Sünni-Şii Kardeşliğine Tarihsel Bir Zemin

Ebubekir Sifil2002, Ehl-i Sünnet, Gazete Yazıları, Gündem, Konularına Göre, Nisan 2002, Şia, Tarih

Ehl-i Beyt imamlarına yardım ettiği ve destek verdiği için gerek Emevîler, gerekse Abbasîler döneminde pek çok sıkıntıya maruz kalmış olan İmam Ebû Hanîfe, Ehl-i Beyt ulularından İmam Zeyd b. Ali ve kardeşi İmam Muhammed el-Bâkır’dan ilim ahzeylemiş, keza İmam Muhammed el-Bâkır’ın oğlu İmam Ca’fer es-Sâdık ile de sürekli bir ilmî münasebet içinde bulunmuştur. Hatta ulema, yaşıt olmalarına rağmen –İmam Ca’fer es-Sâdık’a hürmeten– onu da İmam Ebû Hanîfe’nin hocaları arasında zikretmiştir.

Bilindiği gibi İmam Ebû Hanîfe, adının ilk duyulmaya başladığı dönemlerde –haksız biçimde– kıyası hadislere tercihle itham edilmiştir. Muhtemelen bir hac mevsiminde Medine’ye gittiğinde İmam Muhammed el-Bâkır ile bir araya gelmişlerdi. Söz konusu ithamlar İmam el-Bâkır’ın da kulağına gitmişti.  Aralarında şöyle bir konuşma geçti:

– Sen, dedem Hz. Peygamber (s.a.v)’in dinini ve hadislerini kıyasla değiştiriyormuşsun?

– Allah korusun, böyle birşey nasıl olur?

– Belki de böyle birşey yapmışsındır (ki kulağımıza geldi).

– Siz layık olduğunuz makamınıza oturun; ben de bana uygun olan yere oturayım. Zira benim size hürmetim vardır. Hayatında ashabı arasında muhterem olan dedeniz Hz. Peygamber (s.a.v) hürmetine sizlere saygı göstermek hepimizin borcudur. Size üç sorum var; onlara cevap lütfedin.

İlk olarak; kadın mı daha zayıftır, erkek mi?

– Kadın daha zayıftır.

– Kadının mirastaki hissesi kaçtır?

– Erkek iki hisse alır, kadın ise bir.

– Bu, dedeniz Hz. Peygamber (s.a.v)’in sözü (hadis) değil midir? Eğer ben O’nun dinini bozmuş olsam, kıyasa göre erkeğe bir, kadına iki hisse verirdim. Çünkü kadın zayıftır, kazanç yolları azdır. Erkek ise kuvvetlidir; çok çalışır, çok kazanır; nasıl olsa geçinir. Fakat ben (burada) kıyas yapmıyor, nassla (Kur’an ve Sünnet’le) amel ediyor (ve erkeğe iki, kadına bir hisse veriyor)um. İkinci olarak; Namaz mı daha efdaldir, oruç mu?

– Namaz daha efdaldir.

– Dedeniz Hz. Peygamber (s.a.v)’in sözü (hadisi) böyledir. Eğer ben O’nun dinini bozmuş olsaydım, kıyasla amel eder ve kadına, hayız durumundan temizlendikten sonra orucunu değil, namazını kaza ettirirdim. Fakat ben kıyasla böyle birşey yapıyor muyum? Üçüncü olarak; idrar mı daha pistir, yoksa meni mi?

– İdrar daha pistir.

– Eğer ben dedeniz Hz. Peygamber (s.a.v)’in dinini kıyaslarımla değiştirmiş olsaydım, kıyasa göre idrardan dolayı gusledilmesi, meniden dolayı ise normal abdest alınması gerektiğini söylerdim. Fakat ben, hadise aykırı bir şekilde şahsi görüşle ve kıyasla amel ederek Hz. Peygamber (s.a.v)’in dinini değiştirmekten Allah’a sığınırım. Böyle birşeyden Allah beni korusun.” (el-Mekkî, Menâkıb, 143) Bunun üzerine İmam el-Bâkır yerinden kalkarak İmam Ebû Hanîfe’ye sarılır ve onu alnından öper.

Bu iki imam arasındaki ilişkinin, İslam dünyasının iki büyük kesimini oluşturan Sünnîler ve Şiiler tarafından örnek alınmasına bugün her zamankinden daha fazla muhtaç ve hatta muztar bulunuyoruz. Başta Filistin, Afganistan ve Çeçenistan olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm ve çilenin en çetinine muhatap olan Müslüman halkların selameti ihtilaftan değil, böyle bir kardeşlik ortamının tesisinden geçmektedir çünkü…

Nisan 2002 – Milli Gazete