Tebliğ ve Sorumluluk-3

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2005, Kasım Ayı 2005 OS, Okuyucu Soruları

Son iki yazıda cevabıyla iştigal ettiğim soruyla alakası dolayısıyla bir meseleyi daha istitraden buraya eklemekte fayda mülahaza ediyorum: İmam el-Eş’arî‘nin, “Biz peygamber göndermedikçe (kimseye) azap etmeyiz” (17/el-İsrâ, 15) ayetini ve benzeri muhtevadaki nassları esas alarak ehl-i fetretin ehl-i necat olduğunu söylediği, konuyla ilgili eserlerde yaygın olarak ifade edilen bir husus. Oysa İmam el-Eş’arî‘nin konu hakkındaki tavrının böyle mutlak ve kesin bir şekilde ifade edilmesi kanaatime göre isabetli değil. Araştırabildiğim kadarıyla günümüze ulaşıp da neşredilmiş olan eserlerinden herhangi … Devamını Oku

Tebliğ ve Sorumluluk-2

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2005, Kasım Ayı 2005 OS, Okuyucu Soruları

İmam el-Gazzâlî‘nin bir önceki yazıda naklettiğim ifadeleri, konuyu iki önemli noktada açıklığa kavuşturmaktadır: Geçmiş dönemlerde İslam toplumu içinde yaşayan Gayrimüslimler, herhangi bir engel söz konusu olmadığı, tam tersine bütün kapılar açık ve bütün vesileler mevcut olduğu için “İslam‘ı tanımamak” gibi bir mazerete sahip değildir. Menfi propaganda mekanizmalarının etkisinde kalarak İslam‘ı kötü/yanlış tanımış olan, meselenin aslını araştıracak durumda olmadıkları için de Hakk’ı bulamayan kimseler inşallah mazurdur. Denebilir ki: Bu iki paragraf –dolayısıyla İmam el-Gazzâlî‘nin ifadeleri– arasında bir çelişki … Devamını Oku

Tebliğ ve Sorumluluk

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2005, Kasım Ayı 2005 OS, Okuyucu Soruları

Soru: Bir İslam memleketinde yaşayıp, hatta müslüman tanıdıkları olup, onların hayatlarını kısmen müşahede eden ama kendisine İslam‘ın içeriğinden bahsedilmeyen, İslami yaşantıyı yalnızca uzaktan gözlemleyebilen gayrimüslim ve fasıkların hükmü nedir? (…) Kendisine İslam tebliğ edilen ama çok yüzeysel olarak ya da itici bir şekilde tebliğ edildiği için Müslüman olmayan Gayrimüslimlerin hükmü nedir? İslam memleketlerine yalnızca turistik ya da ticari amaçlı olarak gidip kısa süreli kalan ve bu süre zarfında da kendisine İslam‘ın içeriğinden bahsedilmeyen yalnızca camileri turistik ya … Devamını Oku

Kadınların Namaz Kılış Şekli Niçin Farklıdır?-2

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2005, Kasım Ayı 2005 OS, Okuyucu Soruları

Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da “tesettüre uygunluk” ilkesine dayandırmıştır.[1]Bkz. en-Nevevî, el-Mecmû’, III, 409. Secde: Kadınların secdede nasıl hareket edeceği konusunda Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş iki rivayet vardır. el-Beyhakî bunların her ikisinin de zayıf olduğunu söylemiştir.[2]el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222-3. Bu rivayetlerden birinde Efendimiz (s.a.v)’in, kadın namaz kılarken (oturuşta) uyluklarını birbiri üzerine koyması ve … Devamını Oku

Kadınların Namaz Kılış Şekli Niçin Farklıdır?-1

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2005, Kasım Ayı 2005 OS, Okuyucu Soruları

Namazın kılınış şeklinde kadınların erkeklerden bazı noktalarda ayrılmasının sebebini soran birçok okuyucu mesajı aldım. Soru metinlerini tek tek zikretmek yerine ortak noktayı zikretmek daha uygun olacak: Kadınların, namazın bazı hareketlerini erkeklerden farklı yapmasının dayanağı nedir? Bu hususta hadis var mıdır? Cevap: Gerek Kur’an‘ın gerekse Sünnet‘in, kadınların tesettürüne özel bir önem atfettiği hepimizin malumudur. Namazda kadınların bazı hareketlerinin erkeklerden –kısmî olarak– farklılık göstermesinin temel sebebi de budur. Zira namaz dışında mütesettir (tesettürlü, örtülü) olması hassasiyetle istenen müslüman kadının, … Devamını Oku

İçimize Ayrılık Ateşi Düşmesin

Ebubekir Sifil2005 Yılı, Dergi Yazıları, Dergilere Göre, Semerkand Dergisi, Yıllara Göre

Uzak ve yakın tarihimiz şahit ki, bir ve beraber olduğumuzda bileğimizi bükebilecek kimse çıkmadı. Bir taraftan nice zaferlere imza atarken, diğer taraftan kültür ve medeniyet değerlerimizle dünyaya insanlık öğrettik. Ne zaman aramıza tefrika ve ayrılık girmişse ateşlere dü ştük, ağır bedeller ödedik. Hele de bir Allah’a, aynı Peygamber’e, aynı mübarek Kitab’a inanan müslümanlar olarak kendi kendimizi zayıflattığımızda, bütün yeryüzünde güzellikler soldu, insanlık yolunu kaybetti. Bizi Cenab-ı Hak yeryüzünün, insanlığın şahitleri olarak vasıflandırdı. Bizim güçsüzlüğümüz hakkın, adaletin zayıflaması … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Kur’an’ın Kısa Sürede Hatmi-3

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Ekim 2005, Ekim Ayı 2005 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

İlgili rivayetlerin bir kısmının, büyük Hadis imamlarının bizzat hocalarından görülen amellerin aktarımı şeklinde bize kadar intikal ettiğini bir önceki yazıda belirtmiştim Diğerlerinin güvenilirliği konusunda ise şu noktaların dikkate alınması yeterlidir: ez-Zehebî, Siyeru A’lâmi’n-Nübelâ‘nın baş tarafına eklenen Siyeru’l-Hulefâi’r-Râşidîn‘de (157) Hz. Osman (r.a) ile ilgili rivayetin birçok tarikten sahih olarak geldiğini söyler. Efendimiz (s.a.v)’in, Kur’an‘ı üç günde hatmetmek için izin isteyen Sa’d b. el-Münzir el-Ensârî (r.a)’a izin verdiğini bildiren rivayeti İbn Kesîr Fedâilu’l-Kur’ân‘da (165) nakletmiş ve “Bu, ceyyid, kavi, … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Kur’an’ın Kısa Sürede Hatmi-2

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Ekim 2005, Ekim Ayı 2005 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Kaynaklarda Kur’an‘ı, hadislerde belirtilen en alt sınır olan 3 günden daha az sürede hatmettiği zikredilenleri araştırdığımızda karşımıza şu isimler çıkıyor: Sahabe’den: Hepsi de tek rek’atte olmak üzere Hz. Osman[1] İbn Sa’d, et-Tabakâtu’l-Kübrâ, III, 42 (özel bir başlık altında ve farklı senetlerle)., Temîm ed-Dârî[2]et-Tahâvî, Şerhu Ma’âni’l-Âsâr, I, 348; İbn Hibbân, Kitâbu’s-Sikât, III, 40. Abdullah b. ez-Zübeyr (r.anhum). Kaynaklarda genellikle ilk iki sahabînin zikredilmesi, Abdullah b. ez-Zübeyr‘den gelen naklin yaygınlık kazanmamış olması ile açıklanabilir sanıyorum. Aynı durum, bu babda Tabiun‘dan … Devamını Oku

İmam Ebû Hanîfe ve Kur’an’ın Kısa Sürede Hatmi-1

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Ekim 2005, Ekim Ayı 2005 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru: İmam-ı Ebu Hanife’nin Kur’an’ı 2 rekatte 2 defa hatmettiğini bir yazınızda belirtmişsiniz. Sanırım temmuz ayındaki bir makalenizde… Ayrıca bununla ilgili M. Zahid Kevseri merhumun Makalat isimli eserinden de alıntı yapmışsınız. Şimdi:Bir hatimin kaç saatte bittiğini bildiğinizi düşünerek, 6 saatten önce bir hatimin bitme şansı nerede ise yok. En hızlı şekliyle 2 hatim 12 saat sürerse, 2 rekatı da bölmek mümkün olmazsa, İmam-ı Azam bu iki rekati nasıl ve hangi vakte sığdırmıştır?Kabe’de bunu kılmışsa, Kabe yani Mekke-i … Devamını Oku

Hayızlı Kadının İbadeti

Ebubekir Sifil2005, 2005 Yılı, Ekim 2005, Ekim Ayı 2005 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Başka bir soruya geçmeden önce, geçen üç yazıda dile getirilen hususlarla ilgili kısa bir okuyucu sorusunu sıcağı sıcağına gündeme almayı uygun gördüm. Şöyle diyor okuyucu: Soru: Merhaba sayın hocam, Kur’an‘da kadınların aybaşı haliyle ilgili sadece 1 tane ayet var. O da Bakara-222; “Sana kadınların aybaşı halini sorarlar. De ki: O bir ezadır. Aybaşı halinde kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın.” Burada kadınların aybaşı halindeyken namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacaklarına dair bir emir veya tavsiye … Devamını Oku