“Mezhep tabirinin yapısında mutlak sübjektivite/görecelilik vardır, ama Din böyle değildir” şeklindeki kabulün bir “zihin yanılsaması” olduğunun en açık delili, bizzat Din’in önümüze koyduğu “zarurât” (inanılması zorunlu hususlar) alanıdır.
İtikad alanını da tıpkı fıkhiyyat gibi “farzlar, vacipler, sünnetler ve müstehaplar” şeklinde kompartımanlara ayırarak konuşacak olursak, ilk kategoriyi (itikadın farzlarını) Kur’an’ın açık/muhkem nasslarının oluşturduğu “zarurât-ı diniyye”nin teşkil ettiğini söyleyebiliriz. Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe iman, “itikadın farzları”dır. Bu hususlara inandığını söylemekle birlikte, bunların “zorunlu neticeleri” konusunda tereddüt veya … Devamını Oku
Din Mezhep İlişkisi-1
Modern zamanların önümüze koyduğu bir illüzyondur bu mesele.
Din’i “mezhepler üstü” bir anlayışla ele almak, temel referansları mezheplerin dar çerçevesine hapsolmadan kuşatıcı bir açıdan görmek/okumak… Bu bir gerekliliktir; zira Din ilahî olduğu halde mezhep beşerîdir. İlahî olanı beşerî olana indirgemekse başlı başına bir arızadır… Asırlar boyunca bu ümmetin tefrika tuzağında birbirini boğazlamasına sebebiyet vermekten başka bir şeye yaramamış olan mezhep, bugün de İslam Coğrafyasının bizzat Müslümanlar eliyle kana bulanmasında başrolde bulunuyor. Ümmet mezhebi din yerine koyma arızasına bir … Devamını Oku
Noel – 3
Hollanda Diyanet Vakfı’nın Noel vesilesiyle yayımladığı mesajda yer alan hususlarla ilgili okuyucu sorusunun 2. maddesi şöyleydi:
2. İncil’den pasajlar öne sürülüyor. Günümüzdeki İnciller’e birşeyler eklenmiştir (papazlar veya onlara mensub olan kişiler tarafından) ve asıl inciller tahrip olmuştur. Kaynak veriyor ne kadar sağlam?
İncil metni üzerinde ekleme-çıkarma, cümlelerin bağlamıyla oynama şeklinde tasarruflarda bulunulduğu malum. Hatta bugün elde bulunan İncil metinlerinin “üzerinde oynanmış metin” olduğunu dahi kabul etmek mümkün değildir. Zira elde “İncil metni” diyebileceğimiz bir metin yoktur. “İncil” adıyla elde … Devamını Oku
Mezhebi Dinleştirmek, Dini Mezhepleştirmek
Sayın Cumhurbaşkanı’nın İran dönüşü Kutlu Doğum Haftası açılış programındaki konuşmasında kullandığı bir kısım ifadeler İslamî hassasiyet sahibi kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açtı. İlmî sorumluluk gereği bu mesele hakkında doğru bildiğimi söylemek durumundayım. Önce kısaca ne dediğine bakalım, ardından düşüncelerimi paylaşayım:
“Allah’ın salat ve selamı, efendimiz, rehberimiz, canlar canı Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beytinin üzerine olsun. Allah’ın selamı Ashab-ı Kiram’ın ve 14 asırdır tüm insanlığı aydınlatan tüm alimlerin, evliyaların, gönül insanlarının üzerine olsun. (…) Bizim Sünnîlik diye bir dinimiz … Devamını Oku
Mâturîdî Paneli
Ecdadımızın, yeni nesilleri bilginin içine yedirilmiş kimlik şuuruyla yetiştirmek amacıyla formüle ettiği kalıplar vardır. Hem hem özlü bilgi ihtiva eder ve ezberlemesi kolaydır, hem de her biri birer “kimlik kodu” niteliğindedir. 32 Farz, 54 Farz bunlardandır mesela. Sıbyan mektebine (ilkokul) gitme çağına gelen çocuklara karşılıklı soru-cevap tarzında belletilen bir formülasyon daha vardır:
Kimin kulusun?
Allah’ın.
Kimin ümmetisin?
Muhammed Mustafa (s.a.v)’in.
Kimin zürriyetisin?
Adem (a.s)’ın.
Kimin milletisin?
İbrahim (a.s)’ın.
İtikatta mezhebin ne?
Mâturîdî (veya Eş’arî)
Amelde mezhebin?
Hanefî (veya Şâfiî)
Basit gibi görünen bu tarz, çocuğun kalbine yerleştirilen ilk bilgiler olması … Devamını Oku
Noel – II
Geçen hafta metnini naklettiğim “Noel” sorusunda yer alan maddelere aynı sırayla cevap vermeye çalışayım
1. Bu neyin mesajı? Çünkü biz Müslümanların bayramı değil?
Batı’da azınlık statüsüne yaşayan Müslümanların, orada kalıcı olma kararı verdikten sonra yaşadıkları çok yönlü ve derin yapısal problemleri aşmak için zaman içinde bulundukları yerlerin aslî unsurları olan Hristiyanlarla diyalog ve iletişim ortamları tesis etme ihtiyacı hissettiği malum. Bu çerçevede çeşitli etkinlikler düzenledikleri de bilinen bir husus. Soruda Hollanda Diyanet Vakfı’na atfen zikredilen metin de bu çerçevede … Devamını Oku
İran’ın Nükleer Gücünden Rahatsız Olmak
İran’ın, nükleer çalımalar konusunda Batı ile vardığı anlaşma konusunda herkes kendi durduğu noktadan yorumlar yapıyor. Konunun Batılı çevrelerce algılanış tarzı ile İran tarafından değerlendiriliş biçimi arasında 180 derece fark bulunduğu da bariz şekilde görülüyor. Batı da İran da varılan noktayı kendi açılarından “kazanım” olarak değerlendiriyor.
Ruhani’nin işbaşına gelmesiyle birlikte İran’ın, devrimin temel vurgularından birini teşkil eden “Büyük Şeytan ABD” ile ciddi bir yakınlaşma içine girmesi, Rusya ve Çin ile aleni, bir kısım Batılı ülkelerle “örtülü” biçimde yürütülen ilişkilerin … Devamını Oku
Noel – I
Vaktinde sorulmuş, ama cevabı bugüne sarkmış bir soru var sırada:
Soru
Bugün Hollanda Diyanet Vakfi noel mesajı yayınladı, okudum ve anlamaya çalıştım acizane. Aklıma takılan birkaç konu var. 1. Bu neyin mesaji cunku biz Muslumanlarin bayrami degil?
İncil’den pasajlar öne sürülüyor günümüzdeki İnciller’e birşeyler eklenmiştir (papazlar veya onlara mensub olan kişiler tarafından) ve asıl inciller tahrip olmuştur. Kaynak veriyor ne kadar sağlam?
Hz. İsa’nın belirtilen doğum tarihi doğru mudur?
Thomas İncili ilk defa duydum benim bildiğim kadarıyla Matta, Markos, Luka, Yuhanna vardır.
Ben … Devamını Oku
Hangi Humeyni? – II
Humeyni’nin “muhalifler” hakkında söylediklerini aktarmaya devam ediyoruz:
“(…) Bizim dışımızdakiler (İmâmiyye mezhebine mensup olmayanlar, E.S) “müslüman” olsalar bile bizim kardeşlerimiz değildir. Dolayısıyla (yukarıda zikrettiğimiz) o rivayetler, diğer rivayetlerde geçen “müslüman” tabirini açıklamaktadır. Buna göre gıybetin haramlığı, diğerleriyle islamî-imanî kardeşlik bağı bulunan “müslüman”a mahsustur…
“(…) İlgili rivayetlere insafla bakan kimsenin, onların gıybetini yapmanın haramlığına delalet etmediklerinden şüphe etmesi uygun değildir. Hatta ilgili delillerin tamamının bir arada değerlendirilmesi durumunda, bu delillerin zahirinin, ancak “hak imamlara dost olan mü’min”in gıybetinin haram olduğunu … Devamını Oku
Hangi Humeyni – I
Şia, şartlara göre kâh askerî marşlar, kâh kardeşlik türküleri eşliğinde İslam Dünyası’ndaki yayılmasına devam ederken, gözünü diktiği coğrafyalarda kendisine yakın bulduğu yerel unsurlarla çok yönlü işbirlikleri tesisini de büyük bir ustalıkla sürdürüyor. Hatta ABD ve Batılı ülkelerle başından beri el altından yürüttüğü ilişkileri son süreçte “göstere göstere” sürdürmekte bir sakınca görmüyor. Son birkaç gündür Yemen’de karşılaştığı “hesap dışı” durumun makro planda İran’ın İslam Dünyası’ndaki yayılmacı politikalarına radikal bir etki yapacağını –en azından kısa vadede– beklemek hayalcilik olacaktır…
İran’ın, … Devamını Oku