Sn. Başbakan tarafından Sn. Adnan İnanç’ın danışman olarak atandığı konusunda geçtiğimiz gün medyada yer alan haberler üzerine tepki içerikli bir paylaşımda bulundum. Bu tepkinin tek bir sebebi vardı: İnanç’ın Mustafa İslamoğlu ile yakın münasebeti ve Hilal TV genel müdürlüğü yapmış olması. (Mustafa İslamoğlu’nun çizgisini ve görüşlerini niçin yanlış ve “tehlikeli” bulduğumu daha önce kamuoyu önünde pek çok kere izah ettiğim için burada bu noktanın ayrıntısına girmeyeceğim.) Söz konusu paylaşımımın ardından dün akşam (25 Temmuz) Adnan bey beni … Devamını Oku
Enbiya Yıldırım’ın Derdi Adını Temize Çıkarmak Mı, Durumdan Vazife Çıkarmak Mı?
Ankara İlahiyat’a intikal ettikten sonra kabak çiçeği gibi açıldı adeta Enbiya Yıldırım. Daha bir sosyalleşti. Tesadüf müdür, yoksa “ben tesadüfe inanmam” diyenler bakımından başka bir açıklaması var mıdır, bilemiyorum.. Durumdan vazife çıkarması da bu döneme denk geliyor. En azından “benimle ilgili durumlardan” vazife çıkarması.. Bir süre önce Diyanet İşleri Başkanı’nın İran ziyaretiyle ilgili yazdıklarıma ilginç biçimde o tepki verdi. Bir an, “Diyanet İşleri Başkanı’nın basın müşavirliğine mi atandı acaba” diye düşündüm. Aldırmadım, cevap vermeye gerek duymadım.. İçerlemiş … Devamını Oku
Peygamberler’in Hepsi Müslümandır!
Ömer Faruk Harman hocayı dinliyorum.Hz. İsa'nın yahudi olduğunu ve "yahudi bir anneden" (Hz.Meryem) doğduğunu söylüyor. İnanılır gibi değil! — Ebubekir Sifil (@EbubekirSifil) 8 Haziran 2016 Hz.İsa'nın yahudi olduğu inancı ne Müslümanlara,ne Yahudilere,ne de Hristiyanlara aittir!Dinler Tarihi müslüman bakışıyla yeniden yazılmalı. — Ebubekir Sifil (@EbubekirSifil) 8 Haziran 2016 Prof. Dr. Ömer Faruk Harman hocanın TRT 1 ‘deki programda söyledikleri ne “sürç-i lisan”dır, ne de “tasvir”. Hoca, Hz. İsa (a.s)‘ın “Yahudi” olduğunu, Yahudi bir anneden (Hz. Meryem) dünyaya geldiğini … Devamını Oku
Alpaslan Kuytul Hoca ve Son Günlerde Yaşanan Olaylar Üzerine
Alpaslan Kuytul hocanın bir sureden beri hükümetlerle ve hükümet edenlerle yaşadığı çatışma sürecini izlemeye çalışıyorum. Yaşanan olaylar zincirinin son halkası, iplerin tamamen koptuğunu gösteriyor. Arzu edilmeyen bir durum elbette. Konu hakkındaki düşüncemi olabildiğince açık yazacağım:
Cevat Gök’e Münazara Cevabı
15 Mayıs, 21:42 tarihinde Facebook sosyal mecra kanalı üzerinden (dipnotta[1]http://web.archive.org/save/https://www.facebook.com/photo.php?fbid=1029498973805877&set=a.236809449741504.58588.100002373519408 adresine 18.05.2016 16:59’de erişildi ve arşivlendi.adresi yer alan paylaşımınız da) yaptığınız münazara davetinizi, Ebubekir Sifil hoca memnuniyet ile kabul etti ve teşekkürlerini sunarak, münazara ile ilgili aşağıda yer alan hususları size iletmemizi beyan etti. Münazara halka açık olmayan, fakat YouTube vb. sosyal ağlardan canlı olarak yayınlanabilecek altyapıya sahip ve tarafsız bir, salon/stüdyo ortamında gerçekleşecek. Bunun nedeni; münazara sırasında herhangi bir menfi durumun oluşmaması. Ayrıca münazara ile ilgili … Devamını Oku
"Ümmetin Vahdeti" Söylemi Üzerine
Ebubekir Sifil - Twitterİbn Teymiyye Hakkında Yazdıklarım Vesilesiyle
Ebubekir SifilMescid-i Aksâ Yahudi Tapınağı Olamaz – Olmayacak
Kudüs kaygılarımız artıyor. Gün yok ki Mescid-i Aksa’ya yönelik yeni bir saldırı ile sarsılmayalım… Son iki ayda 100’e yakın Filistinli kardeşimiz Siyonist kurşunlarla can verdi; 2000’i aşkın yaralı, bir o kadar da tutuklu var. 40 yaşın altındaki Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişi engelleniyor… 1994 yılında El-Halil’de İbrahim el Halil Camiinde sergilenen oyun şimdi Mescid-i Aksa’da sergilenmek isteniyor. Mescid-i Aksâ’yı bir Yahudi Tapınağına dönüştürme amacı sistematik olarak sahneleniyor… Yıllardır yaptıkları arkeolojik kazılardan sonra şimdi de aleni saldırganlık yolunu seçtiler… … Devamını Oku
“Levle’s-Senetân Le Heleke’n-Nu’mân”
İnternette bir video dolaşıyor. Videoyu hazırlayanlar, İmam Ebû Hanîfe’ye atfedilen “Levle’s-senetân le heleke’n-Nu’mân” (Son iki sene olmasaydı Numan helak olmuştu) sözünün Sünnî kaynaklarda sahih bir nakille gelmediği hakikatini çürüttüğü zannıyla, benim de aralarında bulunduğum birkaç hoca arkadaşın “böyle bir rivayet yoktur” dediğimiz görüntüleri verip, “siz yok diyorsunuz, ama var” diyerek buldukları bir-iki kitabın adını zikredip görüntülerini vermek suretiyle trajikomik bir duruma düşmüşler… Enteresandır, bir kısım Tasavvuf eserlerinde İmam Ebû Hanîfe’nin bu -asılsız- sözle, hayatının son iki yılında … Devamını Oku





