Özür Mü Dilemeliyiz?

Ebubekir Sifil2007, Aralık 2007, Gazete Yazıları

Son zamanlarda yükselen İslamofobya başlıklı tepkiler hak ettiği karşılığı bulur mu dersiniz?
Karşılığın kimden beklendiğine bağlı.
Yanıbaşımızda, Irak’ta devam etmekte olan soykırımın –evet üstüne basa basa tekrar etmeliyiz ki bu bir “soykırım”dır; zira işgal edildiği Mart 2003’ten bu yana Irak’ta 1 milyondan fazla insan öldürülmüştür– faillerinden mi? Dün Bosna’da Sırp canilerinin benzer bir soykırıma tabi tuttuğu Boşnaklar’ın feryadına kulak tıkayan, birçok ülkesinde İslamî değerlere ve Müslümanlara karşı düşmanlık hislerini besleyen ve körükleyen Avrupa’dan mı? Yıllardır mazlum Çeçen halkına karşı … Devamını Oku

Ehl-İ Kitab’ı Veli Edinmek-3

Ebubekir Sifil2007, Aralık 2007, Gazete Yazıları

Şurası açık ki bir müslümanla evlenmeyi kabul etmiş kitabî bir kadın –teoride olmasa bile pratikte– kendi dinindeki birtakım mübahları/helalleri terk etmeyi göze almış demektir. Aksi halde böyle bir evlilik çürük bir zemin üzerine kurulmuş olacaktır.
İbnu’l-Hümâm bu noktaya parmak basar ve anlam olarak şöyle der: Hz. Ömer (r.a) Ehl-i Kitap kadınlarla evlenen bazı sahabîleri bundan men ederken, bu kadınlarla evlenmenin haram olduğunu söylememiştir. Onun dikkate aldığı husus şudur: Böyle bir evlilik yapan müslüman için gayrimüslimlere karışma (onların hayat … Devamını Oku

Ehl-i Kitab’ı Veli Edinmek-2

Ebubekir Sifil2007, Aralık 2007, Gazete Yazıları

Büyük müfessir İbn Cerîr et-Taberî, “ifsad”ın mahiyeti üzerinde dururken ilgi çekici bir noktaya parmak basar: Yeryüzünde fesat çıkarmanın birçok şekli vardır. Mü’minlerin kâfirleri veli edinmesi de yeryüzünde fesat çıkarmak cümlesindendir. Allah Teala şöyle buyurur: “Allah’a ve ahret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa, Allah’a ve Resulü’ne düşman olan kimselerle dostluk ettiğini göremezsin.” (58/el-Mücâdile, 22)
İşte bu ahvaldeki gayrimüslimler hakkında mü’minler uyarılmakta ve onları dost, sırdaş, yaran, yar ve yardımcı tutmamaları emir buyurulmaktadır. … Devamını Oku

Ehl-i Kitab’ı Veli Edinmek

Ebubekir Sifil2007, Aralık 2007, Gazete Yazıları

Kur’an, aynı inanç birliği içindeki insan gruplarının birbirleriyle ilişkisini, aralarındaki ortak zemini esas alarak “velayet ilişkisi” şeklinde tanımlamıştır. Buna göre;
* Mü’min erkek ve kadınlar birbirlerinin velisidir. (9/et-Tevbe, 71)
* Münafık erkek ve kadınlar birbirlerindendir. (9/et-Tevbe, 67)
* Yahudiler ve Hristiyanlar birbirlerinin velisidir. (5/el-Mâide, 51)
* Kâfirler birbirlerinin velisidir. (8/el-Enfâl, 73)
Üstelik Mü’minler, Ehl-i Kitab’ı ve daha genelde kâfirleri veli edinmekten sakındırılmış (3/Âl-i İmrân, 28; 4/en-Nisâ, 144), Mü’minler’i bırakıp kâfirleri veli edinmenin münafıkların özelliği olduğuna dikkat çekmiştir (4/en-Nisâ, 138-9).
Bütün bu ayetlerde geçen … Devamını Oku

Fıkh’ın Beşerîliği ve İçtihadda İsabet-3

Ebubekir Sifil2007, Aralık 2007, Gazete Yazıları

Günümüzde bir kimse, “Madem ki fıkhî hükümlerin büyük çoğunluğu içtihad ürünüdür ve bütün müçtehidler isabetlidir, o halde ben de içtihad ederim, benim de içtihadım isabetli olur” dese ne lazım gelir?
Bediüzzaman’ın ve dönemin birçok aliminin dile getirdiği maniaları aşarak mutlak içtihad seviyesine ulaşma başarısının gösterildiğini “muhal farz” kabul ederek konuşacak olarsak, evvela Fıkıh binasının karakteri hakkındaki bu tesbitin (fıkhî hükümlerin büyük çoğunluğunun içtihadî olduğu tesbitinin) doğruyu yansıtmadığını belirtmeliyiz. Zira bizzat Kur’an ve arkasından Sünnet tarafından belirlenen alana Sahabe … Devamını Oku

Ehl-i Kitab’ı Veli Edinmek

Ebubekir Sifil[dosya], 2007, 2007 Yılı, Aralık 2007, Aralık Ayı 2007 OS, Dinler Arası Diyalog, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru
Bir gazete yazarı ismen belirttiği birtakım hocalara hitaben üç soru sordu.

Kur’an bir yandan yahudileri ve hiristiyanları dost edinmememizi öneriyor diğer taraftan da yahudi ya da hiristiyan kadınlarla evlenmemize cevaz veriyor. Burada bir çelişki yok mu?
İslam dinine göre Yahudiler lanetlenmiş kavimdir. Halbuki Allah katında bütün insanlar eşittir. Bunun açıklaması nedir?
Suudi kralı Vatikan’ı ziyaret etti. Papa iade-i ziyarette bulunamaz. Zira Hicaz bölgesine gayrimüslimler giremez. Bu durum bir arada yaşama fikrine aykırı değil mi?

Soruların muhatapları cevap verdiler mi, verdilerse ne … Devamını Oku

Fıkh’ın Beşerîliği Ve İçtihadda İsabet-2

Ebubekir Sifil2007, Aralık 2007, Gazete Yazıları

Bir önceki yazıda bütün müçtehidlerin isabetli olduğu görüşünün Mu’tezile’ye nisbet edildiğini ve Ehl-i Sünnet ulemadan (hatta bu görüşün kendilerine nisbet edildiği “re’y ehli”nden) bazılarının bu görüşü çürütme yoluna gittiğini görmüştük.
Yine orada, müçtehidlerin tamamının doğruya isabet ettiği görüşünün, Dört Mezhep İmamı’ndan nakledilen iki görüşten biri olduğunu belirtmiştik. Bunu söyleyen sadece es-Sâlihî değildir. “İmamu’l-Müfessirin” ünvanıyla anılan İbn Atıyye, el-Muharraru’l-Vecîz isimli tefsirinde bu konudaki ihtilafı özetledikten sonra şöyle der: “Ehl-i Sünnet’in çoğunluğu, fer’î meselelerde hakkın her iki tarafta da olduğunu … Devamını Oku

Fıkh’ın Beşerîliği ve İçtihadda İsabet-1

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Kasım 2007

el-Beğavî, 21/el-Enbiyâ, 79. ayetinin tefsiri esnasında içtihadda isabet meselesine değinir ve “her müçtehid içtihadında isabetlidir” diyenlerin, görüşlerini bu ayetin zahiriyle ve hata ettiği halde müçtehide sevap verileceğini bildiren hadis ile delillendirdiğini belirtir. Ardından da “Ehl-i re’y”in bu görüşte olduğunu söyler.
Müfessir el-Kurtubî de aynı ayetin tefsirinde, içtihad ederek farklı sonuçlara ulaşan müçtehidlerden sadece birisinin doğruya isabet, diğerlerinin ise hata ettiği görüşüne meyleder; ancak 33/el-Ahzâb, 334 ayetinin tefsirinde kesin bir ifade kullanarak bütün müçtehidlerin isabetli olduğunu belirtir. el-Âlusî de … Devamını Oku

Kadın Peygamber

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2007, Kasım Ayı 2007 OS, Okuyucu Soruları

Soru
Bir Hocaefendi, kadınlardan peygamber gönderilmesi konusunu tartışmaya gerek olmadığını, Cenabı Hakkın İsrailoğullarına kendi aralarından kadın peygamberler gönderdiğini söylüyor. Örnek olarak da Hz. Meryem’i ve Hz. Asiye’yi zikrediyor. Doğru mudur?
Cevap
Öncelikle Farsça olan “peygamber” kelimesinin dilimizdeki kullanımının hem “resul”, hem de “nebi” kelimelerini kapsadığını belirtelim. Bu iki kelimenin eşanlamlı olduğunu söyleyenler olduğu gibi, farklı anlamlarda olduğunu söyleyenler de vardır. Çoğunluğu oluşturan ulema “resul” kelimesinin, yeni bir kitapla/şeriatla gönderilen yahut kendisinden önceki herhangi bir resulün şeraitine uymakla emrolunmayan peygamberleri, “nebi” … Devamını Oku

Kevserî Sempozyumu

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Kasım 2007, Muhammed Zahid el-Kevserî, Şahıslar

Siz bu satırları okurken Düzce’de “Uluslararası Düzce’li M. Zâhid Kevserî Sempozyumu”nun ilk gün oturumları yapılıyor. Sempozyum Sakarya İlahiyat’tan bazı öğretim üyeleriyle Düzce Belediyesi’nin ortaklaşa girişimiyle hayata geçirilmiş bulunuyor. Emeği geçen, katkı veren herkesten Allah razı olsun…
Vefatının üzerinden yarım asırdan fazla bir zaman geçti. İmam el-Kevserî’yi anmak/tanıtmak amacıyla düzenlenen ilmî toplantıların ilki merhum M. Esat Coşan hocaefendi önderliğinde 1995 yılında gerçekleştirilmişti. el-Kevserî merhumun hayatı, ilmî kişiliği ve görüşleri konusunda Türkçe ilk ciddi ilmî çalışma, o sempozyumda sunulan tebliğlerin … Devamını Oku