A’raf ve A’raftakiler

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Soru: Araf cennet ile cehennem arasında üçüncü bir yer midir? İslamın tebliğ edilmediği gayrimüslimler, vesvese ve şüphelerden dolayı imanları tam olmayanlar ya da agnostikler arafta mı olacaklar? Araf kimler içindir ve orada ceza ya da mükafat olmayacağına göre nasıl bir muamele olacak? Cevap: Kur’an’ın 7. suresine adını vermiş olan “A’raf,”ın Cennet ile Cehennem arasında bulunan yüksekçe bir sur (engel) ismi olduğunu söyleyebiliriz. Zira tekili olar “urf” kelimesi, “sur, dağ ve tepenin en yüksek kısmı” gibi anlamlara gelmektedir. … Devamını Oku

Esma-i Hüsna Tesbitlerindeki Farklılıklar

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Soru: Allah’ın ez-Zekiy diye bir ismi var mıdır? Allah’ın 99 ismi olduğu söyleniyor, ama birçok kitapta diğerlerinde olmayan farklı isimlere rastlanıyor? Cevap: Allah Teala’nın Esma-i Hüsna’sının kaç adet ve hangileri olduğu konusu nassen tayin edilmediği için ilgili çalışmalarda farklı isimlere ve rakamlara rastlanması normaldir. Kısa bir süre önce bu konuyla ilgili olarak bu köşede okuduğunuz iki yazıda da (11-12 Aralık 2005) belirtildiği gibi genellikle bugün Esma-i Hüsna konusundaki eserlerde et-Tirmizî tarafından nakledilen varyant esas alınmaktadır. Oysa bu … Devamını Oku

Kilisede Namaz

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Soru: Kilisede namaz kılmak caiz midir? Eğer caizse caizliğine dair deliller nedir? Genellikle fetvalarda mekruh olarak geçiyor; fakat Buhari’nin Kitabus salat bahsinde İbni Abbas r.anh’ın resim olmayan kiliselerde namaz kıldığı rivayet edilmektedir. İbn Abbas (r.a) bazen kilisede namaz kılardı, fakat içinde resim bulunmayan kiliselerde. (Buhari: Kitabü’s-Salat.) Bu halde mekruhiyet nereden kaynaklanıyor? Cevap: Kilisede namaz konusunda mezheplerin içtihadları şöyledir: Hanefî mezhebine göre tahrimen mekruhtur.[1]Reddü’l-Muhtâr, II, 60; Hâşiyetu’t-Tahtâvî ale’l-Merâkı’l-Felâh, 351. Şâfiîler’e göre de mekruhtur. İmam en-Nevevî şöyle der: “Kilise … Devamını Oku

Allah Teala’ya Mekân İsnadı-2

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Bir önceki yazıdan devam. Boşlukta bir yer tutmak, belli bir yönde bulunmak, belli bir özgül ağırlığı, sınırları, uzuvları bulunmak … gibi mahlukata/cisimlere mahsus özelliklerin Allah Teala’ya izafesinden sakınılması gerektiği konusunda sadece İmam Ebû Hanîfe değil, diğer büyük imamlar da hassas davranmışlardır. Bir önceki yazıda naklettiğim gibi, “Allah Teala mahlukatından ayrı bir varlığa sahiptir ve bu anlamda Allah Teala için bir sınır tayin etmemek O’nun varlığını nefyetmek olur” diyen İbn Ebi’l-İzz ve aynı çizgideki “Selefîler”in aksine, dört mezhep … Devamını Oku

“Hadis Günlüğü”

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Allah Teala nezdindeki değerimizin, Kur’an ve Sünnet’ten aldığımız hisse ile doğru orantılı olduğunda şüphe yok. Asıl mesele, bu iki kaynaktan hisse almanın nasıllığı sorusunun cevabında. Bu iki kaynaktan beslenirken bunu bir sisteme dayanarak yapmak ve edinilen bilgiyi amele (marifete) dönüştürmek, söz konusu cevabın en özlü ifadesi. Hadis Günlüğü bu mühimmeye kayda değer bir katkı sağlıyor. S.Ü. İlahiyat Fakültesi Hadis Bilimdalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zekeriya Güler hocamız tarafından hazırlanan kitap, Önsöz’de de belirtildiği gibi “Amelü’l-Yevm ve’l-Leyle” başlığı … Devamını Oku

Allah Teala’ya Mekân İsnadı-1

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Soru: “Yukarda Allah var” tarzı sözler halk arasında çok yaygın. Bu gibi sözler insanları küfre götürür mü? Cevap: Allah Teala’ya mekân isnadı anlamına gelen bu türlü sözlerin itikadî bakımdan çok tehlikeli olduğunu bilmemiz gerekir. Evet belki mekân isnadı niyet ve iradesiyle söylenmiyor, belki sadece ağız alışkanlığı ve bu yönüyle mazur görülebilir bir “masumiyet” telakkisiyle karşılanabileceğini düşünenler çıkabilir. Ancak Allah Teala hakkında “tenzih akidesi”yle bağdaşmayan her türlü düşünce, tasavvur ve sözü dilimizden de kalbimizden de uzak tutmak zorundayız. … Devamını Oku

Kurban Hakkında

Ebubekir Sifil2007, Gazete Yazıları, Ocak 2007

Kurban olarak kesilen hayvanların etlerinin ve kanlarının değil, mü’minlerin takvasının Allaha Teala’ya ulaşacağını bildiren 22/el-Hacc, 37 ayetinden hareketle kurbanın ehemmiyetini azaltmaya çalışmak, söylemediği bir şeyi Kur’an’a söyletmek olur. Hatta o ayette takvanın kurbana mukarin olarak zikredilmiş olması, şuurla yerine getirilen kurban kesme ibadetinin de tıpkı diğer ibadetler gibi kişinin takaya ermesine katkıda bulunduğunu söylememize imkân vermektedir. 108/el-Kevser, 2 ayetinde geçen “ve’nhar” emri, Selef döneminden itibaren farklı şekillerde tefsir edilmiştir. Bir kısım müfessirler bu emrin “kurban kes” veya … Devamını Oku

Tebliğ ve Mükellefiyet

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Soru: (…) Bir yaşlı teyze düşünelim; Tıpkı benim ömrünü köyde geçirmiş babaannem gibi bir kadın. Alplerin eteklerinde bir Hıristiyan kasabasında doğar, büyür ve ölür. Son derece iyilik sever, karıncanın hakkını gözeten bir kadındır. Bildiği iman ettiği dinini tıpkı benim babaannem gibi çok da sorgulamadan yaşamış dindar bir kadın olarak vefat etmiştir. Şimdi benim babaannem cennete giderken bu kadıncağız cehenneme mi gidecektir? Bu kadına git dünya dinlerini araştır da en iyisini bul mu denmelidir? Her ne kadar İslam … Devamını Oku

Kul Hakkı-2

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Ocak 2006, Ocak Ayı 2006 OS

Bir önceki yazıdan devam. Bir gayrimüslimin hakkı bir Müslüman tarafından gasp edilirse, bu gayrimüslim, hakkını ahirette müslümandan alacaktır. Bunun, bahusus “zimmet ehli” ile müslümanlar arasında “zimmet akdi”nden doğan bir hak olduğunu belirtmek gerekir. Ehl-i zimmet, bu akit sayesinde mal, can vd. güvenliklerini garanti altına almış ve karşılığında müslümanlara cizye ödemeyi kabul etmiştir. “Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyi davranmanızı ve onlara adaletle muamele etmenizi yasaklamaz. Doğrusu Allah adil olanları sever”[1]60/el-Mümtehıne, 8. ayeti, müslümanlara … Devamını Oku

Haccın Esrarı

Ebubekir Sifil2006 Yılı, Dergi Yazıları, Dergilere Göre, Semerkand Dergisi, Yıllara Göre

Kâbe, tarihin bir döneminde Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail (ikisine de selam olsun) tarafından taş ve çamurdan inşa edilen dört köşe bir yapı mıdır sadece? O yapı ki tarih içinde birçok defa çeşitli sebeplerle tahrip olmuş, kimi zaman tamir görmüş, kimi zaman temellerine kadar sökülüp yeniden yapılmıştır. Özel bir maksatla, özel bir mekâna, özel bir zamanda yapılan yolculuktur Hac… Ziyaret edilen yer, gerek iklim gerekse tabiat güzelliği bakımından başka bölgelere kıyasla çok da cazip değildir doğrusu. … Devamını Oku