Bediüzzaman ve Risale-i Nur-15

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Gazete Yazıları, Kasım 2010, Kasım Ayı 2010, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Bediüzzaman merhumun, fetret devri sayılabilecek ahir zamanda zulüm altında ölen mazlum hristiyanların bir nevi şehit sayılabileceği doğrultusundaki ifadelerini, son zamanlarda Dinlerarası Diyalog süreciyle birlikte ortaya çıkan “Ehl-i Kitab’ın cennetlik olduğu” iddiasıyla karıştırmamak gerekir. Zira bu ikincisi konjonktürün tazyikiyle ortaya çıkmış bir söylem olarak doğrudan doğruya İslam itikadına muhalefet anlamı taşırken, ilki Eş’arîler’in –ki Bediüzzaman merhumun da bir Eş’arî olduğu unutulmamalıdır– … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-22

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Hz. Ömer (r.a), Hz. Huzeyfe (r.a)’ın gayrimüslim (kitabî) bir kadınla evlendiğini duyunca kendisine bir mektup yazmış ve derhal o kadını boşamasını söylemiştir. Halife’den gelen bu talep/talimat üzerine Hz. Huzeyfe (r.a), “Yoksa kitabî kadınlarla evliliğin haram olduğunu mu söylüyorsun?” diye sormuş, Hz. Ömer (r.a) bu soruya şöyle mukabele etmiştir: “Hayır! Kitabî kadınlarla evliliğin haram olduğunu söylemiyorum. Fakat Müslüman kadınları bırakıp (bilmeden) … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-21

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Hz. Ali (r.a)’ın Hz. Fâtıma (r.anha) validemiz üzerine evlenmek istemesinin Efendimiz (s.a.v) tarafından kesin bir şekilde men edilmesi hadisesini ileri sürerek çok eşliliğe karşı “Hepimiz Fâtımayız” diye bayrak açan hocanın atladığı önemli gerçekler var. Bunlardan birisi, Efendimiz (s.a.v)’in, Sahabe’den herhangi birisini taaddüd-i zevcattan men etmemiş olmasıdır. Bir diğeri, Hz. Ali (r.a)’ın, Hz. Fâtıma (r.anha) validemiz vefat ettikten sonra birden fazla … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-14

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Gazete Yazıları, Kasım 2010, Kasım Ayı 2010, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

Bediüzzaman merhumun, Hz. İsa (a.s)’ın nüzulüyle birlikte Hristiyanlığın “hakiki İsevîliğe” dönüşeceğini anlatan ifadelerinin, Hristiyanların Müslüman olacağı ve yeryüzünde sadece “Müslümanlar ve diğerleri” şeklinde ikili bir yapının mevcut bulunacağı anlamına geldiğini söylememizi mümkün kılan ifadelerine de bir-iki örnek zikredelim: “Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki: Âhirzamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-20

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Hocanın, 4/en-Nisâ, 3. ayeti üzerinde dururken söylediği çok önemli şeyler var. Diyor ki: “Şu halde İslâm bunu (teaddüd-i zevcâtı, poligamiyi) getirmemiş, mevcût uygulamayı belli şartlara ve hukuka bağlayarak devam ettirmiştir. Devam ettirirken de iki durumu birbirinden ayırmış gibidir: a)Henüz evlenmemiş olanlara -bu âyette- bir kadınla yetinmelerini tavsîye etmiş, birden fazla kadınla evli olanlar için adâlete riâyet edememe tehlikesinin bulunduğunu, bundan … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-13

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Gazete Yazıları, Kasım 2010, Kasım Ayı 2010, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

S–14) Risalelere bu kadar önem verilmesine rağmen neden İslam ilim literatüründe kaynak eser olarak belirtilmemiştir? Risale-i Nur’un, gerek dil, gerekse üslup ve tarz özellikleri bakımından herhangi bir ilmî eserden farklılık gösterdiği malumdur. Bizzat merhum ve mağfur müellifi de eserin bu özelliğine muhtelif vesilelerle dikkat çekmiştir. Elbette bu durum, mutlak olarak Risale-i Nur’un muhtevasının gayr-i ilmî olduğu anlamına gelmez. Bu eserde … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-19

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Bir erkeğin birden fazla (dörde kadar) kadınla evliliği (taaddüd-i zevcat) meselesini işlediği yazısında Karaman hocanın, tek eşliliği teşvik eder bir tutum izlediği, çok eşliliğin ise zarurî durumlara inhisar ettirilmesi gerektiği düşüncesini terviç ettiği dikkat çekiyor. İslam’ın çok eşlilik konusundaki hükmünün istismar edildiği, bu hükme dayanılarak birden fazla kadınla yapılan evliliklerde kadınlara İslam’ın onaylamayacağı muamelelerin reva görüldüğü bir vakıadır. Ancak bu … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-18

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Hocanın kölelik ve cariyelik konusunda Seyyid Sâbık’ın Fıkhu’s-Sünne’sinden naklen ve tasdiken söyledikleri tek tek ayrıntılı olarak tartışılmaya muhtaç şeyler. Söz gelimi “Kur’an-ı Kerim’de köleleştirmeyi serbest bırakan bir ayet yoktur, aksine mevcut köleleri azad etmeye çağrı vardır” tesbiti. Kur’an ve Sünnet’in delalet vecihleri konusunda az-buçuk bilgisi olan herkes bilir ki, Kur’an’da köleleştirmeyi yasaklayan bir ayet yoktur. Mevcut kölelerin azad edilmesini teşvik … Read More

Bediüzzaman ve Risale-i Nur-12

Ebubekir Sifil[dosya], 2010, 2010 Yılı, Bediüzzaman ve Risale-i Nur, Gazete Yazıları, Kasım 2010, Okuyucu Soruları, Şahıslar, Said NursiLeave a Comment

S–11) Risalelerdeki bazı bilgileri reddetmek ve kabul etmemek itikadi açıdan tehlike yaratır mı? Bu sorunun cevabı, reddedilen bilginin mahiyetine bağlıdır. Risalelerde dile getirilen temel imanî meselelerden ve itikadî umdelerden birinin reddi, doğrudan imanın aslına halel getireceğinden, elbette itikadî açıdan tehlike teşkil eder. Risalelerin ihtiva ettiği –özellikle de fer’iyyata ait– bilgi, yorum ve istinbatların, ehil kimseler tarafından hüsn-i niyet ve ilmî … Read More

Karaman Hocanın “Var”ları Ve “Yok”ları-17

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Hayrettin Karaman, Kasım 2010, ŞahıslarLeave a Comment

Hocanın, kölelik/cariyelik meselesindeki görüşünü takdim ederken kullandığı ifadeleri hatırlayalım: “İslam gelince önce köle ve cariyelerin perişan durumları ıslah edilecek, sonra da -İslam’ın aldığı tedbirler ve yaptığı düzenlemeler sayesinde- zaman içinde İslam toplumunda köle ve cariye kalmayacaktı. Vakıa böyle oldu mu? Hayır. Peki kusur kimde, dinde mi, Müslümanım diyenlerde mi? Şüphesiz zevklerini ve menfaatlerini ilahi maksada tercih eden Müslümanlarda.” “İslam’ın tarihte … Read More