Dünyayı Kimler Nasıl Yönetiyor?

Ebubekir Sifil2012, Eylül, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ModernizmLeave a Comment

İslam Dünyası'nın modern zamanlarda yaşadığı Batı kaynaklı fiilî işgaller bu sorunun cevabı noktasında bize bir miktar ipucu veriyor. Başka yollarla denetim altına alamadıkları coğrafyaları metazori hizaya getirmeye çalışıyorlar.

Başlıktaki sorunun, Milli Gazete’nin okuyucularına vereceğini duyurduğu Gizli Dünya Devleti isimli kitapla ilişkili olduğunu ayrıca belirtmeye gerek yok. Sorunun birinci kısmının, artık herkesin bildiği bir “sır” (!) olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. “Nasıl yaşayacağımızı, hangi konuda ne düşüneceğimizi, neleri nasıl üretip tüketeceğimizi… kimler belirliyor” sorusu en azından icmali seviyede insanlığın meçhulü değil. Ancak bu durum, meselenin “tafsil” seviyesinde bilinmesi gerektiği gerçeğini ortadan … Read More

İşleri Dinleri Gibi

Ebubekir Sifil2012, Eylül, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ModernizmLeave a Comment

Modern Batı sadece kendi insanını heder etmedi. Dünya insanlığının modern zamanlarda yaşadığı bütün travmalarda onun imzası var. [fotoğraf: smithsonianmagcom]

Modern Batı’yı ilk defa müşahede edenlerimiz için tartışma dışı bir tesbitti: “Dinleri işimiz gibi, işleri dinimiz gibi.” Bu söz, Batılıların dinleri dışında her şeylerinin Hak Din’le kıyaslanabilecek kadar mükemmel olduğunu anlatıyordu. Hatta bir adım daha ileriye giderek bu tebsitte açık bir öykünme bulunduğunu dahi söyleyebiliriz. Batı’nın “ilerleme” yolunda yaptığı müthiş sıçrama idealize edilirken, bunu mümkün kılan dinî, fiilî ve zihnî … Read More

Salim Öğüt Hocanın Ardından

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Haziran 2012, Konularına Göre, Modernizm, Şahışlar, Şahıslar, Salim ÖğütLeave a Comment

2008 veya 2009 yılıydı; kütüphanemde çalışıyordum. Telefonum çaldı. Arayan kişi Prof. Dr. Salim Öğüt hocaydı. Modern din algısına karşı sell-ü seyf etmişti hoca. Bu çerçevede piyasada ne var ne yok diye araştırmış ve bizim çalışmalarla da karşılaşmıştı. Teşekkürlerini, takdirlerini ilettikten sonra “görüşelim” demişti. Kitaplardan birer adet gönderdim kendisine çorbada tuzumuz olsun diye. Yanılmıyorsam Çorum’daydı. Bir süre sonra, Antep’ten mi desem, … Read More

Bir Garip Gündem

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Haziran 2012, Konularına Göre, ModernizmLeave a Comment

Ebubekir Sifil

Türkiye’nin “kürtaj” diye “öncelikli” bir meselesi var mıdır gerçekten? Kadın-erkek ilişkilerinin, özellikle büyük şehirlerde alabildiğine zıvanadan çıktığı bir ortamda bu meseleyi konuşmak, itiraf edelim ki komik duruyor. Gençlerin karşı cinsle sınır tanımayan yakınlaşması, kadın ve kızların annelerine, ninelerine inat giyim-kuşam tarzı, sokakta ayak uçlarına bakarak yürümeye mecbur ediyor “iffet” diye bir meselesi olanları. İnsanları gayrimeşru ilişkiye götüren, hatta “teşvik eden” … Read More

Dindar Bir Nesil Yetiştirmek

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Modernizm, Şubat 2012Leave a Comment

Dillendirmesi zor, gerçekleştirmesi daha zor bir husus “dindar bir nesil yetiştirmek”… Dillendirmesi zor, çünkü bu milletin bu topraklardaki varlığını 1923’ten başlatmayı alışkanlık edinmiş seçkinci “beyazlar” bakımından hazmedilmesi mümkün olmayan bir mesele bu. Bu dünyada var olabilmenin asgari şartının Allah’la bağları koparmak olduğuna iman etmiş, ezan sesi duymaktan rahatsız olan, Ramazan, Kurban, Hacc ve diğer İslamî şeair söz konusu olduğunda rahatsızlığı … Read More

Modernizme Kelamî Bakış

Ebubekir Sifil2012, Akaid, Gazete Yazıları, Kelam, Konularına Göre, Modernizm, Şubat 2012, UsulLeave a Comment

Salı günü Ankara’daydım. Başlıktaki ifade, orada yaptığım bir sunumun da başlığıydı. Siyasallılar Vakfı’nın davetlisi olarak bence “uzun” bir aradan sonra yeniden Ankara’yı teneffüs etmenin heyecanını yaşadım. Yaşadığım tek heyecan bu değildi. Uzun yıllarımın geçtiği Keçiören’i tekrar gördüm. Ankara’yı kelimenin tam anlamıyla “esir” almış olan kışı Keçiören’in yokuşlarında bir kere daha yaşadım… Siyasallılar Vakfı, Ankara’dayken bir süre Akaid dersleri yaptığım bir … Read More

Toplumsal Hayat ve Kadın

Ebubekir Sifil2012, Gazete Yazıları, Gündem, Konularına Göre, Modernizm, Ocak 2012Leave a Comment

Bir hanım kardeşimizden, kadının toplumsal hayattaki rolü konusunda zikre değer tesbitler ihtiva eden bir e-posta aldım. Uzunca bir metinden oluşan o e-postanın önemli yerlerini aşağıya alıyorum: “(…) Dr. Muhammed Ekrem Nedwi veya Muhammet Yılmaz’ın “İbn Hacer’in Hocaları Bağlamında Kadın Hadisçiler” kitaplarını okuduğumuzda, kadının İslami ilimler bağlamında İslam toplumunda ne kadar aktif olduğunu görüyoruz. Daha doğrusu soru şu: Görüyor muyuz hocam, … Read More

Hala Orada Mısınız?

Ebubekir Sifil2002, Gazete Yazıları, Kasım 2002, Konularına Göre, Mezhep, ModernizmLeave a Comment

Modern zamanlarda Müslümanlar’a “bir” hal olmadı, “birkaç” hal oldu. Papalık tarafından başlatılan diyalog sürecinin, sadece Hristiyanlar ile diğer dinlerin mensupları arasında değil, bizzat Hristiyan mezheplerinin kendi aralarında da yürütüldüğünü biliyoruz. Gerek bu husus, gerekse kendi tarihsel tecrübemiz ve hal-i hazırımız, mezhepler/gruplar arası diyaloğun önemini yeterince açık bir şekilde ortaya koymaya yetmiyor mu? Herhalde yetmiyor olacak ki, 1000 yılı aşkın bir … Read More

“Özümseme” ve “İfraz” Mekanizmaları

Ebubekir Sifil2002, Ağustos 2002, Gazete Yazıları, Konularına Göre, ModernizmLeave a Comment

Daha önce bu köşede, Malezya’da doktora yapan Serdar Demirel kardeşimden bahsetmiştim. Türkiye’de yayımlanmakta olan bir dergiye gönderdiği bir yazıyı bana da gönderme inceliğini göstermiş. Nefis tesbitler içeren bu yazının bir kısmını –birkaç  küçük tasarrufla– sizinle paylaşmak istedim. Buyrun: “Son dönemde en çok kullanılan kavramların başında –tabii ki terör, terörizm ve teröristten sonra– “globalizm” gelmektedir. Bu kavramlar sadece masum birkaç harfin … Read More

Batı “Hukema”dan Ne Öğrendi?

Ebubekir Sifil2002, Akaid, Gazete Yazıları, Konularına Göre, Kuraniyyum, Modernizm, Temmuz 2002Leave a Comment

İslam filozoflarının, Felsefe’nin “İslamîliğini” temellendirmek için Kur’an’ın tefekkür, i’tibar, tedebbür, tezekkür, teemmül… vurgusuna başvurması bana oldum olası “problemli” görünmüştür. Düşünürüm ki, Kur’an’ın bu alandaki çağrısı Mekkî’dir ve dahi Yüce Allah’ın vahdaniyet, kudret ve azametine imana ve bunları itirafa çağırır. Bu maksat hasıl olduktan sonra sıra “teslimiyet”e, yani “uygulama”ya gelir. Bir sonraki ise iman, amel ve ve takvada “kemal”e ulaşma merhalesidir. … Read More