Bediüzzaman ve Risale-i Nur-1

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Ağustos 2010, Ağustos Ayı 2010 OS, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru: Selâmun âleykum hocam. Radikal, nurcu ve tasavvuf ehli arkadaşlarım var. Bazı konularda bilgilerimizi paylaşıyoruz ama anlaşamadığımız konular var. Bu konularda ise sıkıntı yaşadığımız temel mesele hepimizin ikna olacağı kaynak bilgilere sahip olmayışımızdır. Aşağıda sorduğum soruları her grubunda mütmaîn olabileceği kaynak delillerle cevaplarsanız büyük bir problemin çözülmesi ve kafalardaki şüphelerin gitmesi açısından faydalı ve hayırlı bir hizmet etmiş olacaksınız. Örneğin ayet, hadis-i şerif, peygamber hayatı, ashabın, tabiunun hayatı, tanınmış ve ehli sünnette ekol kabul edilen İslam alimlerinin … Devamını Oku

İki Ayet ve Ahvalimiz

Ebubekir Sifil2010, Ağustos 2010, Gazete Yazıları

Müslümanlar olarak maruz bulunduğumuz maddî/somut sıkıntılar yanında derin fikrî ve itikadî problemlerle de yüz yüze bulunduğumuz bir dönemdeyiz. Evet, kıpırdanmalar var; fakat sağlıklı bir yapılanmadan söz etmek hayli zor. Ramazan’ın sağladığı ruh ve zihin dinginliği içinde, iki ayeti merkeze alarak yeniden tefekkür etmeyi deneyelim istiyorum. Üzerinde duracağım ayetlerden birisi bireysel, diğeri toplumsal problemlerimizden çıkış yolunu gösterir muhtevada. İlk ayet şöyle: “Kim Allah’tan ittika ederse, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve ona beklemediği yerden rızık verir. … Devamını Oku

Bir Hadis

Ebubekir Sifil2010, Ağustos 2010, Ağustos Ayı 2010 OS, Gazete Yazıları

Soru “Muhterem Hocam, Müslim Cennet 52 nolu Hadis-i Şerifte buyurulan, “Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır; … diğeri de giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır…” hadisinde geçen “giyinik çıplaklar”dan ve özellikle “başları deve hörgücü gibi” olanlardan murad nedir? Yani bugün toplumun genelinde kadınların yaptıkları topuz bu ifadeye dahil olabilir mi? Bir de topuzlu saçlar ile kılınan namazların kabul edilmeyeceğine dair hadis-i şerif varid … Devamını Oku

Kutsal Sıtmamız

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Temmuz 2010

“Müslüman demokrat” ne demek? Ya da “Demokratik Hilafet”? Sadece bir “takdim tarzı” veya kitap ismi mi? Soruyu şöyle sorduğumuzda işin mahiyetinin farklı olduğu daha net anlaşılacak: “Antidemokratik Müslüman” mı, “gayrimüslim demokrat” mı daha makbuldür? Biraz daha açalım: “İnsanın Müslüman olanı makbuldür” cümlesini mi, yoksa “Müslüman olsun ya da olmasın insanın demokrat olanı makbuldür” cümlesi mi makbuldür? Bu soruya, “demokrat” ve “Müslüman” kelimelerinin içinin nasıl doldurulması gerektiği noktasında bir mutabakat temin etmeden doğru cevap verilemez. Aksi halde “müslümanın … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe Ve Hadis İmamları-3

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Ebû Hanîfe, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Temmuz Ayı 2010 OS

Bir önceki yazıda İmam Ebû Hanîfe’den rivayette bulunan ve Kütüb-i Sitte müelliflerine hocalık etmiş olan büyük muhaddislerin İmam Ebû Hanîfe’den rivayette bulunduğunu görmek için el-Mizzî’nin Tehzîbu’l-Kemâl’ine bakmanın yeterli olacağını söylemiştim. Keza Kütüb-i Sitte müelliflerinin onun rivayetlerine yer vermemiş olmasının “güven” meselesi olarak algılanmaması gerektiğini birkaç örnek üzerinden ifade etmeye çalışmıştım. İbn Hacer el-Askalânî’nin, Ta’cîlu’l-Menfa’a’sı konumuz açısından son derece önemli bir çalışmadır. Zira bu eserde 4 mezhep imamı tarafından rivayetleri alınmış olduğu halde Kütüb-i Sitte’de rivayetlerine yer verilmemiş … Devamını Oku

Çağdaş Dönemde Kur’an Ve Tefsire Ne Oldu?

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Temmuz 2010

Başlıktaki soru, Ankara İlahiyat’tan Tefsir profesörü Mehmet Paçacı’nın son 10 yıllık çalışmalarını ihtiva eden eserin adı aynı zamanda. Kamuoyu, adını ilk duymaya başladığı dönemlerde İslam modernizminin belli başlı genç kuşak temsilcilerinden biri olarak tanıdı Prof. Dr. Paçacı’yı. Özellikle Kur’an ve Tefsir bağlamında modern yaklaşımı cesaret ve özgüvenle savunurdu. Ancak aradan bir süre geçtikten sonra İslam modernizmi denen çizgiyi sorgulamaya, söylemlerini gözden geçirmeye başladı. İslam’ın modernizasyonunun bir “proje” olarak  aslında ne olduğunu, nereyi işaret ettiğini ve gerçekten “İslam’a … Devamını Oku

Yemen Coğrafyası

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Haziran 2010

Yemen’e ne kadar yakın, ne kadar uzağız? Osmanlı’nın son dönemlerinde sahne olduğu isyan, işgal ve karışıklıklarla hafızamızda “gidenin gelmediği” bir coğrafya olarak yer etmiştir Yemen. Günümüzdeyse küresel zorbalar tarafından “terörizm” bahanesiyle hedef tahtasına oturtulan, ikinci Irak yapılmak istenen bir coğrafya. Bu kadar mı? Şüphesiz değil. İslamî ilimlerle ilgilenenlerin hafızasında bu coğrafyaya dair belli isimler vardır. Görüşleri etrafında hayli tartışmalar yaşanmış ve yaşanmakta olan Muhammed b. Ali eş-Şevkânî (1250/1834) mesela. Ondan önce Sübülü’s-Selâm adlı eserin müellifi Muhammed b. … Devamını Oku

Okuyucu Soruları 24 İmam Ebû Hanîfe Ve Hadis İmamları-2

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Ebû Hanîfe, Gazete Yazıları, Haziran 2010, Haziran Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları, Şahıslar

Kütüb-i Sitte müelliflerinin İmam Ebû Hanîfe’nin rivayetlerine yer vermemesinin son derece önemli teknik boyutları vardır. Böyle meselelerin herkes tarafından ve uluorta konuşulması büyük zararlara sebebiyet verir. Bizler, bütün mü’min kardeşlerimiz hakkında, ancak özellikle de bu ümmetin rehberleri olan o imamlar hakkında konuşurken, onların hemen yanı başımızda durduklarını farz ederek ve ağzımızdan onlar hakkında çıkan her sözün mahkeme-i kübrada mutlaka karşımıza dikileceğini bilerek konuşmalıyız. Belki sıradan bir insanın hakkına girmenin zararı kendimizle sınırlı kalır; ama o büyük insanların … Devamını Oku

Kur’an Kıssaları

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Haziran 2010

NTV Tarih dergisi 17. (Haziran) sayısında “Nuh tufanı”nını konu edinmiş. Olayın işleniş tarzı klasik oryantalist yaklaşımın tipik bir yansıması niteliğinde. Hz. Nuh (a.s) ile kavmi arasında geçen “tebliğ-inkârda ısrar” geriliminin sonucunda varılan nokta “tufan”dır ve ondan ancak Hz. Nuh (a.s)’a inananlar kurtulmuştur. Dergide bu olayın Sümerler’den, Gılgamış destanından hatta Batılı birtakım tufan efsanelerinden elde edilen bulgularla ortak noktalar taşıdığına dikkat çekilmiş ve olay, alışılagelmiş oryantalist tavır satır aralarına serpiştirilmek suretiyle verilmiş. Nuh (a.s) tufanı olsun diğer Kur’an … Devamını Oku