Bazı Şahıslar

Ebubekir Sifil2004, Cemâleddin Efgânî, el-Karadâvî, Gazete Yazıları, Haziran 2004, İbn Rüşd, İbn Teymiyye, Mevdudi, Muhammed Abduh, Muhammed Esed, Şahıslar, Seyyid Kutub

Soru: “Mevdudi, Seyyid Kutub, C. Efgani, M. Abduh, Hamidullah, Yusuf Kardavi, M. Ebu Zehra‘nın Ehl-i Sünnet dışı olduğu şayi olmuştur, bunların kitaplarından istifade edilemez mi? İbn-i Teymiyye, tilmizi İbn-i Kayyım el Cevzi ve İbn-i Rüşd için de hakeza…” Cevap: Adı zikredilen şahısların hepsini aynı kategoride değerlendirmek doğru değildir. Her birinin kendine mahsus görüşleri ve tavırları vardır. (Bu genellemeden İbn Teymiyye ve İbnu’l-Kayyım‘ı hariç tutmak gerekir. Zira el-Kevserî merhumun tabiriyle “İbn Teymiyye‘nin ayağını kaldırdığı yere İbnu’l-Kayyım basmıştır.” Yani … Devamını Oku

Başörtüsü

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS, Okuyucu Soruları

Soru: “Bir konuşmasında F. Gülen hocaefendi tesettür için teferruat dedi. Bu doğru mudur? Teferruat ne demektir? Ayrıntı ve detay anlamına geliyor ama, buradaki manası nedir? Üstelik tesettürün teferruat değil, füruat olduğunu biliyordum ben. Teferruat ve füruat ne demektir? Tesettür füruat mı, yoksa teferruat mıdır?” Cevap: Fethullah Gülen hocaefendinin başörtüsü hakkında kullandığı kelimenin “füruattandır” tarzında olduğunu hatırlıyorum. (Yanlış hatırlıyorsam düzeltin.) “Füru(at)”, Fıkhî bir tabirdir ve “Usul‘e ilişkin olmayan” anlamındadır. “Teferruat” kelimesi de aynı kökten gelmekle birlikte fıkhî bir … Devamını Oku

Nur

Ebubekir Sifil2004, Gazete Yazıları, Haziran 2004

Bugün birbiriyle ilişkili iki soruyu cevaplandırmaya çalışacağım: Soru.1: “Allah yerine “tanrı” kelimesini istimal caiz midir, değilse küfür müdür, fısk mıdır? Ve şu kelimeyi istimal etmek caiz midir: Bizim tanrımız Allah’tır, lakin Allah’ımız tanrı değildir?” Soru.2: “Malumunuz nur mahluktur, yaratılmıştır. “Allâhu nûrussemâvâti vel ard” (Allah göklerin ve yerin nurudur) ayetinde Allah kendisinden nur diye bahsediyor. Oysa nur mahluktur. Allah hâlıktır. Zahiren tezat var gibi görünüyor. Bu ikisinin arasını nasıl telif edebiliriz? Cevap.1: Allah ism-i şerifinin, Yüce Yaratıcı‘nın bütün … Devamını Oku

Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS

Soru: “Cuma namazı farz iken öğle namazı kılınır mı? Öğle namazı kılınırken cuma namazı kılınır mı? (…) Madem cuma namazı kılınabilir, neden cuma namazından sonra zühr-ü ahir namazı kılıyoruz? Bunu çoğu alim “Cuma namazı kabul edilmeyebilir, o yüzden kılınmalı” diye yorumluyor. Madem cuma namazı farz değil, neden kılınıyor? Yok cuma namazı farz ise o zaman neden zühr-ü ahir namazı kılınıyor?” Cevap: Sorunun, “Cuma namazı farzken öğle namazı kılınır mı?” kısmını şöyle anlıyorum: Bir kimsenin üzerine Cuma namazı … Devamını Oku

Saadet-i Ebediyye

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS, Okuyucu Soruları

Okuyucu soruları içinde hakkında bilgi istenen kitapların başında gelen “Saadet-i Ebediyye” isimli eserin benim elimde bulunan son baskısı 2001 tarihli ve yaklaşık 1250 sayfa. Bu hacimdeki bir kitabın bir yazı çerçevesinde detaylı bir değerlendirmesini yapmak takdir edersiniz ki mümkün değil. Bununla birlikte, piyasaya ilk çıktığı tarihten bu yana hacmi durmadan kabaran ve muhtevasında değişiklikler yapıldığı görülen bu eserin baştan sona zararlı olduğunu söylemek insaf ve adaletle bağdaşmaz. Eserde Ehl-i Sünnet‘e yapılan yoğun vurgu ve genel olarak Ehl-i … Devamını Oku

Bazı İsimler

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Cemâleddin Efgânî, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS, Muhammed Abduh, Muhammed İkbal, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Seyyid Kutub

Bir okuyucumun oldukça uzun sorusunu özüne dokunmadan aşağıya alıyorum: Soru: “İhlas yayın grubu Seyyid Kutup, Efgani, Abduh, Elbani vs. gibilerini mezhebsizlikle itham ediyorlar. Delillerini de kaynaklarından vererek gösteriyorlar, biz de kabul ediyoruz. (…).Bakalım sıra kimde. Vallahi korkuyorum sizin aleyhinizde de Ehl-i Sünnet olmadığınıza dair bir iddia çıkacak diye. (…) grubunun sitesini tetkik ederken bir de ne göreyim, Muhammed Ebu Zehra, Ebul Hasan Ali en-Nedvi, Seyyid Sabık, Mustafa İslamoğlu v.s. gibileri mezhebsiz ilan edilmiş. (…) Biz kimi okuyacağız, … Devamını Oku

Alim-Veli

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS, Okuyucu Soruları

Soru: “Neden Mevlana, Bâyezid-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdâdî, Bişr el Hafî, Yunus Emre, İbrahim b. Edhem, İbrahim Havvas v.s. zevat-ı aliyeye evliya deniyor da alim denmiyor? Bu zatlar fıkıh bilmiyor mu, müçtehit değil mi, medrese tahsili almamışlar mı, tefsir, hadis bilmiyorlar mı? Neden bir hüküm beyan edilirken “Gazalî şöyle dedi, Merginanî’de böyledir, Suyutî’de şöyledir” v.s. deniyor da, “Mevlana veya Yunus vesaire şöyle buyurmuş” denmiyor? Said bin Müseyyeb ve Hasenul Basrî, sanırım ikisi de tabiin; Veysel Karanî de tabiin … Devamını Oku

Ali Şeriati

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS, Okuyucu Soruları

Soru: Ali Şeriati’ye pek çok cemaatin negatif yönde bakmasını ve eserlerinin tehlike arz etmesi söylemlerini nasıl irdeliyorsunuz? Ali Şeriati’nin eserlerine nasıl yaklaşmalıyız? 300’e yakın muhtelif eserlerini okumalı mıyız? Neden bu yazara böyle negatif yönden bakılıyor? Cevap: Ali Şeraiti (1933-1977) ilk eğitimini babası Muhammed Taki‘den aldıktan sonra Meşhed Öğretmen Okulu‘nu bitirdi (1952). 1956’da Meşhed Üniversitesi‘ne girdi. Buradaki direniş hareketine katıldığı için babasıyla birlikte tutuklandı; 6 ay tutuklu kaldı. 1960’ta Doktora için Fransa‘ya gitti. Sorbon‘da Din Sosyolojisi ve Dinler … Devamını Oku

Kalıbımıza Değil, Kalbimize Bakılacak

Ebubekir Sifil2004 Yılı, Dergi Yazıları, Dergilere Göre, Semerkand Dergisi, Yıllara Göre

Bizi yol almaktan, yükselmekten alıkoyan engelin bedenimizde olmadığını biliyoruz. Bir bacağımız yürürken aksıyor olsa da, zaten yürüyerek gidilemeyecek yere gidiyoruz. Sırat’tan geçişimize bunlar engel olmayacak. Bedenimizi burada bırakıp gideceğiz. Mallarımızı ve biriktirdiklerimizi de… O gün orada, yanımızda sadece kalbimiz ve amellerimiz olacak. O halde çabamız, bizi ‘yol almak’tan alıkoyan gerçek engelleri aşmaya yönelik olmalı. Kalıbımızdaki değil, kalbimizdeki engelleri… Dünya hayatını elden geldiğince uzatmak ve konforlu kılmak, modern varlık anlayışının en önemli hedefleri arasında bulunuyor. Bu hedefi gerçekleştirmenin … Devamını Oku

Said Nursi-Mehdi-2

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2004, Haziran Ayı 2004 OS, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said Nursi

Bir önceki yazıda yer alan soruyla bağlantılı olarak iki ayrı okuyucumdan gelen soruyu birleştirerek aşağıya alıyorum: Soru: Bediüzzaman Said Nursi‘nin Mehdi olduğu söyleniyor. Bu mümkün müdür? Onun Mehdi olma ihtimali var mıdır? Cevap: “Mehdi” kelimesi sözlükte “Kendisi hidayete ermiş bulunan, başkasının hidayete vesile olan” anlamlarına gelir. Kelimenin sözlük alamı esas alınacak olursa, insanların hidayetine vesile olan herkes bir anlamda “mehdi“dir. Dolayısıyla Said Nursi merhum da tıpkı diğer bütün İslam alimleri gibi –kelimenin sözlük anlamıyla– bir “mehdi“dir. Ancak … Devamını Oku