Okuyucu Soruları-2 Hz. İsa (as) Nereye İnecek?

Ebubekir Sifil2003, Ekim 2003, Gazete Yazıları

Hz. İsa (a.s)’ın nüzulü ile ilgili rivayetleri tevhin etmek, dolayısıyla hem tevatüre, hem de icmaa dayanan bir iman ilkesini Akide kitaplarından silmek amacına yönelik ilmî (!) çalışmaların hemen tamamında “Hz. İsa’nın ineceği yerin tayininde bile rivayetler arasında tutarsızlık bulunduğu” iddiasının ileri sürüldüğü malum.. İlgili hadislerin metinlerinde Hz. İsa (a.s)’ın ineceği yer konusunda “Beyt-i Makdis“, “Ürdün“, “Dimeşk’in doğusu“, “Efik Dağı” gibi ifadelerin kullanılmış olmasını “tutarsızlık/çelişki” olarak görenler acaba bu nokta üzerinde yeterli araştırmayı yapmış olabilirler mi? Sanmıyorum. Çünkü … Devamını Oku

Mehdi, Deccal, Nuzul-i İsa (as)

Ebubekir Sifil[dosya], 2003, Eylül 2003, Eylül Ayı 2003 OS, Gazete Yazıları, Nüzûl-i İsâ

Soru: Mehdi, Deccal, İsa’nın yeryüzüne ineceği vs. türünden şeylere inanmamak küfür müdür? Şafii diyor ki: Bunlara inanmayanlar tekfir edilemez. Çünkü bunların kesinliği yoktur. Sadece zandır. Mevdudi de bu anlamda açıklamalar yapıyor. Malum, Mehdi, İsa’nın ineceği vs. rivayetleri bir hayli çelişkili. İsa’nın nereye ineceği bile kesin belli değil bu rivayetlere göre. Cevap: Gerek Mehdi (a.s)’ın zuhuru ve Deccal‘in hurucu, gerekse Hz. İsa (a.s)’ın nüzulü, münferit rivayetler yanında genellikle “eşrâtu’s-sâ’a” (kıyamet alametleri) ile ilgili rivayetler meyanında aynı bağlam içinde … Devamını Oku

Okuyucu Soruları

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Eylül 2003, Eylül Ayı 2003 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Bu köşenin takipçisi olan okuyucular, 2001-2002 arasında aynı başlık altında yaklaşık 10 hafta devam eden –oldukça önemsediğim sorulara cevap sadedinde– 25 kadar yazı okuduklarını hatırlayacaklardır. Millî Gazete‘de yazmaya başladıktan sonra –özellikle son iki yıldır– bir kısmı bu köşeye yansıyan, ama büyük çoğunluğu internet ortamında bir anlamda “kapalı devre” cereyan eden soru-cevap süreci kesintisiz bir şekilde sürüyor. İnşaallah en geç Ramazan ayının başında faaliyete başlayacak olan web sayfasında bu sorular arasından seçilen bir demeti ve cevaplarını ayrı bir … Devamını Oku

İmam el-Gazzâlî’den Emile Boutroux’ya

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları, İmam Gazzâli, Şahıslar

Tıpkı İmam el-Eş’arî‘nin kulun iradesini inkâr ettiği iddiasında olduğu gibi, İmam el-Gazzâlî‘den önceki Eş’arî kelamcıların, “sebep-sonuç ilişkisi“ni reddettiği tarzındaki genel kabulün de, üzerinde ciddiyetle çalışıldığında aksi ortaya konabilecek hususlardan olduğunu belirterek “zorunsuzluk” meselesi üzerine kaleme alınmış iki çalışmadan bahsedeceğim bugün. Ancak önce kavramı biraz açalım: “Zorunsuzluk“, sebep-sonuç ilişkisinin her zaman ve her hal-u kârda aynı şekilde cereyan etmeyebileceğini anlatıyor. Tıpkı İmam el-Gazzâlî gibi E. Boutroux da (1845-1921) “sebep-sonuç ilişkisi“nin “aşkın kudret“in müdahalesine açık bir zemin olduğunu söylüyor … Devamını Oku

Özeleştiri Hepimize Gerekli

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları

Milliyet‘in kendisiyle yaptığı röportajda İsmet Özel‘in “İslamî kesim” içinde durduğu (daha doğrusu “kendisini konumlandırdığı”) yer konusunda söyledikleri, herhangi bir “mühtedi”nin söyleyebileceklerinden farksız olarak algılanabilecek bir dil ile yüklü olduğu halde bizi niçin rahatsız ediyor? Onu bir Roger Garaudy‘den farklı yapan nedir? Şu sözler Garaudy‘nin ağzından dökülmüş olsaydı bu kadar zorumuza gider miydi: “İslamî kesimdekiler benim kendilerine benzediğimi sanarak gurur duydular. “Bak, komünist şair de bizim gibi oldu” dediler. Bu bana bir yıldızlık sağladı. Ama aynı zamanda benim … Devamını Oku

İsmet Özel Waldo’nun Yanında Mı?

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları

İsmet Özel‘in gerek Milliyet‘e, gerekse Zaman‘a verdiği mülakatlarda “ayrılış” sebebi zımnında söyledikleri hakkında pek çok şey söylendi, söylenmeye devam edecek. Bu “gidiş“, “kalanlar”a ne ifade etmeli? Bir yere gitmemek üzere ayrıldığı kesim hakkında bahse konu mülakatlarda kullandığı ifadelerin birkaç hedefe yönelik olduğu anlaşılıyor. Dediğim gibi İsmet Özel “ayrıldı”, ama bir yere gitmedi. Dolayısıyla o, Waldo‘nun yanında değil. Ancak ayrılırken kırıp döktükleri arasında, kitap fuarlarında “İsmet Özel’i görmek” ve “çoğu yerini anlamadıkları” kitaplarını imzalatmak için uzun kuyruklar oluşturan, … Devamını Oku

Ayetsiz İlmihal Mi, Sistemsiz Bilgilenme Mi?-2

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları

Salı günkü yazımda, mesajının ihtiva ettiği önemli yerleri iktibas ettiğim okuyucumun Bilmen merhumun ilmihali “ve benzerleri” hakkında söyledikleri, bahse konu mesajı ciddiye almama yol açan bir yaklaşımı ele vermesi bakımından üzerinde durmayı hak ediyor. İlmihallerden bu denli rahatsız olan kardeşlerimiz arasında, günlük ibadetlerini bütün ayrıntılarıyla –hadi “kendi çıkarsamalarına dayanarak” diyerek işi zora sokmayayım– temel Fıkıh kaynaklarına bizzat başvurarak yerine getirme kapasite ve birikimine sahip olanların adedinin ne olduğu bir bahs-i diger. Burada meseleyi, Bilmen merhumun ilmihalinin hangi … Devamını Oku

Ayetsiz İlmihal Mi, Sistemsiz Bilgilenme Mi?-1

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları

Geçen hafta Perşembe günkü “Muhasebe” başlıklı yazım üzerine sitem ve “dokundurma” yüklü bir mesaj aldım. Şöyle diyor okuyucum: “Gençlerin hevesini kırmayın lütfen. Bırakın insanlar Kur’an’ı (anladıkları dilde) okuyup, öğüt alsınlar. (…) Lütfen insanlarla Allah arasına duvarlar örmeyelim. Bahsetmiş olduğunuz ilmihal kitabı da bu duvarlardan birisidir. Öyle bir ilmihal kitabı düşünün ki, içinde tek bir ayet bile yok. Ben şahsen bu ilmihal kitabında bir tek ayet bulamadım. Siz bulursanız bana gösteriniz lütfen. Bu ve başka sebeplerden dolayı bu … Devamını Oku

İdil-Ural Ceditçiliği

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları

Bizdeki Mecelle tecrübesinin ardından Rusya Müslüman Türkleri‘nin de benzeri bir girişim başlattığına, ancak Sovyet Devrimi ile birlikte bu teşebbüsün başlamadan bittiğine daha önceki bir yazımda değindiğimi hatırlıyorum. Modern dönem “İslamî yenileşme” hareketleri genellikle Osmanlı, Mısır ve Hint/Pakistan alt-kıtasındaki oluşumlarla sınırlı bir çerçevede bahse konu yapılır. Bu oluşumlardan büyük ölçüde istifade etmiş olmakla birlikte, “kendine özgü” yanlarıyla da dikkat çeken İdil-Ural bölgesi yenilikçiliği hakkında ise yeterli ölçüde bilgi sahibi olduğumuzu söyleyemeyiz. Günümüzde Tataristan, Başkırdistan ve Çuvaşistan Özerk Cumhuriyetleri … Devamını Oku

Muhasebe

Ebubekir Sifil2003, Eylül 2003, Gazete Yazıları

Hz. Ömer (r.a) bir gün mescitte halka namaz kıldırdıktan sonra gusül abdesti alması gerektiğini hatırlamıştı. Arkasındakilere dönüp, “Gusül abdesti almamı gerektiren halde olduğumu unutmuşum. Yerinizden ayrılmayın; şimdi dönerim” dedi ve bir süre sonra geri gelip namazı yeniden kıldırdı. Giderken de “Rabbimin huzurunda mahcup olacağıma, insanlar nezdinde mahcup duruma düşmeyi yeğlerim” diyordu. (İmam es-Serahsî, el-Mebsût, XVI, 62) Ben yazdıkça soruların ardı arkası gelmiyor: İbn Teymiyye hakkında ne düşünmeliyiz? Seyyid Kutup bid’at ehli midir? Muhyiddîn İbn Arabî hakkında ne … Devamını Oku