlerin isimlerini ve rivayetleri aktaran kaynakları ihtiva eden bir çalışma yapmış ve tablo halinde vermiştir.[1]Muhammed Takî el-Osmânî, Tekmiletu Fethi’l-Mülhim, II, 420 vd. Buna göre recm rivayetleri, aralarında dört halife, Hz. Aişe, İbn Mes’ûd, İbn Abbâs, İbn Ömer, Übeyy b. Ka’b, Zeyd b. Sâbit, Mu’âz b. Cebel, Câbir b. Abdillah… gibi dirayet ve fekahetiyle öne çıkan isimlerin de … Devamını Oku

Bazı Cemaatler ve Metotlar Üzerine-2

Ebubekir Sifil2008, 2008 Yılı, Aralık 2008, Aralık Ayı 2008 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

“Said Nursi eserlerinde cifiri çokca kullanıyor ve Kuranın tamamının cifir yoluyla bir tefsirinin yapılmasını istiyor. Cifirle de kendi ismine kadar Kuranda 40-50 işaret buluyor eserlerine ve kendisine. Hatta kıyametin zamanını bile söyleme cesareti gösteriyor. Bu Kuran ve hadislerde açıkca reddedilmiyor mu? Cifir yöntemi şiada olan bir yol değil mi? Ehl-i sünnet bunu reddetmiyor mu? Cevşen duasını vahy olarak tevatürle nakledilmiş diyor. Ehli sünnet o zaman neden nakletmemiş? Neden sahih zikirler varken şia kaynaklı bir rivayeti esas almış … Devamını Oku

Sünnilik Olmuyor, İ’tizal Verelim! Bizde Fırka Çok-2

Ebubekir Sifil2008, Aralık 2008, Gazete Yazıları

Recm bahsinde hükmün Sünnet’le sabit olmasını meselenin “zayıf noktası” zannedip oraya abanmak, ne yaptığını bilen bir müslüman için “dinî bir tutum” olarak ne kadar mümkündür? Böyle bir “imkân”dan ancak bir şekilde bahsedebiliriz: İlgili sünneti bize nakledenlerin güvenilirliği (zabtı ve itkanı), hatta “müslümanlığı” söz götürür olursa! Nitekim Haricîler bu konuda inkâr cihetinde saf tutanlar içinde en tutarlı davranışı sergileyenlerdir. Onlara göre “Hakem olayı”nda hakemler, onları hakem olarak tayin edenler, onların verdiği hükme razı olanlar, hatta sessiz kalanlar “mü’min” … Devamını Oku

Bazı Cemaatler Ve Metotlar Üzerine-1

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008

Soru Hizmetler ne kadar büyük olursa olsun fikirde bizi hak çizgiden ayıran yaklaşımlara karşı tavrımız ne olmalı hocam? Hizmete destek mi verelim, fikirleri eleştirip o kardeşleri uyarmaya mı çalışalım, bir doktorun hastaya sen hastasın demesi gibi? Said Nursi eserlerinde cifiri çokca kullanıyor ve Kuranın tamamının cifir yoluyla bir tefsirinin yapılmasını istiyor. Cifirlede kendi ismine kadar Kuranda 40-50 işaret buluyor eserlerine ve kendisine. Hatta kıyametin zamanını bile söyleme cesareti gösteriyor. Bu Kuran ve hadislerde açıkca reddedilmiyor mu? Cifir … Devamını Oku

Bir Tenkit Vesilesiyle-3

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008

Öztürk, İmam Ebû Hanîfe’nin bir kısım alimler tarafından tenkit ve cerh edilmesini 4 sebebe bağlamaktadır: Zorba Emevî ve Abbasî yönetimlerine karşı çıkması ve bu yönetimlere karşı gerekirse kılıç kullanılmasını önermesi, İslam’da akılcı akımın öncüsü olması, Hz. Muhammed dışında eleştirilmez kişi, Kur’an dışında eleştirilmez kitap kabul etmemesi, Hadis diye nakledilen sözlerin Kur’an’a aykırı olanlarına Peygamberimizin sözü olarak itibar etmemesi. Bu maddeler üzerinde tafsilatlı bir şekilde durup her birini ayrı ayrı çürütmek benim için ayrı bir hoşluk olurdu doğrusu. … Devamını Oku

Bir Tenkit Vesilesiyle-2

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008

Öztürk’ün, muhterem Eygi’yi tahkir edeceğim hıncıyla devirdiği çamlardan bir diğeri, “Kur’an’a çağrı” söylemini “tevhid” merkezli olarak takdim edip, arkasından da bu tavrı İmam el-Gazzâlî’nin el-Müstesfâ’daki tavrı ile refere etmesi. Gören de Öztürk’ün İmam el-Gazzâlî ile aynı vadide seyrettiğini sanır! Adı geçen eserinde bütün şer’î hükümlerin –belli şartlar ve rükünler doğrultusunda– kabil-i nesh olduğunu, ayetlerin tilavetinin mensuh hükmünün baki olmasının caiz, aynı şeyin tersi durum için de (tilavet baki, hüküm mensuh) söz konusu olduğunu, Sünnet’le sabit ahkâmın Kur’an’la … Devamını Oku