Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-16

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Prof. Dr. Hayreddin Karaman hoca, “İslam’da Ne Var Ne Yok?” sorusuyla başlattığı seri yazılarına kölelik ve cariyelik meselesiyle devam ediyor ve “Köle Ve Cariye Yok (Olmalıydı)” başlığı altında şöyle diyor: “İslam’da var sanılan veya gösterilen birkaç konuya temas etmekte olduğum yazılarımda bugün kölelik meselesine geldik. Diğer konularda “yok” dediğim halde bu konuda “yok olmalıydı” dedim. Bundan maksadım şudur: “Temel kaynağımız … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-11

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Ekim 2010, Ekim Ayı 2010 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

Risale-i Nur’un ilham ile yazdırılması meselesinde Bediüzzaman merhumun ne söylediğini birkaç örnek üzerinden görelim: “Gayet muhlis bir kardeşimizin mektubunda, bir ihtiyar âlim ve vaizin, Risale-i Nur’a zarar verecek vaziyette bulunması; benim gibi binler kusurları bulunan bir bîçarenin, ehemmiyetli mazerete binaen, bir sünneti terkettiğim bahanesiyle şahsımı çürütüp, Risale-i Nur’a ilişmek istemiş. “Evvelâ: Hem o zât, hem sizler biliniz ki: Ben, Risale-i … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-15

Ebubekir Sifil2010, Ekim 2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, ŞahıslarLeave a Comment

Hocanın, recmle ilgili yazılarını nihayetlendirirken kullandığı ifade hayli dikkat çekici: “İslam alimleri arasında recim cezasının değişmez bir ceza olmadığını veya Yahudi şeriatına ait olan bu cezayı İslam’ın kaldırdığını ve şeriat adına uygulamanın mümkün ve caiz olmadığını savunan önemli isimler vardır. Bu sebeple günümüzde İslam aleyhine kullanılan ve insanları İslam’dan korkutmaya yarayan bir cezayı sahiplenmek ve savunmak uygun değildir.” Tarihin herhangi … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-14

Ebubekir Sifil2010, Ekim 2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, ŞahıslarLeave a Comment

Recmi reddeden Muhammed Ebû Zehra’nın gerekçelerini Karaman hocadan naklen bir önceki yazıda gördük. Aynı sırayla gidersek; 4/en-Nisâ, 25. ayetinde zina eden evli cariyelerin cezasının, hür kadınların cezasının yarısı olacağı beyan edilmiştir. Recm bölünemeyeceğine göre, –24/en-Nûr, 2. ayetinde ifade buyurulan– 100 sopa cezasının, bekâr hür zanilerle birlikte evli hür zanileri de kapsaması gerekir. Mu’tezilî müfessir Ebû Müslim el-İsfehânî ile bir kısım … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-10

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Ekim 2010, Ekim Ayı 2010 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

S–10) Risalelerdeki bilgilerin tümü kayıtsız şartsız doğru mudur? Öncelikle Bediüzzaman merhumun ve Risale-i Nur’un ilmî hassasiyet saiki ve istikametin muhafazası endişesi ile incelenmesi/değerlendirilmesi ile daha başlangıçta eseri ve müellifi sırf tenkit ve gözden düşürmek maksadıyla yola çıkmayı birbirinden ayırt etmemiz gerektiğini belirtelim. Her iki davranış da sahibini, eserde ve müellifte birtakım hatalar bulunduğu neticesine götürebilir. Ama bunlardan ilki sahibine sevap … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-13

Ebubekir Sifil2010, Ekim 2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, ŞahıslarLeave a Comment

Recm cezasıyla ilgili bir kısım hadislerde Efendimiz (s.a.v)’in, bekârlar için 100 sopa yanında sürgün, evliler (daha doğrusu “muhsan” olanlar) için de recmden önce 100 sopa cezası getirmiş olmasından hareketle Karaman hocanın recm konusunda söylediklerinin dayanağını teşkil eden Kur’an Yolu isimli tefsirde bir genelleme yapılıyor ve şöyle deniyor: “… yani Kur’an’da olan ceza had, sünnetin getirdiği ilave ceza ise ta’zir olarak … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-9

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Ekim 2010, Ekim Ayı 2010 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

S–9) Risale-i Nurlar için ben onları kendim değil ilham olarak yazıyorum demesi ve bundan ötürü Risalelere Kur’an mesabesinde bakılması nasıl bir durumdur? Bir olgu olarak “ilham”ın hakikatini teslim etmekle birlikte, bizim Akaid ve Usul-i Fıkıh kaynaklarımızda onun bir “bilgi/hüküm kaynağı” olarak değerlendirilmediğini bilmemiz gerekir. Bilindiği gibi Usul-i Fıkıh’da, bilgi/hüküm kaynakları (edille-i şer’iyye), “aslî” ve “fer’î” olarak iki kategoriye ayrılmıştır. Kitap. … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-12

Ebubekir Sifil2010, Ekim 2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, ŞahıslarLeave a Comment

Bir önceki yazıda, yazarları arasında Karaman hocanın da bulunduğu Kur’an Yolu isimli tefsirde zina fiiline verilecek ceza üzerinde durulurken Usul zemininde hareket edildiğini gördük. “Ayetler arasında nesh, tahsis ilişkisi bulunduğunu, ayetlerin açıklamaya muhtaç kısımlarının Sünnet tarafından açıklandığını…” dile getiren ifadelerin budan başka bir anlamı yoktur. Dolayısıyla hoca, tutarlı olmak için recm meselesini tartışırken de Usul zemininde hareket etmek durumundadır. Nitekim … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-11

Ebubekir Sifil2010, Ekim 2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, ŞahıslarLeave a Comment

Yazarları arasında Karaman hocanın da bulunduğu Kur’an Yolu isimli tefsirde zina suçunun cezası üzerinde durulurken şöyle deniyor: “Nûr sûresi hicrî 6. yılda, Nisa sûresi ise 4-6. yıllar arasında vahyedilmiştir. Fuhşun çeşitlerine göre cezalarının belirlendiği bu iki sûrenin ilgili âyetleri bir yandan birbirini tamamlamış; diğer yandan -muhtemelen- sonra gelenler, önceki gelenlerin bir kısım hükümlerini değiştirmiştir (nesih veya tahsis etmiştir). Âyetlerin açıklamaya … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-8

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Ekim 2010, Ekim Ayı 2010 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

S–7) Osmanlının yıkılışında etkisi var ise sonuçta hayır ve şer manasında açılan bir kapı vardır ki Sait Nursi bu durumun neresindedir? Yani şer ise kendisine vebal, hayır ise kendisine sevap mahiyetinde bir kazanç var mı? Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Daha önce de belirttiğim gibi, o dönemde sadece Bediüzzaman merhum değil, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Mehmet Akif gibi kalburüstü pek çok … Read More