Rü’yet Mi, Hesap Mı? – 2

Ebubekir Sifil2012, 2012 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2012, Kasım 2012 OS, Konularına Göre, Okuyucu Soruları, RamazanLeave a Comment

İhtilafın 1 gün olması artık alıştığımız bir durumdu. Hilalin tesbininin 2 günlük bir fark gösterebildiğine!! bu sene muttali olduk! [fotoğraf: i.kinja-img.com]

Allah Teala kâinata bir nizam koymuştur. Yıldız kümeleri, galaksiler, samanyolları gibi dünya da, ay ve güneş de o nizam doğrultusunda hareket ve deveran ederler.

Bu çerçevede ayın, hangi zaman diliminde hangi menzile uğrayacağı, dünyadan görünüşünün hangi zaman diliminde ne şekil alacağı ve hilal halinin dünyanın neresinden ne zaman görülebileceği de hesapla ortaya konulabilir.

Hilalin tesbitinin rü’yete (çıplak gözle görmeye) gerek olmaksızın, hesap ve astronomik gözlemle şaşmaz bir şekilde yapılabileceğini söyleyenler özetle bu argümandan hareket ediyor.

Ama hemen belirtelim ki bu tez, neticeleri bakımından –en azından bugüne kadarki tecrübeler ışığında– ifade edildiği gibi, hata payı “sıfır” olan bir metodu anlatmıyor.

Daha önce (2008 yılında) yaşadığımız bir rü’yet-hesap ihtilafı esnasında da yazdığım gibi, Türkiye’de hilal hesapla tesbit edildiği halde, 1986 ve 1987 yıllarında bu hesap iki kere şaşmış ve ilgililer bunu itiraf etmek zorunda kalmıştır.1)Bkz. http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&tur=gazete&no=794

Peki bu itiraflar kamuoyuyla paylaşılmış mıdır? Elbette hayır! Niçin paylaşılmadığı sorusunun cevabını muhataplarına havale ederek şu kadarını söyleyelim: Bu meselenin nihai bir çözüme kavuşmasını samimiyetle istiyorsak, ülke olarak birtakım alışkanlıklarımızdan vaz geçmemiz gerekiyor. Mesela dinî bayramların resmi tatil olarak 1 yıl önceden ilan edilmesi, bizi bu meselede hesaba teslim olmaya iten en önemli sebeplerden birisidir. Hesap şaşar da hilal, tesbit edilenden 1 gün önce veya sonra görülürse önceden ilan edilmiş bulunan tatili nasıl ayarlayacağız?

Kendi kendimizi böyle bir mengeneye sıkıştırarak bu problemi çözemeyiz. Yapılacak iş çok basit: Dinî bayramları önceden tatil ilan etmek şartsa, önümüzde iki seçenek vardır:

  1. Dinî bayramlarda verilen tatilleri önünden birer gün uzatırsınız. Nitekim dinî olarak Ramazan bayramı 1 gün olduğu halde biz onu resmî tatil olarak fiilen 3 güne çakarmış durumdayız.
  2. Yahut bu bayramları, başlangıcı ve bitişi önceden kesinleşmiş tatil günleri olarak ilan etmez, tatil ilanını hilalin görüldüğü zamana kadar ertelersiniz. Hilalin durumu kesinleştiğinde bayramı ve tatili ilan edersiniz.

Kaldı ki –daha önce de yazdığım gibi– İslam Dünyasında hilalin tesbitini hesapla yapmaya çalışan tek ülke Türkiye değil. Mısır’da da, başka yerlerde de bu tarz çalışmalar yapılıyor. Böyle olduğu halde ne hikmetse onlarla da ihtilaf yaşıyoruz!

Bu durumun önümüze koyduğu pratik gerçek şudur: Çıplak gözle görmeyi tamamen devre dışı tutarak, hilalin tesbitinde hesaba elsiz-ayaksız teslim olmamızı isteyenler, bu tavırlarını bir kere daha gözden geçirmek zorundadırlar!

Devam edecek.

3 Kasım 2012 – Milli Gazete

Sonraki Yazı

Dayanışma Sandığı Uygulaması Ve Eminevim Örneği

Ramazan'la birlikte ara verdiğimiz Okuyucu Soruları faslına kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu arada hayli birikmiş ... Read more

Önceki Yazı

İran’la Derdim Ne?

“Arap Baharı” denilen süreç başladığında, İslam Dünyası’na nizamat verme hedefinden vazgeçmeyen ABD ve Batı’nın metot ... Read more

Kaynakça/Dipnot   [ + ]

1. Bkz. http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&tur=gazete&no=794

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir