Rahip Bahira Olayı-5

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Ekim 2007, Ekim Ayı 2007 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Rahip Bahira olayının detaylarıyla ilgili itirazlara devam ediyoruz. En son “Ebû Tâlib bu olayı müşahede ettiği halde neden İslam’a girmedi?” sorusunda kalmıştık.
Evet, sadece bu olayı değil, Efendimiz (s.a.v)’in hak peygamber olduğunu gösteren daha başka hususları da müşahede ettiği ve O’nun tebliğinin hak olduğunu bildiği halde Ebû Tâlib’e İslam’la şereflenmek nasip olmamıştır. Meselenin detayları Hadis ve Siyer kaynaklarından okunabilir. Burada sadece şu kadarını söyleyelim: Ebû Tâlib’in iman etmemesi Efendimiz (s.a.v)’in davetinin hakikatinden şüphe duymasından değil, gururundan ve kendisine … Devamını Oku

Rahip Bahira Olayı-4

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Ekim 2007, Ekim Ayı 2007 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Rahip Bahira olayının detaylarıyla ilgili itirazlara gelince;

Efendimiz (s.a.v) niçin daha sonra bu olaydan hiç bahsetmemiştir?

Efendimiz (s.a.v)’in mucizeleriyle ilgili rivayetlerin genel karakterine baktığımız zaman bu sorunun cevabını görürüz. Şöyle ki: Onun mucizelerini bize nakleden rivayetler hemen tamamen Sahabe gözlemi tarzında gelmiştir. Acaba doğrudan Efendimiz (s.a.v)’in mübarek ağzından menkul kaç adet mucize rivayeti bulabiliriz? Dolayısıyla Rahip Bahira olayının da sahabî gözlemi olarak nakledilmiş olmasında şaşılacak bir taraf olmadığı gibi, bu durumun, olayı nakleden rivayetlerin sıhhatine halel getirici özellikte olduğu … Devamını Oku

Rahip Bahira Olayı-3

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Ekim 2007, Ekim Ayı 2007 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Bir önceki yazıda ez-Zehebî’nin, hadisenin kaynaklarından olan el-Hâkim’in el-Müstedrek’indeki rivayet hakkında (metnindeki nekaret sebebiyle) “mevzu” ve “batıl” ifadelerini kullandığını belirtmiştim. Bilebildiğim kadarıyla ulemadan bu rivayet hakkında böyle bir ifade kullanan başka birisi yoktur.
ez-Zehebî’nin söz konusu hükmü de ağırlıklı olarak rivayetin bir önceki yazıda belirttiğim münker kısmından kaynaklanıyor olmalıdır. Nitekim o, Târîhu’l-İslâm’da bu rivayete yer verdikten sonra, “Cidden münkerdir” der ve ardından, bu yazının konusunu teşkil eden itirazları –hemen hemen aynen– sıralar. İlerleyen yazılarda ele alacağım tenkitlerinden anlaşılan … Devamını Oku

Rahip Bahira Olayı-2

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Ekim 2007, Ekim Ayı 2007 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Mukaddime kabilinden olmak üzere konuya şu kaideyi hatırlatarak başlayalım: Herhangi bir rivayet tenkit konusu yapılacaksa önce senedine bakılır. Eğer sened itimada şayan ise metne geçilir. Sened itimada şayan değilse metin üzerinde durmaya da gerek yoktur. Zira metin bize ne kadar makul, doğru ve kabule şayan gelirse gelsin, şayet itimat edilecek bir senedden mahrum ise, ona “hadis” değeri atfetmek doğru değildir.
Rahip Bahira hadisesi özeline gelince, bu konuda daha önce Arap aleminde de itirazcı yaklaşımlar bulunduğunu biliyoruz. Bunların bir … Devamını Oku

“Liberal İslam”

Ebubekir Sifil2007, Ekim 2007, Gazete Yazıları

İslam’ın tahriften masun tek din olması, İslam’la beşer ürünü sistem ve ideolojiler arasında kıyaslama, karşılaştırma ya da benzetme yapanların kaçınılmaz olarak yanlışa düşmesine sebep oluyor.
Hristiyanlığın dünya ile ilişkisi –teoride– birey ve topluma ahlakî ilkelere riayeti öğütlemekten öte geçmez. Bu bakımdan toplumun siyasî örgütlenme biçiminin liberal ya da sosyalist bir zemine oturması Hristiyanlık açısından çok fazla bir şeyi değiştirmez.
Yahudilik bağlamında ilk bakışta durum farklı gibi görünse de, münhasıran Yahudiler için var olan bir dinin, Yahudi olmayan toplumların toplumsal … Devamını Oku

“Nesh Teorisi”-2

Ebubekir Sifil2007, Ekim 2007, Gazete Yazıları

Bir önceki yazıda Efendimiz (s.a.v)’den sarih bir ifade olmadığı halde Sahabe’nin nesh konusunda ortak bir tavır içinde olduğunu söylemiş ve ilgili nakilleri bugüne bırakmıştım.
Hz. Ali (r.a), halka kıssa nakleden birisine rastladığında, “Nasih ve mensuhu biliyor musun?” diye sormuş, adam “Hayır” deyince, “O zaman hem kendin helak oldun, hem de halkı helak ettin” cevabını vermiştir.[1]Abdürrezzâk, el-Musannef, III, 220. jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_2860_8_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_2860_8_1’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: 200, position: ‘top center’, relative: true, … Devamını Oku

Rahip Bahira Olayı-1

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Ekim 2007, Ekim Ayı 2007 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru
Bir okuyucu, hepimizin bildiği Rahip Bahîra rivayetiyle ilgili olarak bir ilahiyat profesörünün yönelttiği aşağıdaki tenkitlerin durumunu soruyor:

Peygamber ölünceye kadar bu yolculuk sırasında karşılaştığı olaylardan ve rahipten niçin hiç söz etmemiştir.
Tüm bu bilgiler Hz. Muhammed’in son peygamber olacağını açıkça ortaya koyar ve Yahudisi, Rum’u, Papazı herkes bunu görüp kendisini teşhis ederken, onun çevresi, büyükleri, Mekke ve Medine’deki Kitap Ehli’nin neden hiç ilgisi ve bilgisi olmamıştır?
Rivayette anlatılan olaylar ve durumlar kafilede bulunan insanların hiç mi ilgisini çekmedi?
Mekke ile Rahib’in … Devamını Oku

“Nesh Teorisi”-1

Ebubekir Sifil2007, Ekim 2007, Gazete Yazıları

“Allah fikri” ve “İslam düşüncesi”, aralarında nesep birliği bulunan iki kavram. Bir Müslüman için zaruriyyat/kat’iyyat’tan olan hususlar hakkında sübjektivite/izafilik ifade eden bu tarz anlatım biçimlerinin kullanılması ancak tamamı beşer inisiyatifiyle belirlenmiş sistemlerin şekillendirdiği ya da etkilediği zihin yapısı için söz konusu olabilir.

Maksadım burada bu teknik meseleyi işlemek değil. Nesh meselesinin Din tasavvurumuzla ilgisi üzerine dikkatinizi çekmek için yaptım bu girizgâhı.
Mantuku “ayetler arasında” nesh cereyan edebileceğini gösteren ve umum ifadelerinin tahsisini gerektiren bir delil olmadığı için Kur’an ayetlerini … Devamını Oku

Ma’ruf/Münker ve Çoğulculuk

Ebubekir Sifil2007, Ekim 2007, Gazete Yazıları

Müslümanlar’ın modern çağın talepleri doğrultusunda kabullenmeye zorlandığı dönüşüm, dönemden döneme ve süreçten sürece şekil değiştirse de, temel özellik itibariyle değişen bir şey yok. Talep edilen şey, moda tabiriyle “zihniyet dönüşümü”; yani yapısal dönüşüm.
Bunun kullandığımız dil ve kavramlar ile davranış kodları ile hatta kılık kıyafet ile doğrudan ilişkisi var. Bütün bu sahalarda “değişim”i ne kadar kabul etmişsek, bizden istenen dönüşümü de o kadar gerçekleştirmişiz demektir.
Ne kadar dönüştüğümüzü anlamanın en kestirme ve şaşmaz yolu ise eşyayla ilişkimize bakmak. Hala … Devamını Oku

Rabıta

Ebubekir Sifil2007, 2007 Yılı, Eylül 2007, Eylül Ayı 2007 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu Soruları

Soru
25 Aralık 2005 tarihli yazınızda şöyle demişsiniz:
“Rabıta’yı, müridin, yeni girdiği seyr-ü sülûk sürecinde, her haliyle örnek aldığı üstadını tahayyül ve tasavvuruna yerleştirmek, kendisini ona benzetmeye çalışmak ve onu yokluğundayken yanındaymış gibi düşünerek tavr-u ahvaline ve düşüncelerine çeki düzen vermek olarak anlıyor ve bunda da bir sakınca bulunmadığını düşünüyorum.”
“Keşke rabıtayı kendi anladığınız gibi değil de rabıtayı yaptıranların anlattığı şekilde değerlendirseydiniz. Mesela İsmailağa cemaatinin çıkardığı kitapta rabıta tarifi şu şekilde:
“Rabıtanın en üstün derecesi, iki gözün arasında olan hayal hazinesi … Devamını Oku