Halku’l-Kur’an Fitnesi ve Emeviler-1

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Eylül 2009, Eylül 2009 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru Es Selamu aleyküm. Sayın hocam, Kur’an mahluk mudur değil midir tartışması az çok herkesin malumu. M. İslamoğlu hocanın sitesinde bu konuyla ilgili değişik bir yorum okudum. Herhangi bir yanlış aktarım olmaması için hocaya sorulmuş soruyu ve hocanın cevabını aynen aktarıyorum. Bu meselenin, okuyacağınız cevaptaki gibi bir arka planı var mıdır gerçekten? Varsa bu arka planı nasıl tahkik edebiliriz? Aydınlatırsanız … Read More

Hadis Kitaplarının Musannıflarına Aidiyeti-3

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Eylül 2009, Eylül 2009 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

İmam el-Buhârî’nin Sahîh’inin iki nüshasının bulunduğu ve bunlardan birinde mevcut olan yüzlerce hadisin diğerinde olmadığı iddiası üzerinde duruyorduk. Sahîhu’l-Buhârî’nin belli başlı nüshaları Ebû Abdillah Muhammed b. Yusuf el-Firebrî, Ebû İshak İbrahim b. Ma’kıl en-Nesefî, Ebû Muhammed Hammâd b. Şâkir en-Nesevî ve Ebû Talha Mansûr b. Muhammed el-Pezdevî’ye aittir. İmam el-Buhârî’den es-Sahîh’i en son nakleden kişi el-Pezdevî’dir. Bu nüshalar içinde en … Read More

Hadis Kitaplarının Musannıflarına Aidiyeti-2

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Eylül 2009, Eylül 2009 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soruda, Almanya’ya giden yazarın, “Buhari’ye atfedilen iki nüsha ortaya çıktığını” ve “bunlardan birisinde olan yüzlerce hadisin diğerinde olmadığını” söylediği zikredilmişti. Bu yazar her kimse, ya boyundan büyük işlere kalkışmayı seven safderun, ya da bilerek tahripkârlık yapan kasıtlı birisi olmalı! Bizim ilim usulümüzde nakil konusu olan şey (rivayet, kitap vb.) birkaç yolla alınır ve aktarılır. Hadis Usulü eserlerinde alabildiğine detaylı olarak … Read More

Hadis Kitaplarının Musannıflarına Aidiyeti

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Eylül 2009, Eylül 2009 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru “(…) Birkaç gün önce bizim buraya (Almanya’ya E.S.) Türkiye’den misafir olarak gelen yazar bir abi, sohbetin bir kısmında şöyle bir iddiada bulundu: Hadis kitapları tahkik edilmemiştir; bu kitapların, yazarlarına ait oldukları bile belli değildir…” “Şimdiye kadar sadece Buhari’nin Hadis kitabı tahkik edilmiş (Fuat Sezgin’den “Buharinin Kaynakları”). Sonuç olarak Buhari’ye atfedilen iki nüsha ortaya çıktığını bildirdi. Birisinde olan 100’lerce hadis … Read More

Zekâtta Temlik Ve “Sebîlullah” Meselesi-2

Ebubekir Sifil2009, Eylül 2009 OS, Gazete YazılarıLeave a Comment

Karaman hocanın “sebîlullah” konusunda neden sadece er-Râzî’nin el-Kaffâl’den –meçhul “bazı fukaha”ya atfen yaptığı– senedsiz nakille yetinmek durumunda bulunduğu şayan-ı dikkattir. Hoca’nın pek itibar ettiğini bildiğimiz eş-Şevkânî’nin, Fethu’l-Kadîr’de1)eş-Şevkânî, Fethu’l-Kadîr, II, 532., Neylu’l-Evtâr’da,2)Neylu’l-Evtâr, IV, 190-1. es-Seylu’l-Cerrâr”da3)es-Seylu’l-Cerrâr, II, 59-60., ed-Derâri’l-Mudıyye’de4)ed-Derâri’l-Mudıyye, I, 218. “sebîlullah”ın çerçevesini hocaya destek teşkil edebilecek şekilde genişletmemiş olması da, el-Kınnevcî’nin bu çerçeveyi hocanın takyidiyle gayri kabil-i telif bir tarzda genişletmiş olması da … Read More

Cüzzamlıdan Kaçmak-2

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Ağustos 2009, Ağustos Ayı 2009 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Efendimiz (s.a.v)’in, “Cüzzamlıdan, aslandan kaçar gibi kaç” ifadesinin, bulaşıcılığın bizatihi hastalık sebebi olmadığını anlatan rivayet zımnında geçmesi calib-i dikkattir. Şarihlerin üzerinde en fazla durduğu nokta şudur: Efendimiz (s.a.v) bulaşıcılığın olmadığını söylerken, “Allah Teala’nın dilemesi ve izni olmadan” bulaşıcılığın vaki olmayacağını anlatmaktadır. Bulaşıcılık bizatihi hastalık sebebi olsaydı, bulaşıcı hastalığa ilk yakalananın niçin hasta olduğunu açıklamak mümkün olmazdı. Bu rivayetler arasındaki zahiri … Read More

Mezhepsiz Müslümanlık ve Bid’at Ehlinin İmameti-4

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Temmuz 2009, Temmuz Ayı 2009 OSLeave a Comment

Telfik meselesindeki ihtilafın neye teflik deneceği noktasındaki bakış açısı farklılığına dayandığını bir önceki yazıda görmüştük. Rıhle’nin birkaç gün sonra –birleştirilmiş iki sayı halinde– çıkacak olan yeni sayısında konuyla ilgili bol miktarda malumat yer alıyor., Konuyla ilgilenenleri o sayıya havale ederek okuyucu sorusunun geri kalan kısımlarına dönelim: Kendisini herhangi bir mezheple mukayyet hissetmeyen kimseler Ehl-i Sünnet olarak tavsif edilebilir mi? Doğrusu … Read More

Mezhepsiz Müslümanlık ve Bid’at Ehlinin İmameti-3

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Temmuz 2009, Temmuz Ayı 2009 OSLeave a Comment

Telfik kısaca, herhangi bir konuda birden fazla mezhebin ictihadını, sonuçta ortaya çıkan amel herhangi bir mezhebin ictihadıyla örtüşmeyecek şekilde birleştirmektir. Telfiki bu şekilde tarif etmemizin sebebi, ifta usulünü ilgilendiren bir husustur ki şudur: Avam bir meselede amel ederken iltizam ettiği mezhebin ictihadlarının dışına çıkabilir mi? “Avamın mezhebi müftisinin mezhebidir” sözü, avamın mezhep iltizamının herhangi bir pratik anlam ifade etmediğini anlatmaktadır. … Read More

Mezhepsiz Müslümanlık Ve Bid’at Ehlinin İmameti-2

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2009, Haziran Ayı 2009 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Yemen/San’a’dan yazan kardeşimizin sorusunun cevabına devam ediyoruz. Geçen hafta, kaldığımız noktayı hatırlayalım: Taklid ehli bir kimse herhangi bir fıkhî mezheple mukayyet olmaksızın hareket edebilir mi? “Avamın mezhebi müftisinin mezhebidir” kaidesi bu soruya “evet” demeyi kolaylaştırıyor gibi. Ama pratikte öyle midir? İşte burası önemli. “Avamın mezhebi olmaz” demeye gelen bu kaideye göre avam istediği zaman istediği mezhebin hükmüyle amel edebilir mi? … Read More

Mezhepsiz Müslümanlık Ve Bid’at Ehlinin İmameti-1

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Gazete Yazıları, Haziran 2009, Haziran Ayı 2009 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru “Sayın Hocam, şu anda Yemen San’a Üniversitesi Türk Dili Bölümünde T.C. TİKA tarafından Türkçe Öğretim elemanı olarak görevlendirilmiş bulunmaktayım. İki konudaki görüşünüzü merak ediyorum. “Mısır’da ve Yemen’de gördüğüm bir durum, buradaki Sünni kardeşlerimizin, Türkiye’de olduğu gibi herhangi bir ehl-i sünnet mezhebine (Hanefi, Şafii vd.) tabi olmayıp biz ehli sünnetiz demeleri ve bu dört hak mezhebe mensup ulemanın uygun gördükleri … Read More