Sünnilik Olmuyor, İ’tizal Verelim! Bizde Fırka Çok-2

Ebubekir Sifil2008, Aralık 2008, Gazete YazılarıLeave a Comment

Recm bahsinde hükmün Sünnet’le sabit olmasını meselenin “zayıf noktası” zannedip oraya abanmak, ne yaptığını bilen bir müslüman için “dinî bir tutum” olarak ne kadar mümkündür? Böyle bir “imkân”dan ancak bir şekilde bahsedebiliriz: İlgili sünneti bize nakledenlerin güvenilirliği (zabtı ve itkanı), hatta “müslümanlığı” söz götürür olursa! Nitekim Haricîler bu konuda inkâr cihetinde saf tutanlar içinde en tutarlı davranışı sergileyenlerdir. Onlara göre … Read More

Bazı Cemaatler Ve Metotlar Üzerine-1

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008Leave a Comment

Soru Hizmetler ne kadar büyük olursa olsun fikirde bizi hak çizgiden ayıran yaklaşımlara karşı tavrımız ne olmalı hocam? Hizmete destek mi verelim, fikirleri eleştirip o kardeşleri uyarmaya mı çalışalım, bir doktorun hastaya sen hastasın demesi gibi? Said Nursi eserlerinde cifiri çokca kullanıyor ve Kuranın tamamının cifir yoluyla bir tefsirinin yapılmasını istiyor. Cifirlede kendi ismine kadar Kuranda 40-50 işaret buluyor eserlerine … Read More

Bir Tenkit Vesilesiyle-3

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008Leave a Comment

Öztürk, İmam Ebû Hanîfe’nin bir kısım alimler tarafından tenkit ve cerh edilmesini 4 sebebe bağlamaktadır: Zorba Emevî ve Abbasî yönetimlerine karşı çıkması ve bu yönetimlere karşı gerekirse kılıç kullanılmasını önermesi, İslam’da akılcı akımın öncüsü olması, Hz. Muhammed dışında eleştirilmez kişi, Kur’an dışında eleştirilmez kitap kabul etmemesi, Hadis diye nakledilen sözlerin Kur’an’a aykırı olanlarına Peygamberimizin sözü olarak itibar etmemesi. Bu maddeler … Read More

Bir Tenkit Vesilesiyle-2

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008Leave a Comment

Öztürk’ün, muhterem Eygi’yi tahkir edeceğim hıncıyla devirdiği çamlardan bir diğeri, “Kur’an’a çağrı” söylemini “tevhid” merkezli olarak takdim edip, arkasından da bu tavrı İmam el-Gazzâlî’nin el-Müstesfâ’daki tavrı ile refere etmesi. Gören de Öztürk’ün İmam el-Gazzâlî ile aynı vadide seyrettiğini sanır! Adı geçen eserinde bütün şer’î hükümlerin –belli şartlar ve rükünler doğrultusunda– kabil-i nesh olduğunu, ayetlerin tilavetinin mensuh hükmünün baki olmasının caiz, … Read More

Sünni-Şii İhtilafı-8

Ebubekir Sifil2008, 2008 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2008, Kasım Ayı 2008 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Mezhep taassubu caiz mi? Bu sorunun cevabı bir önceki yazıda zımnen verilmiş oldu. Şayet itikadî kabuller mezhep tarafından belirlenmişse, başkaları tarafından “mezhep taassubu” olarak ifade edilen husus, böyle bir mezhebe bağlı kimse/kesim için “İslam’ın/imanın gereği” olmaktadır. Dolayısıyla bir mü’min için “dinine taassupla bağlı” ifadesini kullanmak ne kadar abes ve anlamsız ise, bu durumdaki bir mezhep müntesibi için de “mezhep mutaassıbı” … Read More

Bir Tenkit Vesilesiyle-1

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008Leave a Comment

Son birkaç gündür Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün, Milli Gazete yazarlarından Mehmet Şevket Eygi’ye yönelik “açık mektup”larını okuyoruz. Eygi’nin ne dediği ve Öztürk’ün ona niçin böyle mukabele ettiği elbette kendilerini ilgilendirir. İşin bu yönüne bir “okuyucu”dan daha ileri boyutta iştirak etmem ya da tepki vermem söz konusu değil. Bu tartışmada kimin haklı, kimin haksız olduğunun ve tarafların birbirleri hakkında kullandığı … Read More

Düşmanın Silahıyla Silahlanmak?!

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008Leave a Comment

İslam’ı şer-i şerifin sınırlar içinde yaşamanın nefsimizi zorlamaya başladığı, mücadele azmimizin “hayatın gerçekleri” karşısında kırılmaya yüz tuttuğu noktada ışık huzmesine tutunurcasına sarıldığımız bir tutamak olur bu söz. Rahatlatır bizi; acziyetimize bulduğumuz gerekçeleri, na-ehilliğimize uydurduğumuz bahaneleri bir anda “kesin delil” kılar! Ya da biz öyle sanarak kendimizi kandırmayı tercih ederiz! Kendimi bildim bileli duyarım “hadis” diye dilden dile aktarılan bu sözü … Read More

Sünni-Şii İhtilafı-7

Ebubekir Sifil2008, 2008 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2008, Kasım Ayı 2008 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru sahibinin ifadesiyle “mezhepten İslam’a açılmak” mümkün müdür? Bu soruyu şöyle sormak da mümkün: Mezhepsiz bir İslam mümkün müdür? Buradaki “mezhep” tabiriyle “itikadî mezheb”in kastedildiğini belirtelim ve şöyle bir genel tesbitte bulunalım: Mezhep meselesini hafife alanlar, mezhebi “İslam’ı sınırlayan” bir unsur olarak görenler ya da mezhebin gereksizliğini düşünenler aslında eşyanın tabiatına aykırı hareket ediyor. Şöyle: “İtikad”ı, Din’de inanılması ve reddedilmesi … Read More

Türkiye’de İslam Meselesi

Ebubekir Sifil2008, Gazete Yazıları, Kasım 2008Leave a Comment

Evet, Türkiye’de İslam bir “mesele”dir. Hem “değişmez gündem” olması dolayısıyla, hem de yaşadığımız bütün problemlerin uzaktan ya da yakından, doğrudan veya dolaylı olarak İslam’la ilişkili bulunması sebebiyle. Ne var ki yönetici elitler bunu açık yüreklilikle, soğukkanlılıkla ve objektif olarak görmemekte ısrarlı olduğu için Türkiye yapısal problemler yaşamaktan başını alamıyor. Size bir soru: Türkiye’nin AB’ye tam üye olması halinde (şükür ki … Read More