Mezhebe Aykırı Ayet ve Hadisler – 4

Ebubekir Sifil2002, Fıkıh, Gazete Yazıları, Hanefî, Konularına Göre, Mezhep, Ocak 2002, Şafiî

(Bir önceki yazı için buraya tıklayın) İmam eş-Şâfi’î, 24/en-Nûr, 3 ayetinin, aynı surenin 32. ayeti ile [1]Bkz. el-Beyhakî, Ahkâmu’l-Kur’ân, 193-4; 2/el-Bakara, 240 ayetinin, 4/en-Nisa, 11 ayetiyle [2]a.g.e., 269; 4/en-Nisa, 15-16 ayetlerinin, 24/en-Nûr, 2 ayetiyle [3]a.g.e., 322-3… neshedildiğini söylerken [4]daha fazla örnek için el;Ümm’e bakılmalıdır;

Ve İmam Mâlik, 2/el-Bakara, 115 ayetinin, aynı surenin 144. ayetiyle [5]Bkz. Humeyd Lahmur (?), el-İmâm Mâlik Müfessiren, 46; 2/el-Bakara, 115 ayetinin, 4/en-Nisa, 11 ayetiyle [6]a.g.e., a.y.; 3/Al-i İmran, 102 ayetinin, 64/et-Teğâbün, 16 ayetiyle [7]a.g.e., 47; 5/el-Mâide, 106 ayetinin, 65/et-Talâk, 2 ayetiyle [8]a.g.e., a.y.… neshedildiğini söylerken (daha fazla örnek için adı geçen esere bakılmalıdır) aslında el-Kerhî’nin malum sözünde ifadesini bulan davranış içindedirler.

Bir önceki yazıda İmam eş-Şâfi’î’nin amel etmediği sahih hadislere örnekler zikretmiştim. Burada onun, talebesi er-Rebî’e hitaben söylediği şu sözün de altını çizmemiz gerekiyor: “Seni inşaallah hata yapmaktan koruyacak bilgiyi sana verdim. Hz. Peygamber (s.a.v)’in hiçbir hadisini asla bırakma. Ancak eğer Hz. Peygamber (s.a.v)’den, Hadisçiler nazarında sahih olan bir haberle benim söylediğime aykırı bir sünnet sana ulaşırsa, hadislerin ihtilaf ettiği durumlarda benim sana söylediğimle amel et.” [9]Takiyyüddîn es-Sübkî, Ma’nâ Kavli’l-İmâm el-Muttalibî…, 121

el-Kevserî merhumun belirttiğine göre İmam Mâlik, el-Muvatta’da bizzat kendisinin (hem de “esahhu’l-esânîd”, yani senedlerin en sahihi) ile rivayet ettiği 70 kadar hadis ile amel etmemiştir. [10]Bkz. Te’nîbu’l-Hatîb, 139.

Dolayısıyla el-Kerhî’nin bütün suçu (!), İmam Mâlik bu hadislerle ameli terk ederken ve İmam eş-Şâfi’î –en-Nevevî’nin belirttiği gibi (bkz. el-Mecmû, I, 63-4)– birçok hadisin zahiri ile amelden sarf-ı nazar ederken neye dayanıyorsa onu ifade etmekten ibarettir.

Konu hakkında yazan pek çok alimin de belirttiği gibi hiçbir imam, delile dayanmaksızın herhangi bir ayet ya da hadise muhalefet etmiş değildir. Onları böyle bir şey yapmış olmaktan tenzih ederiz. (Bu husus için İbn Teymiyye’nin Ref’u’l-Melâm’ına bakılabilir.) Eğer hadis kendilerine ulaşmadığı için aksine bir hüküm vermiş iseler –ki bu gerçekten nadir görülen bir durumdur–, kendilerinden sonra gelen muhakkik ulema tarafından gerekli istidrak faaliyeti yapılmış ve imamın esas aldığı ilkeler doğrultusunda sıhhati sabit olan hadisler amele konu edilmiştir.

Dolayısıyla burada el-Kerhî’nin, mezhebin takarrur ettiği ve Usul’ün büyük ölçüde oturup Hadis tedvin ve tasnif işinin çoktan tamamlandığı h. IV. asırda yaşamış birisi olarak söylediği mezkûr sözü, bu durumu dikkate alarak anlamak zorundayız. Mezhebin rivayet yönü, başta İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed olmak üzere mezhep imamından sonra gelen ulema tarafından tam anlamıyla ikmal edilmişken böyle bir sözü başka türlü nasıl anlayabiliriz?

Devam edecek.

 Ocak 2002 – Milli Gazete.

Kaynakça/Dipnot

Kaynakça/Dipnot
1 Bkz. el-Beyhakî, Ahkâmu’l-Kur’ân, 193-4
2 a.g.e., 269
3 a.g.e., 322-3
4 daha fazla örnek için el;Ümm’e bakılmalıdır
5 Bkz. Humeyd Lahmur (?), el-İmâm Mâlik Müfessiren, 46
6, 8 a.g.e., a.y.
7 a.g.e., 47
9 Takiyyüddîn es-Sübkî, Ma’nâ Kavli’l-İmâm el-Muttalibî…, 121
10 Bkz. Te’nîbu’l-Hatîb, 139.