İcma ve İçtihad

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru.1: Eimme-i erbaanın fer-i bir mesele üzerinde ittifak etmesinden icma teşekkül eder mi, yoksa aynı asırdaki diğer müçtehitlerin ittifakına da ihtiyaç var mıdır icmaın teşekkülü için? Bir müçtehidin kendi içtihadından feragat edip icmaın ortak görüşüne katılması gerekir mi? Katılmazsa nisa suresindeki müminlerin yolundan ayrılanlar fırkasına mı dahil olur? Yoksa kendisi icmaa katılmazsa, o feri olan mesele zaten bir müçtehit muhalefet etti diye icma olmaktan çıkar mı? Eimme-i isna aşeriye ehl-i sünnet midir? Cevap.1: Dört mezhep imamının herhangi … Devamını Oku

Ehl-i Sünnet Tek Mezhep Mi?

Ebubekir Sifil[dosya], 2004, 2004 Yılı, Ehl-i Sünnet, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru.1: Ehl-i sünneti hassa ve ehl-i sünneti amme tabirleri geçiyor. Bunlar ne demektir? Ehl-i Sünnet tek itikad değil midir? Ehl-i Sünnet de mi ikiye inkısam etmiştir? Bazı kütüb-ü diniyyede “Ehl-i Sünnet’in Eş’ari ve Maturidi namında iki mezhebi vardır demek yanlıştır O zaman Ehl-i Sünnet mezhebi bölünmüş demektir. Oysa ki Ehl-i Sünnet tek itikat mezhebidir. Eş’ari ve Maturidi’ye gelince, bunlar Ehl-i Sünnet mezhebinin iki imamıdır. Yoksa Eş’ari ve Maturidi mezhepleri diye ayırmak hatadır. Böyle mezhepler yoktur. Mezhep tektir. … Devamını Oku

Hadisler ve Mezhep

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru.1: Size göre hadisler haram ve helal belirler mi? Hadis metinlerinin sayısı üzerinde bütün İslam aleminde olamaz belki ama Sünni dünyada ittifak var mı? Kudsi hadislere inanıyor musunuz? Cevap.1: “Zayıf hadis” (ki “mevzu hadis” de zayıf hadisler başlığı altında ele alınır) dışında kalan (yani “sahih” ve “hasen” kategorisine giren) hadislerle helal–haram hükmü sabit olur. Usul kitaplarında Sünnet‘in Kur’an‘ı beyan tarzları üzerinde uzun boylu durulmuştur. Sünnet‘le (yani hadislerle) helal–haram hükmünün sabit olması, Kur’an‘ın Hz. Peygamber (s.a.v)’e verdiği “beyan” … Devamını Oku

Hadisler ve İçtihad – 3

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Usul-i Hadis ilmine göre Efendimiz (s.a.v)’in kavil ve fiilinin tearuzu halinde hangisinin tercih edileceği sorusunun cevabına gelince, bu da yanlış bir soru. Zira Kavlî Sünnet ile Fiilî Sünnet tearuz ettiğinde hangisinin tercih edileceği problemiyle Usul-i Hadis ilmi değil, Usul-i Fıkıh ilmi ilgilenir. Bu soruyu doğru sorulmuş kabul ederek meselenin Usul-i Fıkıh merkezli cevabına gelecek olursak, öncelikle belirtmek gerekir ki, deliller arasındaki tearuz babında söz konusu edilen, sadece fiil ile kavlin tearuzu değildir. Emirle nehyin, isbatla nefyin, fiille … Devamını Oku

Hadisler ve İçtihad (2)

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Bir müçtehid, işitmediği bir hadise aykırı içtihadda bulunduğu zaman, hadisten haberdar olmadığı için sorumlu olmaz. “Hakim içtihad edip de isabet ettiği zaman iki, hata ettiği zaman bir sevap alır” mealindeki hadis, bu hususu da kapsamına alır. Dolayısıyla hadise aykırı içtihadda bulunan müçtehid, yanıldığı, hata ettiği halde, içtihadının karşılığı olarak yine sevap alacaktır. Çünkü “içtihad” Din’de övülmüş, terğib edilmiş bir faaliyettir. “Böyle bir olay fiilen vuku bulmuş mudur? ” sorusuna cevap olarak ilgili kaynaklarda yaygın olarak verilen bir … Devamını Oku

Hadisler ve İçtihad-1

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru.1: Sahih hadisle, mezhebimizin içtihadı tearuz ederse hangisine göre amel edeceğiz? Ebu Hanife, “Benim içtihadım sahih bir hadisle çelişirse içtihadımı terk ediniz sahih hadisi alınız” demiştir. Bu söz ne demektir? Ebu Hanife bu sözü müçtehit olan talebeleri için mi, yoksa bizim için mi söylemiştir? Yani “hadisi alınız”dan maksat “o hadisten hüküm çıkarınız” demektir her halde. Hadisi alıp ta öyle zahiri manasına göre amel ediniz demez İmam Ebu Hanife. Haddizatında İmam’ın r.a. bu sözü müçtehit talebeleri içindir diyebilir … Devamını Oku

Çarşaf

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru: Aşağıda Resulullah efendimizin hanımlarının ve Sahabe eşlerinin çarşaf giydiklerine dair bir vesika yoktur deniyor, bu doğrumudur?” “Kadınların çarşaf giymesi gerekmez. Ne Resulullah efendimizin hanımlarının, ne de Eshab-ı kiramın hanımlarının çarşaf giydiklerine dair bir vesika yoktur. Din kitaplarında da kadına nafaka olarak verilmesi gereken elbiseler bildirilmiş, hiç birisinde çarşaftan bahsedilmemiştir. Çarşaf Türkiye’ye Tanzimat döneminde hacca gidenler tarafından, İranlılardan alınmak suretiyle getirilmiştir. Önceleri pek tutulmayan, hatta bid’at denilen çarşaf, 1870’te yaygınlaşmıştır. Daha sonra II. Abdülhamid han, 4 Ramazan … Devamını Oku

Nerede Kalmıştık?

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Eylül 2004, Eylül Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Son yazımın sonunda “kısa bir ara…” demiştim. Ancak tasarladığımdan biraz uzun bir ara oldu… Doğrusu bu yılki “Okuyucu Soruları” serisi çerçevesinde gönderdiğiniz soruların tümünü cevaplayamadan ara vermek durumunda kalmak benim için de hoş olmadı. Sorularına cevap bekleyen kardeşlerimden helallık diliyorum. İnşaallah “Okuyucu Soruları” serisi kaldığı yerden devam edecek… Ara verdiğim süre içinde elbette boş durmadım; çoktandır arzu ettiğim (ve sizin de arzu ettiğinizi bildiğim) şeyi yaptım (müyesser kılana hamdolsun): Millî Gazete yazılarını (2000-2004) bir araya getirdim, tasnif … Devamını Oku

Allah Teala’ya Mekân İsnadı ve Bir Hadis-3

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Ağustos 2004, Ağustos Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Bir önceki yazıda, Mu’âviye b. el-Hakem (r.a)’den Atâ b. Yesâr kanalıyla nakledilen rivayetin “muzdarib” olduğunu, mana ile rivayet edildiğini, dolayısıyla ihticaca (delil olarak kullanılmaya) elverişli olmadığını ortaya koymaya çalışmıştım. Zikrettiğim hususlardan, mü’min olup olmadığını tesbit için kendisine getirilen cariyeye Efendimiz (s.a.v)’in ne sorduğunu, tek başına o rivayeti veya onun varyantlarından sadece birisini esas alarak ortaya çıkarmak mümkün görünmemektedir. Öyleyse yapılması gereken şey, böyle durumlarda Efendimiz (s.a.v)’in, kendisine getirilen kişiye mü’min olup olmadığını tesbit için ne sorduğunu, benzer … Devamını Oku

Allah Teala’ya Mekân İsnadı ve Bir Hadis-2

Ebubekir Sifil2004, 2004 Yılı, Ağustos 2004, Ağustos Ayı 2004 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soruda metninin bir kısmı verilen ve literatüre “Eynellah hadisi” veya “cariye hadisi” olarak geçen rivayete dayanarak bir kısım Selefîler işi şu noktaya kadar vardırmıştır: Bir kimsenin mü’min olup olmadığını öğrenmenin yolu, ona “Allah nerededir?” diye sormaktır. Çünkü Efendimiz (s.a.v), rivayette geçen cariyenin mü’min olup olmadığını tahkik etmek için ona böyle sormuştur. Bu sorunun muhatabı olan kişi eğer “Allah göktedir” derse, mü’min olduğuna hükmedilir. Çünkü cariye Allah Teala‘nın gökte olduğunu söylemiş, Efendimiz (s.a.v) de bu cevap üzerine –kendisinin … Devamını Oku