Özellikle gençler arasında hayli yoğun bir şekilde tartışılan meselelerden biri haberî sıfatlar. Kısaca, “Kur’an ve Sünnet’te Allah Teala’nın müteşabih sıfatları cümlesinden olduğu haber verilen hususlar” olarak tarif edebileceğimiz bu sıfatlar hakkında ne düşünmeli, onlara nasıl inanmalıyız? Allah Teala’nın eli, yüzü, gözü, inmesi, gelmesi… gibi nitelemeleri okuduğumuzda/dinlediğimizde aklımıza ne gelmeli? Anlaşılan o ki, bir kesim, bu sıfatlara, nasslarda geldiği gibi iman edilmesi ve tevile gidilmemesi gerektiğini söylerken, diğer bir kesim, bu türlü sıfatların tevil edilmesi gerektiğini söylüyor. Aslında … Devamını Oku
Ehl-i Sünnet Günümüze Ne Söyler?
Ümmet-i Muhammed’in “acil” gündemlerinin bulunması, “itikadda mezhebin ne?” sorusunu erteler mi? Ya da bu gündemlerle iştigal eden bir kimsenin itikadda herhangi bir mezhebin mensubu olmadığını söylemesi gerçekte neye tekabül eder? Şurası açık ki, geçmişte Ehl-i Sünnet ile bid’at fırkalar arasında cereyan etmiş kelamî münakaşalarda gündemde olan hususların birçoğu günümüzde güncelliğini yitirmiş durumda. Kimse cevher, araz, cüz’-i la yetecezze… gibi konularla ilgilenmiyor. Ancak bu, itikadın ve itikadî kabullerin güncelliğini, daha da önemlisi, “önemini” yitirdiği anlamına elbette gelmez. Zikrettiğim … Devamını Oku
Ruhu’l-Beyan Tefsiri Ve Vitir Namazı-1
Soru Bir kitapta (…) şöyle okumuştum: Vitir namazında kunut için tekbir alırken elleri kaldırmanın nereden geldiği ve nasıl sünnet olduğu hususunda ise Ruhu’l-Beyan tefsirinde çeşitli rivayetler kaydedilmektedir. Bu rivayetlerden birisi şu şekildedir: Miraç gecesi Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Mescid-i Aksâ’da bütün Peygamberlere imam oldu ve onlara iki rekât namaz kıldırdı. Hz. Musa Peygamberimizden Sidre-i Müntehâ’ya vardığı zaman kendisi nâmına bir rekât namaz kılmasını istedi Peygamberimizin Hz. Musa ile Miraç Gecesinde karşılaşacağı Secde Sûresinde meâlen şöyle ifade edilir: … Devamını Oku
Yanlışa Müdahale ve Çoğulculuk
İçinde yaşadığımız zaman dilimi, birarada yaşama, hoşgörü, çoğulculuk gibi kavramların hüküm sürdüğü farklı bir dünya fotoğrafı çıkarıyor karşımıza. Bu kavramların aslında ne anlama geldiği, neyi hedeflediği ve muazzez dinimiz tarafından ne ölçüde tasdik edildiği konusunda ciddi bir zihniyet krizi yaşadığımız ortada. Kur’an ve Sünnet bizden, yaşadığımız ortama ve şartlara bukalemun gibi ayak uydurmamızı değil, içinde bulunduğumuz ortam ve şartları mümkün olduğunca Allah Tealâ’nın rızasına uygun hale getirerek yaşamamızı istiyor. Nasıl ki din, değişmek ve dönüşmek içindeğil, değiştirmek … Devamını Oku
Reelpolitik Tutum ve Osmanlının Gölgesi
Başbakan’ın Davos’taki çıkışının arkası nasıl gelir? Ya da gelir mi? Bu çıkışın doğuda ve batıda yankıları, daha da önemlisi “yansımaları” ne olur? Bütün bunları zaman gösterecek. Söz konusu “çıkış”ın sebebi ne olabilir diye düşündüğümüzde birkaç seçenek çıkıyor karşımıza: Siyonist Perez’in Davos’taki malum panelde beden dilini de kullanarak kendisine yönelik olarak yaptığı göndermeler. Türkiye’yi ziyaret eden siyonist Olmert’in garanti vermesine rağmen, ziyaretten birkaç gün sonra Gazze işgalinin gerçekleşmesi üzerine hissettiği “aldatılmışlık” ya da ofsayta düşürülmüşlük psikolojisi. “Moderatör”ün moderasyon … Devamını Oku
Geç Kalmış Bir Rıhle Yazısı
Rıhle’nin 3. sayısı hakkında bir şeyler yazmak istiyordum çoktandır. Ancak İsrail’in Gazze işgali devam ederken başka bir konuda yazı yazmak içimden gelmedi. Orada mazlum bir millet tarihin gördüğü en alçakça saldırılardan birine maruzken, analar, babalar, çocuklar, yaşlılar feryat içindeyken ve bir şehir baştan başa yıkılırken farklı bir konuyu gündemime almayı vicdanıma, Rabbime izah edemem diye düşündüm. Orada kardeşlerim tarihin gördüğü en şanlı direnişlerden birini verirken hiç olmazsa yazdıklarımla onların yanında olmak istedim, başka bir şey yazmaktan ar … Devamını Oku
Yaralar Sarılırken
İsrail’in Gazze üzerindeki insanlık dışı tasallutu tam anlamıyla olmasa da şimdilik kısmen durmuş görünüyor. Bunda Hamas’ın destansı direnişinin rolü elbette çok büyük. Şehit ve yaralı sayısının kabarıklığı ve bölgenin başta başa harabe fotoğrafı veren görüntüsü bize Hamas’ın şanlı direnişini asla unutturmamalı. Hamas’a bu ruhu verenin ne olduğuna iyi dikkat etmemiz lazım. Kısmet olursa –Gazze işgali dolayısıyla 3. sayısına değinemediğim– Rıhle’nin 4. sayısında Hamas’ın az bilinen, belki de hiç bilinmeyen bir yanını birlikte müşahede edeceğiz. Bu, şüphesiz Hamas’a … Devamını Oku
Hangi Ehl-i Sünnet-4
Geçen Pazar günü son kısmını zikrettiğim okuyucu sorusunun cevabına eklenmesini uygun gördüğüm birkaç husus var: Günümüzde “Hangi Ehl-i Sünnet?” sorusu daha ziyade şu bağlamlarda gündeme geliyor: Kendisini “Selefî” olarak niteleyen kardeşlerimizin bir kısmının, münhasıran “haberî sıfatlar” konusundaki kabulün belirlenmesinde öne çıkardığı tutum Yine aynı çevrelerle Ehl-i Tasavvuf arasında rabıta, tevessül gibi konularda yaşanan ayrışma. Tarihte yaşananları tarihe bırakarak konuşursak, ağırlıklı olarak bu iki başlık altına giren meselelerde yaşanan ihtilaf, günümüzde “gerçek Ehl-i Sünnet”in kim olduğu sorusunun cevabını … Devamını Oku
Böyle Günde “Mezhepçilik”?!
Hamas Gazze’de Ümmet’in onurunu muhafaza ederken, siyonist korkaklar tarafından zırhların, bombaların arkasına saklanarak işgal edilmeye çalışılan İslam toprağını canını dişine takarak büyük bir muzafferiyetle müdafaa ederken bize ne oluyor? Tam da bu hengâmda Hizbullah’ın Lübnan’daki direnişi konusunda Sünnî yazarlarda bir “hazımsızlık” varmış havası ayılmaya çalışmanın ne anlamı var?. Bu son derece yanlış ve zararlı bir tutum. Sünnî kesimden Hizbullah’ın o şanlı direnişini karalayan, görmezden gelen oldu mu. bilmiyorum. Hatta Gazze’nin uğradığı işgal ve katliam karşısında Ümmet fertlerinde … Devamını Oku
Hangi Ehl-İ Sünnet-3
Mu’tezile, Mürcie gibi bid’at mezheplerin yaygın olduğu Irak coğrafyasında o dönemlerde kimin ne dediğinin herkes tarafından aynı netlikte anlaşılmadığını görmek şaşırtıcı değildir. Şu olay sadece bir örnektir: Abdullah b. el-Mübârek, İmam el-Evzâ’î’nin yanındayken o, “Ebû Hanîfe denen şu bid’atçiyi tanıyor musun?” diye sormuş, İbnu’l-Mübârek bir şey demeden oradan ayrılmış. O gece kaldığı yerde İmam Ebû Hanîfe’nin çözümlerinden derlediği küçük bir risale hazırlamış ve ertesi gün İmam el-Evzâ’î’ye götürüp göstermiş. O, risaleyi okudukça beğenisi artmış ve sonunda, “Meselelerin … Devamını Oku