Kavram Kargaşası

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Temmuz 2011

Yoksa “kafa karışıklığı” mı demeliydim! Bu ülkede Yahudilik ve Hristiyanlık üzerine yazılanları hep teenniyle, ihtiyatla karşıladım, sözümü ulaştırabildiğim insanlara da bunu tavsiye ettim. Zira ilahiyat fakültelerimizde Dinler Tarihi başlığı altında yazılanların da okutulanların da büyük çoğunluğu Batı’da kaleme alınmış  çalışmaların uyarlamasından ibarettir. İnsanlık tarihini kendi tarihinden ibaret gören Batılı anlayış, bu alanı da kendi bakış açısını ve kavramlarıyla işlemiş, “bilimsel çalışma”yı format ve muhteva olarak “Batı standartları”na endeksleyen geri kalmış ülkenin kopyacı aydını/entelektüeli de onu alıp sadece … Devamını Oku

İki Hadis-3

Ebubekir Sifil2011, 2011 Yılı, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Temmuz 2011, Temmuz Ayı 2011 OS

Okuyucu sorusunun ikinci kısmı şöyleydi: “… güneş battığı zaman, güneşin secde etmeye gittiğini ifade eden hadisler duyuyoruz; bunlara nasıl mana vermeliyiz?” Güneşin, battığı zaman Arş’ın altında secde etmeye gittiğini anlatan ve Ahmed b. Hanbel[1]Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 201., el-Buhârî[2]el-Buhârî, “Bed’u’l-Halk”, 4., Müslim[3]Müslim, “İman”, 250. ve daha başka Hadis imamları tarafından nakledilmiş olan bu rivayetler sahihtir. Kur’an-ı Kerim’de insanlar dışındaki varlıkların, hatta bizim “cansız” olarak nitelendirdiğimiz varlıkların dahi secde ettiği tasrih buyurulmaktadır: “Görmedin mi ki, muhakkak Allah’a göklerde … Devamını Oku

Güncelin Kalıcılaşması

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Temmuz 2011

Günlük bir gazetede köşe yazısı yazan bir insan ne yazmalıdır? Halkın okumak istediğini?! Medyanın belli bir kesimine hükmedenler “halk böyle istiyor” cümlesini sıklıkla tekrar etmeyi pek sever. Yaptıkları işe “meşruiyet” temin eden bir formüldür bu. Aslında onlar da bilirler bu cümlenin aslının olmadığını. Yaptıkları işin “halkı yönlendirmek” olduğunun tabii ki bilincindedirler. Bunun için maaş alırlar. Ama yine de “halk böyle istiyor”dan vaz geç-e-mezler. Zira bilirler ki onlar bu sihirli formülü tekrar ettikçe halk da halkın “böyle istediğine” … Devamını Oku

Moderniteye Direnmek

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Haziran 2011

Modernite deyince aklımıza öncelikle hayatın görünen yüzünün gelmesi karşı karşıya bulunduğumuz problemin ciddiyetini gösteriyor. Modernite-İslam ilişkisi bağlamında tartıştığımız meselelerin birkaç “kışkırtıcı” başlığa inhisar etmesi de aldatıcı noktalardan biri şüphesiz. Oysa bunlar sonuç. Sebebe inmedikçe meseleyi –en azından zihnimizde– çözme şansına sahip olmamız mümkün değil. Müslümanlar olarak –mesela– modernitenin kurguladığı “üretim-tüketim ilişkileri” hakkındaki düşüncemiz nedir? İslam, üretimin ve tüketimin hangi esaslar dahilinde olmasını öngörür ve biz, fiilen yaşamakla bir cüz’ünü oluşturduğumuz modern üretim-tüketim ilişkileri bütünü içinde İslam’ın öngördüğü … Devamını Oku

İki Hadis-2

Ebubekir Sifil2011, 2011 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2011, Haziran Ayı 2011 OS, Okuyucu Soruları

İbnu’l-Cevzî, el-Mevdû’ât’ında Sa’lebe b. Abdirrahman (r.a) hakkındaki bu rivayete hususi bir babda yer vermiş ve yaklaşık 2 sayfa tutan bir rivayeti zikrettikten sonra şu noktalara dikkatimizi çekmiştir: Rivayette Sa’lebe’nin şiddetli teessür ve pişmanlığı üzerine “Rabbin ne seni terk etti, ne de sana darıldı” (93/ed-Duhâ, 3) ayetinin indiği zikrediliyor. Oysa olay Medine’de geçtiği halde bu ayet Mekke’de nazil olmuştur. Sahabe arasında “Düfâfe” isimli birisi mevcut değildir.[1]Hz. Ömer ve Selmân (r.anhumâ)’ın  dağda rastlayıp Sa’lebe (r.a)’ın yerini öğrendikleri çoban. Rivayetin … Devamını Oku

Suriye Neyimiz Olur?

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Haziran 2011

Nusayri Esed yönetimini Hüsnü Mübarek’ten güçlü kılan nedir? Esed’in topunun-tüfeğinin Mübarek’inkinden fazla oluşu mu, arkasındaki Batı desteği mi, Ortadoğu yönetimlerinin yeşil ışığı mı, halkından gördüğü tasvip mi?.. İnsanın aklı almıyor. Bir halkın başına musallat olmuş bir avuç cani… İnancı farklı, hayata bakışı farklı… Halkıyla hemen hiçbir ortak yönü yok. Geçmişte halkına kan kusturmuş ve bugün de kusturmaya –hem de en hunharca şekilde– devam ediyor. Bosna savaşı sırasında masum Boşnakların kanını akıtan Sırp canilerinden ne farkı var bunların? … Devamını Oku

İki Hadis-1

Ebubekir Sifil2011, 2011 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2011, Haziran Ayı 2011 OS, Okuyucu Soruları

Soru Ben bir hadis işittim; Salebe adında bir sahabi cihada giden bir arkadaşının hanımına kötü gözle bakmış… Hadis uzun..  En sonunda Cebrail Peygamber aleyhisselam efendimize gelerek onun affedildiğini bildiriyor. Daha sonra bu sahabe Peygamber efendimiz namaz kılarken heyecandan ölüyor. Peygamber efendimiz onun cenazesinde çok melek olduğu için ayakuçlarına basmak zorunda kalıyor diye bir hadis. Bu hadis sahih midir? Benim anlayamadığım melekler olduğu zaman bizim ayakuçlarımıza basmamız bir şeyi değiştirir mi, yani onlar bizim bulunduğumuz yere geldiğinde bir … Devamını Oku

Semiyyu’z-Zebîh: Alemin Ölümü

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Haziran 2011

Cuma günü –bermutad– öğle vaktine yakın telefonu açtığımda Ankara’dan Emre Andaç kardeşim aradı. Biz İstanbul’da ikamete başladıktan sonra Emre kardeşimle yaptığımız bütün telefon görüşmelerinin konusu aynıydı. Bu görüşmenin konusunun da aynı olacağı hissiyle açtım telefonu. Selam verdikten sonra ilk cümlesi “Sabah 7’den beri arıyorum” oldu. İçime ılık bir şeylerin aktığını hissettim. Nefesimi tuttum. “İsmail Çetin hocam vefat etti” diye ekledi hemen. “İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci’ûn.” 80’li yılların başlarında Ankara’da üniversite öğrencisiyken tanımıştım Hoca’yı. Hacıbayram’da bir … Devamını Oku

Kürtler: Bir Delikten İki Kere Sokulmak

Ebubekir Sifil2011, Gazete Yazıları, Haziran 2011

Aramıza yapay sınırlar çizilmeden ve “İslam ülkeleri” tabiri dilimize düşmeden çok önce zihnimizdeki yerini yitirmeye başlamıştı “İslam kardeşliği” olgusu. Her bir etnik unsur ayrı bir baş çekmeyi ve “İslam kardeşliği” vakıasını bu şekilde fiilen ortadan kaldırmayı “marifet” saymaya başladığında başlamıştı “bölücülük” fitnesi aslında. Arapları Türkleri “işgalci” görecek, Türkleri köpeklerine “Arap” ismi takacak vadilere savuran o illetten başkası değildi. Sadece alfabemiz, takvimimiz, kıyafetimiz değildi değiştirilen; dost ve düşmanlarımız da değişmişti kaçınılmaz olarak. Sırtımızı birbirimize dönünce, yüzümüzü döndüğümüz taraftan … Devamını Oku

Camide Ayin

Ebubekir Sifil[dosya], 2011, Dinler Arası Diyalog, Gazete Yazıları, Haziran 2011

Geçtiğimiz günlerde İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı’daki Pazaryeri camiinde Patrik Bartholomeos tarafından düzenlenen ayin hayli tartışıldı. Olay Dinlerarası Diyalog bağlamında yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi: Gayrimüslimler camilerde ayin yapabilir mi? Meselenin Diyalog bağlamında nereye oturduğu açık. Diyalog sürecine bir kere girildiğinde bu tarz işlerin meydana gelmesi kaçınılmaz oluyor. Meselenin aslına girmeden bir noktaya açıklık getirelim: Fıkh’ı, “yeni durumlara yeni çözümler bulma mekanizması” olarak gören hastalıklı bakış, önce fiili işliyor, fetva arayışı arkasından geliyor. Atı arabanın arkasına … Devamını Oku