Peygamberlerin İsmet Sıfatı

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Temmuz 2007, Temmuz Ayı 2007 OS

Soru
Bir sohbet ortamında peygamberlerin ismet sıfatlarından bahsederken cemaatte bulunanlardan bir kişi Musa aleyhisselamı kastederek peygamberlerden bazısı istemeyerekte olsa adam öldürmüştür (Kasas suresi); İbrahim aleyhisselamı kastederek bazısı da yalan söylemiştir (Buhari, Enbiya 3, 8, Tefsir, Beni İsrail 5; Müslim, İman, 327, (194); Tirmizi, Kıyamet 11, (2436).) dedi. Cemaatte bulunanlardan birisi bu anlatılanlardan peygamberler büyük günah işler manası çıkarsa peygamberlerin ismet sıfatlarının bir manasının kalmayacağını, o zamanda peygamberlik ile evliyalık arasında pek bir ayrım yapılamayacağını söyledi. Netice olarak bizler … Devamını Oku

Muhatabına Mahsustur

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Temmuz 2007

Sen ey
Yaşamak diye rüzgâr ne yana esse o yana savrulanların, hayata esir kampında merhaba diyen çocukları söz dinlemenin erdemini anlatarak büyütenlerin, iblise yaranmak için kendi hayatını tahrif edenlerin ruhuna sinen zillet;
Dinle!
Kadim hikâyesi bu ikimizin.
Ki devran dönenden beri tanırız birbirimizi…
Sen ki,
Vefanın, merhametin, sevginin, fedakârlığın, hasbiliğin, harbiliğin, civanmertliğin, tevazunun, cesaretin, emanetin, istikametin ve izzetin dünyasından tard edilmişlerin,
Sen ki,
Canilerin, sinsilerin, hilebazların, korkakların, ikiyüzlülerin, harislerin, hasislerin, hesapçıların, hidayeti kararmışların, işbilirlerin, içten pazarlıklıların, tufeylilerin, ar damarı çatlamışların, köle doğmuşların ve hep öyle … Devamını Oku

Hangi Bediüzzaman?

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Şahıslar, Said Nursi, Temmuz 2007

Bediüzzaman merhumun fikirlerinin ve duruşunun, onun çizgisini devam ettirdiğini söyleyenler tarafından tartışmasız biçimde tesbit ve hayata intikal edildiğini söyleyebilir miyiz?
Ben bu sorunun cevabının “hayır” olduğunu düşünenlerdenim. Aralarında derin görüş ayrılıkları bulunan ve hepsi de kendisini Bediüzzaman merhuma nisbet eden birçok grubun mevcudiyeti yukarıdaki sorunun cevabının olumlu verilmesini engelleyen en önemli olgu.
Bugünlerde Nurcu kesimin hangi partiyi desteklemesi gerektiği, daha doğrusu Nurculuğun hangi partinin desteklenmesini gerektirdiği meselesinde –benim internet medyası vasıtasıyla muttali olduğum– bir tartışma yaşanıyor. Mehmet Kutlular, hayattayken … Devamını Oku

Ruhunu Teslim Etmek

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Temmuz 2007

Hayır, ölümden bahsetmiyorum. Modern dönem müslümanlarının, “ruhunu teslim”den başka bir sonuca çıkmayan savruluşunu tasvire yönelik başlıktaki cümle.
Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesinin üzerinden henüz 1 asır geçmeden, ne oldu da böyle hızlı bir dönüşüm yaşadık? Daha 1 asır olmadı, “hürriyet, musavat” sloganlarıyla birileri bizden bir şeyler talep ediyordu; şimdi “eşitlik, özgürlük” gibi sloganlarla birilerinden bir şeyler dilenir hale gelen biz olduk!
Eşyayı ve olayları “Müslümanca” okuma melekesi dumura uğrayanlar bakımından, yaşadığımız durum çok da iç karartıcı değil: Dünya küresel bir … Devamını Oku

“Hangi Hoşgörü?”

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Temmuz 2007

Başlığa aldığım soru, Yeni Ümit dergisinin son (Temmuz-Ağustos-Eylül 2007) sayısında Prof. Dr. Suat Yıldırım hocanın, cemaat tarafından Arapça olarak neşredilen Hira dergisinin Ocak-Mart 2007 sayısına Prof. Dr. Muhammed İmara tarafından kaleme alınan makalesinden özetlenerek oluşturulmuş yazının başlığı.
Suat Yıldırım hoca ve dahi derginin editörlük masası tarafından herhangi bir rezerv, şerh, beyan, tavzih, ta’dil vesaire ile karşılanmaması, muhtevasının paylaşıldığını, tasdik gördüğünü gösteriyor.
5/el-Mâide 48. ayetinin “farklı” bir tefsiri üzerine kurgulanmış gibi duran yazı, birey ve toplumların farklı dinlere mensubiyetini, “çoğulculuk” … Devamını Oku

“Nurculuk”un Başarısı-2

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Temmuz 2007

Kur’an ve Sünnet üzerinde yeni yorumlar yapılması gerektiğini söylemenin, Fıkh’ın beşerîliğini savunmanın, yeni içtihad çağrısı yapmanın, bunlara karşı çıkılmasını da “tehlikeli ideoloji”, “taassup”… gibi kelimelerle olumsuzlamaya çalışmanın ne anlama geldiğini, neyi hedeflediğini, hangi ihtiyaçlar doğrultusunda ve hangi ruh halinin neticesi olarak kotarılıp gündeme getirildiğini tartışmadan olup-biteni anlamlandırmaya çalışmak beyhudedir.
İçinden geldiği, kendisini var eden yapıyı kundaklamakta, bunu yaparken de içinden geldiği yapıyla hiçbir aidiyet ilişkisi bulunmayan bir jargonu sahiplenip kullanmakta sakınca görmeyen bu kayma, kırılma, evrilme, dönüşme halini, … Devamını Oku

“Nurculuk”un Başarısı-1

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Temmuz 2007

Kendisini, tarihin en büyük muhaliflerinden birisinin adına izafetle ifade eden bir hareketin, çok değil, sadece bir nesil sonra tarihin en büyük kırılmalarından birini yaşıyor olmasını siz nasıl ifade edersiniz bilmem, ama ben bunun adının “başarı” konmasının isabetli olduğu düşüncesindeyim.
Hemen belirteyim ki burada, kendisini “Nurcu”, “Nur talebesi”… gibi nitelemelerle ifade edenlerin tamamını kastediyor değilim. Onlar arasında Bediüzzaman merhuma mensubiyetle mütenasip duruşa hakkını verenler bulunduğunu bilenler biliyor. Yazının tamamı okunduğunda kasd-ı mahsus anlaşılacaktır…
Bediüzzaman merhum, evet, tarihin en büyük muhaliflerinden … Devamını Oku

“Bu Cadde Çıkmaz Sokak”

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Haziran 2007

Avrupa Birliği’ne karakterini veren temel kabullerle yollarımız ne zaman kesişse, “Çağdaş uygarlık seviyesi”ni Türkiye’nin önüne hedef olarak koyan Modernleştirme projesi, halkın kimliğinin ve değerlerinin o kabuller doğrultusunda dönüştürülmesini tartışmasız bir biçimde öngörüyor ve uyguluyor.
Bu, son zamanların dillere pelesenk olan söylemi “Medeniyetler buluşması”nın vazgeçilmez pratiği olarak işleyen bir mekanizma. Ancak hep ölüm gösterilip sıtmaya razı edilen Müslüman halktan beklenen bu “tek yönlü” hareket nereye kadar?
Dünyabülteni.net’in haberine göre Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan bir raporda “Tanrının dünyayı 6 günde yarattığını … Devamını Oku

Hadisler Ve Modern Değerlendirmeler

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Haziran 2007, Haziran Ayı

Soru
Sayın kardeşim; sizin gazetede yayınlanan kütüb-i sitte’deki üç hadis ile ilgili, prof. dr. Süleyman Ateş’e soru sordum. Gelen yanıt aşağıdaki gibidir. Aklınızı başınıza toplamanız dileği ile saygılarımı sunarım.
“… Ayrıca bu gibi şeyler dinin değil, dünyanın sınırı içindedir. Peygamberimiz din konusunda insanlara kurallar belirlemiş, dünya işini insanların deneyimine bırakmıştır. “Siz dünya işlerinizi benden iyi bilirsiniz!” buyurmuştur. Hadis diye ortaya atılan, akıl ve mantık dışı birçok söz Peygamberimize iftiradır. Kütüb-i Sitte denilen Hadis mecmualarında bulunan sözler içinde pek çok … Devamını Oku

Başka İşimiz Yok Mu?

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Haziran 2007

“Hoşgörü”, “çoğulculuk”, “herkese bulunduğu konumda saygı”… gibi “ayartıcı” davranış kodları ruhumuza sindikçe neyin önemli, neyin görmezden gelinebilecek önemsizlikte olduğu birbirine karışıyor.
Söz gelimi İslam Dünyası’nın ve ülkemizin içinden geçmekte olduğu bu zor dönemde konuşmamız gereken en önemli şey ne olmalı? İşgaller? Direnişler? Mücadele yöntemleri? Sindirilmiş ve uyuşturulmuş ruhların harekete geçirilmesi?…
Bütün bunlar gündemin birinci maddesi olarak tesbit edilmeyi hak edecek önem ve ağırlıkta. Bu doğru. Peki işgal sadece askerî ve ekonomik sahada mı? Bilincimize ve itikadî çizgimize yönelik bir … Devamını Oku