Soru “Muhterem Hocam Kur’anda miras paylaşımıyla ilgili bir problem var; çok tartışıldığı için size sormak istedim; “Nisa:11. “Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. … Devamını Oku
2010: Kur’an Yılı
Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kur’an Yılı” ilan etmiş. İnsanı ve toplumu hak ve hakikat zemininde inşa etmek üzere gönderilmiş olan Son Mesaj’ın gereği gibi anlaşılması, yaşanması ve haberdar olmayanlara aktarılması Ümmet-i Muhammed’in temel görevlerinden birisi, hatta birincisidir. Toplumumuzda gün geçtikçe daha fazla yaygınlık kazandığı müşahede edilen ahlak erozyonu, suçluların, suç oranlarının ve çeşitlerinin artması, toplumsal dokunun giderek daha fazla zedelenmesi… gibi olumsuzlukların önüne ancak Kur’an’ın diriltici mesajıyla geçilebilir. Bu doğru. Ancak bir başka doğru daha var: … Devamını Oku
Ölüm Üzerine
Hayatın en yalın gerçeği ölüm. Gözümüzle göremediğimizi düşünürüz onu çoğu zaman. Bu sebeple de idrak edilemez olduğunu zannederiz. Oysa o bütün hakikatiyle hep en yakınımızdadır. Her sene ölüp yeniden dirilen tabiat, doğum anından itibaren başlayan hayat maceramız, hele de ağaran saçımız sakalımız… Hep ona doğru yol almakta olduğumuzu ihtar eder durur. Ölüm hakikatiyle birlikte düşündüğümüzde ancak anlamlıdır varlığımız. Hayatı “insanca” yaşamak onunla iç içeliğimizin idrakinde saklıdır. Ölüme bakışımız, ahirete bakışımızla doğrudan irtibatlıdır. Kimin başı ölümle hoş değilse, … Devamını Oku
Kabrin Başında Dua
Soru Ebu Hanife’ye göre kabir başında ölüye Kur’an okunması mekruh mu? Ebu Hanife’nin verdiği hüküm hangi kaynakta belirtilmiş? Cevap “Kur’an okuyup sevabını bağışlamanın ölüye bir faydası olur mu?” sorusuna 4 mezhebin fukahası “olur” cevabını vermiştir. Şu kadar ki Malikî ve Şâfi’î mezhebinin mütekaddim (önceki) uleması bunun mekruh olduğunu ve okunan Kur’an’ın sevabının ölüye ulaşmayacağını söylemişken, bu iki mezhebin müteahhir (sonra gelen) fukahası bu konuda onlara muhalefet ederek diğer iki mezhep fukahasıyla aynı görüşü benimsemiş ve okunan Kur’an’ın … Devamını Oku
Hastahaneler Ve Doktorlar-2 Son Fasıl
Bu yazıyı merhume annemin rahatsızlığının iyice arttığı günlerde kaleme almıştım. Hayli uzun olduğu için teknik servisteki arkadaşlar, ancak ikiye bölünerek verilebileceğini söyledi. Bugüne sarkan ikinci kısmda annemden “merhume” diye söz etmek varmış demek… Rabbim kabrini nur eylesin… Yazının ikinci kısmına geçmeden önce taziye ve rahmet dileklerini telefonla ileterek acımızı paylaşma inceliği gösteren muhterem Necmeddin Erbakan hocama, Numan Kurtulmuş, Oğuzhan Asiltürk, Ahmet Tekdal, Oya Akgönenç ve eşine; evimize kadar gelen Şevket Kazan, Yasin Hatiboğlu, Lütfi Esengün, Abdullah Aslan, … Devamını Oku
“İki Günü Birbirine Eşit Olan…” Hadisi
Soru İnanç sistemimizde yer alan, fakat hayatımıza aksetmeyen “İki günü birbirine eşit olan zarardadır” hadisi şerifini bize geniş manada izah edebilir misiniz? İbadet hayatımıza iş hayatımıza sosyal hayatımıza nasıl yön vermesi gerekir.? (yani daha fazla ibadet mi yapacağız, daha fazla para mı kazanacağız, daha fazla insan mı tanıyacağız, daha fazla kitap mı okuyacağız v.b. Bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim. Cevap Halk arasında hayli yaygın olan bu cümle, aslında uzun bir hadisin bir parçasıdır. Hadisin aslı şöyledir: … Devamını Oku
Hangi Ehl-i Sünnet?
Bugünü ve geçmişi bir takım ideolojilerin gözlüğüyle okuma kolaycılığının pazarlamasını yapmak dışında herhangi bir marifeti olmayan bazı çevrelerin, “Ehl-i Sünnet” vurgusuna her rastladığında niçin kırmızı görmüş gibi davrandığını anlamak zor değil. Olaylara, fikirlere ve vakıalara ideolojilerin refleksiyle tepki vermenin tabii ve kaçınılmaz sonucudur bu. Bu çevrelerin tesbitine göre Ehl-i Sünnet çizgi, zaman içinde bir tür “eksen kayması”na maruz kalmış, Ehl-i Sünnet’in selefi ile halefi arasında belirgin bir tavır ve tarz farklılığı ortaya çıkmıştır. Bugün Ehl-i Sünnet adına … Devamını Oku
Alevi Açılımı-2
Bir önceki yazıda Ehl-i Beyt imamlarının Ehl-i Sünnet’in diğer imamlarıyla ve kesimleriyle ilişkisinin nasıl cereyan ettiğinin kısaca izini sürmüştük. Elbette meseleyi bir köşe yazısı çerçevesinde bütün boyutlarıyla ortaya koymak mümkün değil. Konuyla ilgili olarak ağızdan kulağa dolaşan ve zaman içinde “tarihi gerçekler”e dönüşmüş bulunan malumatın, bir kısım hakikatlerin üstünü örtücü bir fonksiyon icra ettiği görmezden gelinmemelidir. “Bir kısım” Emevi ve Abbasi sultanlarının “bir kısım” Ehl-i Beyt’e reva gördüğü muamelenin adının “zulüm” olduğu açıktır. En az bunun kadar … Devamını Oku
Mezhepler Üzerine-2
Okuyucu sorusunun, “Kişi tabi olduğu mezhebi neye göre belirler?” kısmının cevabı şudur: Elbette bir imamı taklid etmek durumundaki kişi (mukallid), taklid edilen kişi konumundaki insanların ilmî seviyelerini, ya da usullerini değerlendirecek konumda değildir. Bu itibarla mezhep seçiminde daha başka hususlar belirleyici olmaktadır. Bunların başında, taklid edilecek kişinin ya da mezhebin özellikleri gelmektedir. Söz gelimi “İmam Ebû Hanîfe nassların yapısına, delalet vecihlerine, gayelerine, lafızların altında yatan manalara daha fazla ehemmiyet atfeder” diye düşünerek bu imamın mezhebini taklidi tercih … Devamını Oku
Alevi Açılımı-1
Alevilik, merkezinde Hz. Ali (r.a) bağlılığının, Ehl-i Beyt muhabbetinin ve bunlardan kaynaklanan insanî ve İslamî değerlerin bulunduğu inanışın adıysa, bütün Müslümanlar Alevidir. Zira söz konusu bağlılık ve muhabbet her müslümanın “eşyanın tabiatı” gereği bilincinde ve vicdanında yaşattığı “İslamî tavır”dır. Günümüzde, tarihte yaşanmış birtakım siyasî hadiselerin bıraktığı bir tortu olarak, kendisini yine ağırlıklı biçimde siyasî bir tavır biçiminde ortaya koyan gerilimin, Din’in özünden kaynaklanmadığını bilmek ve kabul etmek, yüzyılların biriktirdiği problemlerin çözümü için doğru başlangıç noktasını teşkil edebilir. … Devamını Oku