“Apolojetik”

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010

“Mucize” ile “mitoloji” arasında nasıl bir ilişki olabilir?
Müslüman bilincinde muciz/e, hasmı aciz bırakan, karşı konulması mümkün olmayan ve reddedilemeyen hakikattir. “İsbat-ı Nübüvvet” (peygamberliğin hak ve hakikat olduğunun isbatı) bahsinin üzerine oturduğu en önemli alan burasıdır. Bunun için Mustafa Sabri Efendi merhum, “asrın Kelam kitabı” olarak nitelendirilen Mevkıfu’l-Akl’da “mucize” meselesi üzerinde hayli geniş bir şekilde durmuş ve mucizenin inkârının nübüvvet kurumunu inkâr anlamına geleceği gerçeğinin altını kalın çizgilerle çizmiştir. O biliyordu ki, mucizeyi inkâr tavrında ısrar eden Ferid … Devamını Oku

Halk İradesi mi, “Sivil Toplum” mu?

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Haziran 2010

Batı’da halkın, devlet mekanizmasına karşı menfaatlerini korumak ve haklarını savunmak maksadıyla oluşturduğu örgütlenme tarzını ifade etmek için kullanılan “sivil toplum” kavramının bizde (İslamî terminolojide) bir karşılığı yoktur. Zira Batı’da devlet mekanizmasının hangi ilkeler temelinde çalışacağını belirleyen bir “üst irade” yoktur. Bu cümleyi kurarken “halk iradesi”ni atladığımı ve Batı’da devlet aygıtının “halk iradesi”ne uygun çalışmak zorunda olduğunun varsayıldığından gafil olduğumu sanmayın. Bunun farkındayım ve fakat bir şeyin daha farkındayım: Eğer bu alanda mevcudiyeti “varsayılan” o irade gerçekten mevcut … Devamını Oku

Ne Yapmalı?

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010

Bilhassa son iki yıl içinde –yaz sezonunu dışarıda tutarsak– hemen bütün hafta sonlarını yurt içi veya yurt dışı programlarıyla geçirdim. Zaman zaman bu köşeye bu seyahatlerle ilgili intibalarımı yansıtıyorum.
Gittiğim her yerde aynı hava hakim: Hızlı bir çözülme var. Bunu herkes görüyor. Kasdettiğim “ahlakî” çözülme değil tabii. Müslüman kimliğinde görülen “çözülme”yi, özellikle yeni nesillerin öz kimlik unsurlarımızda yaşadığı yabancılaşmayı kastediyorum. İnançlarına, tarihine, kültür ve medeniyetine bu denli mesafeli duruş sizce neyin ifadesidir?
Kendi kanaatimi söyleyeyim: Bu bir “intihar”dır. Kendileri … Devamını Oku

Namazda Ayakların Durumu-2

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Mayıs 2010, Mayıs Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları

Namazda ayakların durumuyla ilgili olarak Muhammed Enverşâh el-Keşmîrî sözlerini şöyle sürdürür: “İbn Mes’ûd’un demek istediği, buradaki durumun tam aksidir. Yani o kişi ayaklarını birbirine bitiştirmiş, aralarını açmamıştır. İbn Mes’ûd, “ayakları serbest bırakma (murâveha)” ifadesiyle, ayakların arasını açmayı kasdetmiştir.
“Şu halde Ebû Dâvud rivayetinde geçen “saff” kelimesi ile en-Nesâî rivayetinde geçen “saff” kelimesi birbirinin tam aksi anlamdadır.”[1]Feydu’l-Bârî, II, 236-7. el-Keşmîrî’nin kasdettiği şudur: Ebû Dâvud rivayetinde geçen “saff” kelimesi, cemaatten her binin saf halinde dururken ayaklarının … Continue reading jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_3666_6_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_3666_6_1’, … Devamını Oku

Tenkit Mi, İnşa Mı?

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Mayıs 2010

Kutlu Doğum etkinlikleri çerçevesinde ülkemizin iki ayrı bölgesinde iki ayrı program yapma imkânı bulduk. İlki Antep’te, Erdemliler Cemiyeti’nin düzenlediği programdı. Antep’in en merkezi yerine kurdukları Kutlu Doğum Çadırı’nda ziyaretçileri küçük ve fakat anlamlı hediyelerle karşılıyorlardı. Gittiğim akşam bir de çiğ köfte ikram ettiler sağ olsunlar. Ramazan Kiraz kardeşimin ve dernekte görevli diğer kardeşlerin sıcak misafirperverliği unutulacak gibi değildi.
İkinci programı İstanbul Maltepe’de, Mavievler Camii Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Deruhte ettiği görevin hayatiyetiyle mütenasip işler yapan din görevlilerine güzel … Devamını Oku

İslamî İlimler ve Müslümanlığımızın Kıvamı

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2010, Nisan Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları

İçinden geçmekte olduğumuz süreçte Müslümanlık anlayışımız, İslamî ilimlerle herhangi bir irtibat kurma ihtiyacı hissetmeden ortaya konulan teorik ve “kurgusal” bir retorik üzerine inşa ediliyor artık. Giderek yükselmekte olan “kaynaklara dönelim” söyleminin ya da “Kur’an Müslümanlığı” trendinin üzerindeki tülü araladığınız zaman ortaya iki korkunç gerçek çıkıyor: İslamî ilimler konusundaki seviye ve ilgi kaybı ve bu durumun vücut verdiği çarpık Din anlayışı…
“Varlık” meselesiyle iştigal etmesi ve bütün dinî ilimlerin ilkelerini ortaya koymayı tekeffül eden ilim olması dolayısıyla Kelam ilmini … Devamını Oku

Namazda Ayakların Durumu

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2010, Nisan Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları

Soru
Selamun aleykum,
Namazda ayakların arasını 4 parmak aralıkta tutmanın sünnet olduğunu Nurul Izah, Merakıl Felah, Halebi Sağir kitabında okudum. Bu hüküm namazı yalnız başına kılan için mi geçerli? Çünkü Nebi (sas): “Vallahi ya saflarınızı düzeltirsiniz, yahutta Allah kalblerinizi başka başka taraflara çevirir.” dedi. Numan (ra) dedi ki: Ben sonra gördüm ki herkes omuzunu arkadaşının omuzuna, dizini arkadaşının dizine, topuğunu da arkadaşının topuğuna yapıştırıyordu.” (Ebu Davud, 662)
Ayrıca Buhari’de şu rivayet var: Enes (r.a.)’in nakline göre Rasulullah (s.a.v.): “Namaz safflarınızı … Devamını Oku

“İslamî” Kristoloji?!

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Nisan 2010

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Star gazetesine bir mülakat vermiş.[1]http://www.stargazete.com/roportaj/yazar/fadime-ozkan/diyanet-in-daha-sivil-ve-bagimsiz-olmasi-gerek-haber-253591.htm jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_3677_10_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_3677_10_1’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: 200, position: ‘top center’, relative: true, offset: [-7, 0], }); Gazetenin internet sayfasından izlenebileceği gibi[2]http://www.stargazete.com/acikgorus/devletin-dini-olur-mu-haber-255933.htm jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_3677_10_2’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_3677_10_2’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: 200, position: ‘top center’, relative: true, offset: [-7, 0], }); bu mülakat, “Diyanet İşleri Başkanı (…) “dinin yasakladığını devlet serbest bırakabilir” dedi” sözleriyle değerlendirildikten … Devamını Oku

Ahir Zaman Deyip Geçmeyin!

Ebubekir Sifil2010, Gazete Yazıları, Nisan 2010

Rıhle’nin son (8.) sayısı, dosya konusu olarak “ahir zaman”ı seçmişti. Ahir zaman dendiğinde akla gelen hususları –herhangi bir noktayı dışarıda bırakmamaya özen göstererek– ele almaya gayret ettik. Vurgulamaya çalıştığımız temel nokta şuydu: Ahir zaman öyle bir zaman dilimidir ki, anormalliklerin normal, normalliğin anormal olarak algılanması bu zaman diliminin en önemli özelliklerindendir. Efendimiz (s.a.v)’den, bu noktayı dikkatlerimize sunan pek çok hadis nakledilmiştir. Bunlardan birisinde “kişinin mü’min olarak sabahlayıp kâfir olarak akşama gireceği ve mü’min olarak akşamlayıp kâfir olarak … Devamını Oku

Muhtelif Meseleler-8

Ebubekir Sifil2010, 2010 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2010, Nisan Ayı 2010 OS, Okuyucu Soruları

Bir önceki yazıda kısaca yer verdiğim görüşleri, Takiyüddîn en-Nebhânî’nin –sadece “zamansal” olarak değil, aynı zamanda fikir ve tarz olarak da– “Osmanlı alimi” olarak tavsif edilemeyeceğini göstermeye kâfidir. Elbette burada kişisel faziletleri söz konusu etmiyoruz. Zira bunun meselenin aslına taalluku yok…
Burada okuyucu sorusunu vesile edinerek Hizbu’t-Tahrîri’l-İslâmî hakkında da birkaç şey söylemek istiyorum.
İçinde bulunduğumuz zaman diliminde Müslümanlar, pek çok sahada ciddi problemler yaşıyor. Küreselleştiği söylenen dünyanın sistemini tesis ve idare eden güçler, İslam’ın bünyesinde barındırdığı potansiyelin çok iyi farkındalar. … Devamını Oku