Hafta sonunda (20-21 Şubat Cumartesi ve Pazar günleri) Kızılcahamam Termal Tesisleri güzide bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Ankara Sosyal Gelişim Derneği’nin (SOGEL) başlıktaki isimle düzenlediği bu programa ülkemizin dört bir yanından davet edilen isimler katıldı.
İlk sinyallerini geçtiğimiz Ramazan ayında gördüğümüz bu çalışma gerçekten ayrı bir önemi haiz. Zira ülkemizde, belli bir istikamette ilmî faaliyet sürdüren pek çok insan bireysel gayretlerle sınırlı bir etki alanına sahip. Sınırlılık sadece “etki alanıyla” ilgili değil; aynı zamanda bu ülkede ilmî faaliyet … Devamını Oku
Bir Miras Meselesi: Avl-2
Vefat eden bir kimsenin geriye bıraktığı mirasçıların belli kimselerden oluşması durumuna has olmak üzere –bir anlamda “istisna” olarak– ortaya çıkan bir durumdan bahsediyoruz. Payların paydadan fazla olabildiği bu istisna durumu diline dolayan bazı “çok bilmişler” acaba bu meselede kafaları karıştırabilir miyiz düşüncesiyle avl meselesine mal bulmuş mağribi gibi abanmaktadır.
Onlar tabii ki görevlerini yapıyor. Üzücü olan, bu tarz meselelerle her karşılaştığında karışmaya hazır bir kafa taşıyan mü’minlerin durumudur.
Mesele şu: Bilenler bilir, miras meselelerinde mirasçıların hisselerinin toplamı paydadan ya … Devamını Oku
Müslümanlığımızın Sünnet-İ Seniyye İle İlişkisi
Modern zamanlarda Müsteşriklerin ektiği fitne tohumu ne yazık ki tutmuş ve Ümmet-i Muhammed pek çok sahada bilinç kaymasına maruz kalmıştır. Bu “maraz” durumu kendisini en fazla Kur’an ve Sünnet’le ilişkimizde göstermektedir.
Şurası kesin: Sünnet’ten tecrit edilen Kur’an, okuyanın ve yorumlayanın niyet ve maksadına göre konuşan bir “metin”e dönüştürülmek istenmektedir. Bunu yapanlar her ne kadar adını böyle koymasalar da sonuç itibariyle hadise budur. Üstelik bunu yaparken Kur’an’ın, “Gelenekçiler”in ileri sürdüğü gibi öyle “anlaşılmaz” değil, apaçık ve anlaşılır bir kitap … Devamını Oku
Bir Miras Meselesi: Avl-1
Soru
“Muhterem Hocam Kur’anda miras paylaşımıyla ilgili bir problem var; çok tartışıldığı için size sormak istedim;
“Nisa:11. “Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu … Devamını Oku
2010: Kur’an Yılı
Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kur’an Yılı” ilan etmiş. İnsanı ve toplumu hak ve hakikat zemininde inşa etmek üzere gönderilmiş olan Son Mesaj’ın gereği gibi anlaşılması, yaşanması ve haberdar olmayanlara aktarılması Ümmet-i Muhammed’in temel görevlerinden birisi, hatta birincisidir. Toplumumuzda gün geçtikçe daha fazla yaygınlık kazandığı müşahede edilen ahlak erozyonu, suçluların, suç oranlarının ve çeşitlerinin artması, toplumsal dokunun giderek daha fazla zedelenmesi… gibi olumsuzlukların önüne ancak Kur’an’ın diriltici mesajıyla geçilebilir. Bu doğru.
Ancak bir başka doğru daha var: Kur’an … Devamını Oku
Ölüm Üzerine
Hayatın en yalın gerçeği ölüm. Gözümüzle göremediğimizi düşünürüz onu çoğu zaman. Bu sebeple de idrak edilemez olduğunu zannederiz. Oysa o bütün hakikatiyle hep en yakınımızdadır. Her sene ölüp yeniden dirilen tabiat, doğum anından itibaren başlayan hayat maceramız, hele de ağaran saçımız sakalımız… Hep ona doğru yol almakta olduğumuzu ihtar eder durur.
Ölüm hakikatiyle birlikte düşündüğümüzde ancak anlamlıdır varlığımız. Hayatı “insanca” yaşamak onunla iç içeliğimizin idrakinde saklıdır.
Ölüme bakışımız, ahirete bakışımızla doğrudan irtibatlıdır. Kimin başı ölümle hoş değilse, ya yaşadığı … Devamını Oku
Kabrin Başında Dua
Soru
Ebu Hanife’ye göre kabir başında ölüye Kur’an okunması mekruh mu? Ebu Hanife’nin verdiği hüküm hangi kaynakta belirtilmiş?
Cevap
“Kur’an okuyup sevabını bağışlamanın ölüye bir faydası olur mu?” sorusuna 4 mezhebin fukahası “olur” cevabını vermiştir. Şu kadar ki Malikî ve Şâfi’î mezhebinin mütekaddim (önceki) uleması bunun mekruh olduğunu ve okunan Kur’an’ın sevabının ölüye ulaşmayacağını söylemişken, bu iki mezhebin müteahhir (sonra gelen) fukahası bu konuda onlara muhalefet ederek diğer iki mezhep fukahasıyla aynı görüşü benimsemiş ve okunan Kur’an’ın ölüye fayda vereceği … Devamını Oku
Hastahaneler Ve Doktorlar-2 Son Fasıl
Bu yazıyı merhume annemin rahatsızlığının iyice arttığı günlerde kaleme almıştım. Hayli uzun olduğu için teknik servisteki arkadaşlar, ancak ikiye bölünerek verilebileceğini söyledi. Bugüne sarkan ikinci kısmda annemden “merhume” diye söz etmek varmış demek… Rabbim kabrini nur eylesin…
Yazının ikinci kısmına geçmeden önce taziye ve rahmet dileklerini telefonla ileterek acımızı paylaşma inceliği gösteren muhterem Necmeddin Erbakan hocama, Numan Kurtulmuş, Oğuzhan Asiltürk, Ahmet Tekdal, Oya Akgönenç ve eşine; evimize kadar gelen Şevket Kazan, Yasin Hatiboğlu, Lütfi Esengün, Abdullah Aslan, Muhittin … Devamını Oku
“İki Günü Birbirine Eşit Olan…” Hadisi
Soru
İnanç sistemimizde yer alan, fakat hayatımıza aksetmeyen “İki günü birbirine eşit olan zarardadır” hadisi şerifini bize geniş manada izah edebilir misiniz? İbadet hayatımıza iş hayatımıza sosyal hayatımıza nasıl yön vermesi gerekir.? (yani daha fazla ibadet mi yapacağız, daha fazla para mı kazanacağız, daha fazla insan mı tanıyacağız, daha fazla kitap mı okuyacağız v.b. Bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim.
Cevap
Halk arasında hayli yaygın olan bu cümle, aslında uzun bir hadisin bir parçasıdır. Hadisin aslı şöyledir: “İki günü birbirine … Devamını Oku
Hangi Ehl-i Sünnet?
Bugünü ve geçmişi bir takım ideolojilerin gözlüğüyle okuma kolaycılığının pazarlamasını yapmak dışında herhangi bir marifeti olmayan bazı çevrelerin, “Ehl-i Sünnet” vurgusuna her rastladığında niçin kırmızı görmüş gibi davrandığını anlamak zor değil. Olaylara, fikirlere ve vakıalara ideolojilerin refleksiyle tepki vermenin tabii ve kaçınılmaz sonucudur bu.
Bu çevrelerin tesbitine göre Ehl-i Sünnet çizgi, zaman içinde bir tür “eksen kayması”na maruz kalmış, Ehl-i Sünnet’in selefi ile halefi arasında belirgin bir tavır ve tarz farklılığı ortaya çıkmıştır. Bugün Ehl-i Sünnet adına elimizde … Devamını Oku