İslam Toplumunda Gayrimüslimler-2

Ebubekir Sifil2006, 2006 Yılı, Gazete Yazıları, Mayıs 2006, Mayıs Ayı 2006 OS, Okuyucu Soruları

Asr-ı Saadet’te ve Dört Halife döneminde Gayrimüslimler’e, –İslam tarafından haram kılınmış olsa bile– kendi inançlarının yasaklamadığı işleri yapmaları konusunda serbestlik tanındığını genel bir tesbit olarak ifade edebiliriz. Detaylar aşağıdaki gibidir:

  • Zimmet akdi ile İslamî yönetime bağlanmış olan Gayrimüslimler, kendi aralarında kendi dinlerinin hükümlerine göre amel etmekte tam anlamıyla serbesttirler.
  • Bu çerçevede içki, domuz eti… gibi tüketim maddelerini kendi aralarında alıp satmalarına ve yiyip- içmelerine kesinlikle engel olunmaz.
  • Ancak bu gibi fiilleri Müslüman mahallelerinde, onların meskûn bulundukları mahallerin yakınında yapmalarına ve Müslümanlar’a haram olan bu gibi şeylerin Müslümanlar arasında dolaşımının alenen yapılmasına engel olunur.
  • Ancak mesela bir Hristiyan, –başka bir imkân ve güzergâh yoksa– domuz veya içkiyi, şehrin ortasından geçirip götürebilir.
  • Bir zimmî, yaşadığı İslam beldesine içki veya domuz gibi İslam’ın haram kıldığı şeyleri bile bile aleni olarak sokamaz. Eğer bilmiyorsa uygun bir üslupla ikaz edilir.
  • Yine mesela Hristiyanlar, kendi dinlerince de yasaklanmış olan zina, ahlaksızlık, faiz alıp verme gibi fiilleri İslam memleketinde –kendi aralarında bile– işleyemezler.[1]Ö.N.Bilmen, Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu., III, 428-9.
  • Kumarın gerek Yahudilik’te, gerekse Hristiyanlıkta serbest olduğu konusunda herhangi bir bilgi sahibi değilim. Eğer kumarın bu dinlerde de yasak olduğu konusundaki bilgim doğruysa, bu fiili işlemelerinin hükmü de yukarıdaki gibidir.

Bu tesbitlerden sonra konuyla ilgili delillere geçebiliriz.

Faizli muamelelerin zimmet ehline haram olduğu konusunda 4/en-Nisâ, 160-161. ayetleri ile istidlal edilmiştir. Bu ayette şöyle buyurulmaktadır: “Zalimlikleri ve (insanları) Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle (evvelce) helal edilmiş olan birçok temiz ve hoş nimetleri Yahudiler’e yasakladık. Bir de kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları ve halkın mallarını haksızlıkla yemeleri sebebiyle…”

Bu ayette geçen “halkın mallarını haksız yere yeme” hükmünün, kumarı da kapsamına alması uzak bir ihtimal değildir.

Hz. Peygamber (s.a.v) Necran Hristiyanları ile yaptığı anlaşmada şöyle bir madde zikretmiştir: “Her kim ki faiz yerse, zimmetim ondan beridir.”[2]İmam Ebû Yusuf, Kitâbu’l-Harâc, 72.

Vergi memurlarının, zimmîlerin şaraplarından cizye aldığını haber alınca Hz. Ömer (r.a), şarabı sattırıp, parasını almalarını söylemiştir.[3]Abdürrezzâk, el-Musannef, VI, 23.

Yine Hz. Ömer (r.a), Şam’daki görevlilerine gönderdiği bir talimatnamede şöyle demiştir: “Domuz (beslenen yerler) sizin meskûn bulunduğunuz mahallerin yakınında olmasın. Sizin aranızda haç kaldırılıp izhar edilmesin. İçki içilen bir sofrada bulunup yemek yemeyin…”[4]es-Serahsî, Şerhu’s-Siyeri’l-Kebîr, I, 56-7; Abdürrezzâk, VI, 61.

Milli Gazete – 8 Mayıs 2006

Kaynakça/Dipnot

Kaynakça/Dipnot
1 Ö.N.Bilmen, Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu., III, 428-9.
2 İmam Ebû Yusuf, Kitâbu’l-Harâc, 72.
3 Abdürrezzâk, el-Musannef, VI, 23.
4 es-Serahsî, Şerhu’s-Siyeri’l-Kebîr, I, 56-7; Abdürrezzâk, VI, 61.