Kutsal Ruh’un mahiyeti Kilise Hristiyanlığının “üç uknum“unun birini oluşturan Kutsal Ruh‘un mahiyeti hakkında bilinmesi gereken hususları şöyle özetleyebiliriz: Hristiyan inancındaki “Kutsal Ruh” telakkisinin temelinin “Eski Ahid“e dayandırıldığını biliyoruz. “Başlangıçta Tanrı yeri ve göğü yarattı. Ve yer ıssız ve boştu ve enginin yüzü üzerinde karanlık vardı ve Allah’ın Ruhu suların yüzü üzerinde hareket ediyordu…” (“Tekvin“, 1:1.) Ancak “Eski Ahid“deki sade ve basit anlatım, “Yeni Ahid“de daha farklı boyutlar kazanır ve bu yeni açılım, soyut ve muğlak ifadelerle izah … Devamını Oku
Kilise, İncil, Hristiyanlık-3
Barnabas İncili Bugün elimizde “Barnabas İncili” adıyla mevcut bulunan metnin aslı, kim tarafından kaleme alındığı ve hangi döneme ait olduğu konusunda Müslümanlar‘la Hristiyan dünya arasında anlaşmazlık bulunmaktadır. Barnabas, her ne kadar Pavlus Hristiyanlığı tarafından öyle addedilmemişse de, Musevî-İsevî gelenek tarafından Havariler arasında sayılmıştır. Önceleri Pavlus gibi “sıkı” bir Yahudi iken bilahare İsevîliği seçmiştir. Önceki dinlerinde iken aynı üstada talebelik etmiş bu ikili, bilahare aralarında çıkan bir anlaşmazlık sebebiyle yollarını ayırmıştır. Bu anlaşmazlığın, Barnabas‘ın yeğeni olan İncil yazarı … Devamını Oku
Kilise, İncil, Hristiyanlık-2
İnciller Kur’an, Hz. İsa (a.s)’a “İncil” isimli bir kitap indirildiğini açıkça ifade etmiştir (bkz. 5/el-Mâide, 46; 57/el-Hadîd, 27). Bununla birlikte Hristiyan kaynakları Hz. İsa (a.s)’a böyle bir kitabın indirildiğinden bahsetmez. Esasen böyle bir şeyden bahsetmesi Kilise Hristiyanlığı‘nın din anlayışına taban tabana aykırı bir durum olurdu. Zira onlara göre İsa Mesih, ontolojik yapısındaki “tanrılık” vasfı dolayısıyla zaten vahyin bizzat kendisi ve kaynağıdır. Aslında İncil, Hz. İsa (a.s)’a vahiyle iletilmiş bir “İlahî Kelam”dır ve indirildikten sonra çeşitli şekillerde tahrif … Devamını Oku
Kilise, İncil, Hristiyanlık-1
Dinlerarası diyalog ve misyonerlik faaliyetleri dolayısıyla epey bir süredir gündemimizde bulunan Hristiyanlık hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz? Mesela aşağıdaki sorulara verilecek “tatmin edici” cevaplarımız var mıdır: –Hz. İsa (a.s) bir İsrailoğulları peygamberi iken (3/Âli İmrân, 49; 4/en-Nisâ, 71) Hristiyanlık nasıl “evrensellik” anlayışına sahip olmuştur? –Havariler Hz. İsa (a.s)’a samimiyetle bağlanıp mesajını yaymada kendisine yardımcı olacaklarına dair söz vermişken (bkz. 3/Âli İmrân, 52-3; 5/el-Mâide, 111), bilahare ne olmuştur da Hz. İsa (a.s)’ın tebliğ ettiği Tevhid inancı “üçlü ilah” … Devamını Oku
Küresel Vaftiz
“Marmara depremi sonrasında Türkiye’de en çok tartışılan konulardan birisi Hıristiyanlaştırma faaliyetleri daha doğrusu “Misyoner Örgütlerin Faaliyetleri” oldu. Ancak tartışmalarda pek çok gariplik vardı. Konuya eleştirel olarak yaklaşanların çoğu, Hıristiyan ve Misyoner kaynaklarına vakıf değildi; en önemlisi aktüel gelişmeler hakkında somut ve özel bilgileri yoktu. “Konuyu hafife alanlar ise, misyoner örgütlerin başarısını sadece “Yeni açılan kiliselere devam eden kişilerle ilgili istatistiklerle” ölçmeye kalkıyordu. “Ancak birkaç istisna dışında her iki taraf da “İsimsiz Hıristiyan: Unnamed Christian”, “Görünmeyen Kilise: Invisible … Devamını Oku
İsra ve Miraç Üzerine Notlar
Efendimiz (s.a.v)’in en büyük mucizelerinden birinin, modern zamanlarda hadislerin güvenilmezliği tezi üzerinden Sünnet‘e soru işaretleriyle yaklaşan bir tavra mesnet oluşturması gerçekten calib-i dikkat bir husus. İsra ve Miraç, pek çok anlam ve mesaj içeren kutsî bir yolculuğun birbirini bütünleyen iki merhalesidir ve ilki Kur’an nassıyla sabit olduğu için inkârı dinden çıkmayı getirir. İkincisi ise muhakkık ulemaya göre meşhur seviyesinde rivayetlerle sabittir ve münkirini fasık, bid’atçi yapar. Bu yolculuğun Miraç boyutu üzerine bugüne kadar söylenenler genellikle ya “saldırı” … Devamını Oku
“Biz ve Onlar”
Modern zamanlar sadece İslam dünyasında değil, Yahudi ve Hristiyan dünyada da itikadî/teolojik tartışmaların başladığı bir süreç oldu. İslam dünyasında modernist/reformist yöneliş sürecinde pek çok modernist itikadî ilkelerin mutlaklığını tartışma konusu yaparken, aynı tartışmayı diğer iki din de eş zamanlı olarak kendi içinde yapmaya başlamıştı. “Mutlak hakikat“in bir tek dine hasredilmesi, şüphe yok ki modern “çoğulculuk” (plüralizm) anlayışıyla bağdaşmaz. Dolayısıyla uhrevî kurtuluşun da sadece bir tek dinin doğrularına imanla gerçekleşeceğini ileri sürmek çağdaş dünyada kabul edilebilir bir durum … Devamını Oku
Sahabe ve Bir Teknik Terim Olarak ‘Sahabe’nin Adaleti’ Üzerine Mülahazalar
Modern zamanlarda Batılı Müsteşrikler marifetiyle üzerinde soru işaretleri oluşturulmuş, onların söylediklerini “kopyala-yapıştır” yöntemiyle çoğaltmayı “ilim yapmak” ve “Din’i kurtarmak” zanneden yerli Müsteşrikler eliyle de “tekinsiz alan” olarak ilan edilmiş bir konuyu mercek altına almayı amaçlayan bu yazı, birkaç yönden çerçevelendirilmek durumunda. Öncelikle Sahabe konusunda Havariç, Şia, Mu’tezile… gibi fırkaların tarih içinde ortaya attığı iddialar yine tarih içinde mukabelesini bulduğu için burada ancak gerektiği oranda bu noktaya değinilecektir. İkinci olarak, “Sahabe” genel başlığı altında söylenmesi gerekenlerin birçoğu ancak, … Devamını Oku
Nesh
Okuyucum soruyor: “Kuranı Kerimde neshin envaı vardır. Sorum bu çeşitlerden hükmü mensuh tilaveti baki olan ayetler hakkındadır. Şimdi mensuh olan ayetler ile amel edilmez, peki bu mensuh ayetler ile kıyamete kadar mı amel edilmez, yoksa şartlar mucib olursa mensuh olan ayet ile de amel edilir mi? Misal “lekum dinukum ve liyedin” ayeti kerimesi için mensuh deniyor. Lakin bazı kesim bu ayetler İslam’ın ilk zamanlarında devlet olmadığı ve güçsüz olduğu zamanlara münhasır idi. O zaman herkesin dini kendisine … Devamını Oku
Teşbih ve Tecsim
Birer Kelamî kavram olarak her ikisi de –daha çok akademik metinlerde– “antropomorfizm” kelimesi ile karşılanıyor olsa da, “teşbih” ile “tecsim” arasında aslında birçok noktada farklılık vardır. İlki “Allah Teala‘yı herhangi bir yönden mahlukata benzetme”yi ifade ederken ikincisi Allah Teala‘ya cisimlere mahsus özellikler atfetme”yi anlatır. Bir diğer deyişle “antropomorfizm” tabirinin karşılığı olan “tecsim“, tamamen “maddî/fizik” özellikler bağlamında yapılan bir benzetmeyi içerdiğinden, “teşbih“e göre daha dar kapsamlıdır. Bu iki kavram Kelam literatüründe bilhassa “müteşabih” dediğimiz nassların anlaşılmasıyla ilgili olarak … Devamını Oku