Çeşitli Meseleler-3

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Aralık 2009, Aralık Ayı 2009 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

  1. Hatt sanatı çalışan hanımların adet halinde ayet yazmalarında bir sakınca var mıdır?

Muhtasaru’l-Kudûrî şerhi el-Cevheretu’n-Neyyire’de, Kudûrî’nin, “Hayızlının ve cünübün Kur’an okuması caiz değildir” ifadesinin şerhi esnasında şöyle denir: “Cünübün Kur’an (ayetlerini) yazması caiz midir? Münyetu’l-Musallî’de, “Caiz olmaz” denmiştir. el-Hocendî’de şöyle zikredilmiştir: “Hayızlı veya cünüp kimse, üzerine ayeti yazacağı levhaya ve sayfaya eliyle dokunursa, böyle bir durumda o kimsenin Kur’an (ayeti) yazması mekruh olur. Eğer ayet yazacağı levha ve sayfayı yere koyar ve üzerine elini koymadan yazarsa bunda bir beis yoktur.”1)el-Cevheretu’n-Neyyire, I, 35.

Sedîduddîn el-Kaşgârî’nin, yukarıda adı geçen Münyetu’l-Musallî isimli eserine Gunyetu’l-Mütemellî adıyla yazdığı şerhte2)Halebî Kebîr olarak da bilinir. İbrahim el-Halebî, el-Münye sahibinin, “Aynı şekilde onlara (cünüp, hayızlı ve nifaslıya, E.S.) Kur’an (ayetleri) yazmaları da caiz değildir” sözünün şerhi esnasında şöyle der: “Çünkü bunda onların Kur’an’a dokunmaları söz konusudur ki, bu haramdır.” (…)

Münyetu’l-Musallî sahibinin, “Kadıhan’a nisbet edilen el-Câmi’u’s-Sağîr’de şöyle zikredilmiştir: “Üzerine ayet yazdığı sayfa veya levha yerde veya yastık (gibi bir şey) üzerinde bulunduğu takdirse cünübün oraya Kur’an (ayeti) yazmasında İmam Ebû Yusuf’a göre bir beis yoktur” sözünü şerh ederken de el-Halebî şunları söyler: “İmam Muhammed bu görüşe muhaliftir. Bu görüşün gerekçesi, bu fiilde “Kur’an’a dokunma” fiilinin bulunmamasıdır. Bu sebeple “mekruh olan, üzerine ayetin yazılı olduğu yere dokunmaktır, sayfadaki boş yerlere değil” denmiştir. Bunu İmam et-Timurtâşî zikretmiştir. Bu meselede tafsile gitmek gerekir: Eğer kişi, sayfayla eli arasına doğrudan teması engelleyen bir şey koyarak yazarsa, İmam Ebû Yusuf’un kavli esas alınır (cevaz hükmü verilir). Çünkü bu durumda kişi ne yazıya, ne de üzerine yazı yazılan şeye dokunmuş olmaktadır. Böyle olmazsa İmam Muhammed’in kavliyle amel edilir. Çünkü aksi durumda kişi, her ne kadar yazılan yazıya dokunmasa da, üzerine ayetin yazıldığı şeye dokunmuş olmaktadır…”3)el-Halebî, Gunyetu’l-Mütemellî, 58.

Burada İmam Muhammed’in ictihadına değinilmekte ise de, mesele net olarak ortaya konmamaktadır. Onun bu konudaki görüşü şudur: Hayızlı/nifaslı veya cünüp kişi ayet yazarken her ne kadar mushafa dokunmasa da, ayeti yazdığı kaleme dokunmaktadır. Dolayısıyla böyle kişinin ayet yazması mekruhtur.4)el-Mevsû’atu’l-Fıkhiyye, XXXVIII, 8.

Hanefî mezhebindeki hüküm budur. Konu hakkında diğer mezheplerin görüşleri için o mezheplerin kaynaklarına vakıf mütehassıs kimselere müracaat edilmelidir.

Hat sanatı çalışan hayızlı/nifaslı bir hanımın ya da aynı işle iştigal eden cünüp kimsenin, meşk ettiği kâğıtlara dokunmaması ya da her zaman kâğıtla eli arasına mendil gibi bir şey koyması pek mümkün olmaz. Bu durumda iki seçenek bulunmaktadır:

  1. Meşk ederken ayet yazmamak; bunun yerine Arapça darb-ı mesel, kelam-ı kibar cinsinden bir şeyler yazmayı tercih etmek. Bunun, Arapça güzel sözler ezberlenmesine de faydası olacaktır.
  2. İlla ayet yazılacaksa, dört mezhepten, bu meseleye cevaz veren olup olmadığını araştırmak ve eğer cevaz veren varsa, bu hususta o mezhebi taklid etmek. Ancak bu ikinci yol, çok mecbur kalmadıkça tercih edilmemelidir. Zira sıklıkla bir mezhepten diğerine geçilirse, bunun bir süre sonra kişinin dindarlığında gevşemeye yol açmasından, fıkıh, mezhep, fetva konusunda laubaliliğe sebebiyet vermesinden endişe edilir.

Zira ruhsatların peşine düşmenin marifet sayıldığı günümüzde, “otorite” telakki edilen kimi insanların bile, deliline bakmadan, şazz mıdır, değil midir diye araştırmadan, herhangi bir alimden nakledilmiş bir görüş tesbit etmesi o doğrultuda fetva vermesi için yeterli olmaktadır!

Milli Gazete – 6 Aralık 2009

Sonraki Yazı

Karaman Hoca ve Taha Akyol-1

Bugünlerde, akademik hayatının 50. yılı münasebetiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından düzenlenen program dolayımında ... Read more

Önceki Yazı

Minare Krizi?

İsviçre halkının çoğunluğunun ülkelerinde minare görmek istemediğini ortaya koyan referandumun ardından yükselen tepkiler sonuç verdi ... Read more

Kaynakça/Dipnot   [ + ]

1. el-Cevheretu’n-Neyyire, I, 35.
2. Halebî Kebîr olarak da bilinir.
3. el-Halebî, Gunyetu’l-Mütemellî, 58.
4. el-Mevsû’atu’l-Fıkhiyye, XXXVIII, 8.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir