Muhtelif Meseleler-4

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Mart 2010, Mart Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları

“Hocam müzik dinen haram mı, mekruh mu yoksa mübah mı? Bu konuda oldukça farklı görüşler var şimdiye kadar edindiğim bilgilere göre. Ehli Sünnetin ekseriyetinin haram dediğine yönelik bir fetva okuyorum.

“Sonra İbn Hazm ve İbnul Arabi gibi müctehidler bunun mübah olduğunu söylüyorlar. Hocam bu konuda her iki görüşün delilleri nelerdir ve isabetli görüş sizce hangisidir?”
Müzik meselesinde ulema arasında ihtilaf olduğu malum. Bu konudaki bir soruya 2005 yılının Kasım’ında bir seri yazıyla cevap vermeye çalışmıştım.[1] Bkz. … Continue reading jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_3704_3_1’).tooltip({ tip: … Devamını Oku

Filistin Davası

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mart 2010

Daru’l-Hikme’nin sitesinde yer alan haber, İslam alimlerinin Filistin davası ve son gelişmeler üzerine uyarılarını aktarıyor. İşgalci siyonist İsrail devleti özel olarak Mescid-i Aksa, genel olarak Filistin toprakları üzerindeki sinsi planlarını adım adım uyguluyor.
Dikkat çekilmesi gereken en önemli nokta, siyonist yönetimin, bu planları “haşlanmış kurbağa” metoduyla icra ediyor olması. İsrail, amacına ulaşmak için birden ve topyekün bir hamle yapmak yerine, dünyayı ve İslam alemini “alıştıra alıştıra” gidiyor. İşgali genişletme ve Filistin toprağına Yahudi damgası vurma adına ortaya koyduğu … Devamını Oku

Hukuk Devletinin Neresindeyiz?

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mart 2010

Yüzde 99’unun Müslüman olduğu sıkça söylenen bir ülkede yaşıyoruz ve en büyük mağduriyetlere bu ülkede Müslümanlar maruz bulunuyor. Müslüman bir hanımın, çarşafıyla gittiği bir resmî kurumda ne tür bir “psikolojik baskı”ya maruz kaldığını, “mahalle baskısı” naraları atanlar elbette düşünmez. Bu, adaleti sağlayıp haksızlığı engelleme iddia ve sorumluluğundaki hukuktan başlayıp icraya kadar uzanan geniş yelpazede sorumluluk makamında olan herkesin ortak problemi olmalıdır.
Bir an için farz edelim ki, “mahalle baskısı” diye bir olgu gerçekten var ve bazı kesimler ahlak … Devamını Oku

Muhtelif Meseleler-3

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mart 2010

Bir önceki yazıda 3/Âl-i İmrân, 7. ayetinde zikri geçen “muhkem”, “müteşabih” ve “tevil” kavramları üzerinde durmuş ve son olarak, “… dar/hususi anlamdaki müteşabihin veya hem lafız hem mana itibariyle müteşabih olan ayetlerin hakiki anlamına nüfuz etmek mümkün değildir. Bunun dışındaki müteşabihler, muhkemata arz edilmek suretiyle anlaşılabilir ve onların bildirdiği istikamette tevil olunabilir” demiştik.
“Tevil” kelimesinin Kur’an’da geçtiği yerler dikkate alındığında iki farklı anlamla karşılaşırız:

Bir işin hakikati ve varacağı nokta.
Tefsir, beyan, yorum, maksadın izahı…

Bu anlamlardan ilki, Allah Teala’dan başkasına … Devamını Oku

Üniversalite???

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mart 2010

Üniversiteler bilimsel faaliyetin “evrensel” ölçek ve standartlarda yapılması anlayışıyla kurulmuş müesseseler. Bu, “bilimsel” vasfını taşıyan her çalışmanın, fikrin, tavrın üniversitelerde kendisine yer bulabilmesi anlamına geliyor. Akademik ünvanlar, insanlara, çalışmalarının bilimsel açıdan bir kıymet ve orijinalite arz ettiğini göstermek/tescillemek üzere tevdi ediliyor.
Akademik ortamlar, her türlü “bilimsel” düşüncenin serbestçe dile getirildiği, konuşulup tartışıldığı ortamlar olarak farklılık arz eder. Böyle bir ortamda bulunuyorsanız, –katılın katılın ya da katılmayın– “bilimsel” nitelikli her türlü görüş ve yaklaşıma “tahammül” göstermek durumundasınız! Hele bir … Devamını Oku

Rıhle 8

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mart 2010

Türkiye’nin ve dünyanın gündemi baş döndürücü bir hızla seyr eden gelişmeler etrafında şekillenirken Rıhle, yolculuğuna “sesli ve derinden” devam ediyor. 7. sayı, merhume annemin yoğun hastahane sürecine denk geldiği için “Sahabe” başlıklı o sayıya ve o sayı  hakkında yazı yazma imkânı bulamamıştım.
Şu anda 8 sayı önümde ve bu sayıyla birlikte 2. cilt tamamlanmış oluyor. Müyesser kılana sonsuz hamd-ü senalar olsun…
“Modern zamanlar” diye kategorize ettiğimiz zaman diliminin, zamanın son kertesine, yani “ahir zaman”a tekabül ettiği gerçeği dikkate alındığında, … Devamını Oku

Muhtelif Meseleler-2

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Mart 2010, Mart Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları

3/Âl-i İmrân, 7. ayeti üzerinde durmaya devam ediyoruz. Bu ayette geçen “muhkemat”, “müteşabihat” ve “tevil” kavramlarının ne anlattığı netleştirilmeden ayetten muradın ne olduğunu anlamak mümkün olmaz demiştik. Kısaca bunları görelim:

Muhkemat: Ayet, bunların “Kitab’ın anası/esası” olduğunu bildiriyor. Öyleyse “Kitab’ı anlama” faaliyetinin bunları merkeze alması zorunludur. Ne var ki mesele bu noktanın anlaşılmasıyla bitmiyor. “Muhkem” kavramının ne anlattığı üzerinde yoğunlaşmak durumundayız.

Terminolojide “muhkem”, kendisiyle ne kastedildiği açık ve manaya delaleti kat’i olan, başka bir anlama ihtimali bulunmayan ifadedir. Bu kategoride … Devamını Oku

Bardakoğlu’nun Mesajı

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mart 2010

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görev alanı içinde “Yeni bir din tasavvuru oluşturmak” gibi bir husus var mıdır?
Diyanet İşleri Başkanlığı, din hizmetlerini yürütmek, halkı din konusunda doğru bilgilerle donatmak… gibi temel görevlerini –haydi “bir kenara bırakmak” demeyelim– ikinci-üçüncü plana öteleyerek, birinci sıraya “halkın din anlayışını dönüştürmek” gibi bir misyonu yerleştirdiği izlenimi veren tavır ve uygulamalardan ne zaman vaz geçecek? Yahut vaz geçecek mi? Böyle bir soru pratik olarak anlamlı mı?…
Bu köşeyi izleyenler biliyor, zaman zaman Diyanet İşleri Başkanlığı’nın icraatları … Devamını Oku

Muhtelif Meseleler-1

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şubat 2010, Şubat Ayı 2010 OS

Soru
“Selamun aleyküm hocam, Hocam size 4 sorum olacak müsaadenizle:

Ali İmran Suresinin 7. ayetinin bir okunuşuna göre müteşabih ayetlerin tevilini yalnız Allah bilir ve ilimde derinleşenler “Hepsini kabul ettik” derler. Diğer bir okunuşuna göre müteşabih ayetlerin tevilini yalnız Allah ve ilimde derinleşenler bilir.

Bu ayeti kerime iki türlü anlaşılabileceği için buradan iki tür hüküm çıkartılabilir. Dolayısıyla tartışma, müteşabihleri tevil caiz mi değil mi noktasında oluyor. Fakat hangi okuyuş en doğrusu hocam? Sonuçta Allah’ın demek istediği ve Rasulullah’ın ve Ashabı … Devamını Oku

Kandiller

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Şubat 2010

İslam’ın hayatımızda iki noktaya indirgenmesi, karşı karşıya bulunduğumuz iki handikapı işaret ediyor.
Bunlardan ilki, “ideolojileştirme” yanlışı. Sanki İslam bize, kılımızı kıpırdatmaya gerek olmadan dünyamızı mamur etme garantisi veriyormuş gibi, yahut yaşadığımız dünyaya hakim olan çarpıklıklara itirazdan ibaretmiş gibi algılanıyor bir kesim tarafından. Soğuk savaş döneminin getirdiği “ideolojiler çarpışması” vakıasından kalma bir algı tarzı bu.
Bu algı tarzında İslam’ın toplumsal hayat, gelenek, kültür ve nihayet medeniyet oluşturucu yanı tamamen devre dışıdır. O, toplumun ekonomisini düzelten, siyasetine şekil veren ve uluslar … Devamını Oku