İletişim bilimleri terminolojisinde “toplumsal iletişim” diye bir kavram bulunmadığını biliyorum. Burada bu nitelemeyi, bireyin toplumuyla ve toplum içindeki çeşitli grupların kendi aralarındaki “teması” anlamında kullandığımı belirteyim de iletişimcilerle sorun yaşamayalım…
Kasdettiğim iletişimi sağlayan en temel unsurun “ortak dil” olduğu genel kabulünü tekrarlayarak konuya giriş yapabiliriz. Buradaki “ortak dil”den muradımı da, “insanların anlaşma ve kaynaşmalarının önünde herhangi bir engel bulunmaması hali” olarak açıklamış olayım.
“Ortak dil”in açımlamasını yapan yukarıdaki ifadenin aslında “kültür”e tekabül ettiği malum. Farklı inanç sistemlerine mensup çevreleri … Devamını Oku
Kültürsüzlük Kimliksizliktir
Prof. Mehmet Kaplan, son derece isabetli bir şekilde “insanlık kültürünün temelinde din vardır ve yeryüzünde istisnasız bütün kültür ve medeniyetler dinlerden doğmuşlardır. Mısır, Çin, Hind, Yunan, Roma, Bizans, Avrupa, Osmanlı medeniyet, kültür ve sanatları bunun en açık delilidir” der.
Bu tesbitin bana göre tek söz götürür noktası, çağdaş Batı kültür ve medeniyetini ya hesaba katmamış veya yaptığı genellemeyle onu da –temelinde din olduğunu söylemekle– tartışmalı bir biçimde okumuş olmasıdır.
Çağdaş Batı kültür ve medeniyetinin temelini teke indirgemek doğruysa, en … Devamını Oku
“Kültür” Diye Bir Meselemiz Var Mı?
İki yıl önce gittiğim Berlin’de, ilk nesil “Almancı”lardan bir ağabey anlatmıştı: İlk Türk işçileri Almanya’ya gittiği zaman Berlin’in mutena semtlerinden birinde oturan bir Alman aristokratı, “Osmanlılar geliyor; çoluk-çocuğun medeniyet öğrenmesi için ele geçmez bir fırsat…” diyerek evini şimdi Türkler’in yoğun olarak bulunduğu Kreuzberg semtine taşımış. Değinmek istediğim konu bakımından, o Alman aristokratının, Türk işçilerinde aradığını bulamamanın inkisarıyla çok geçmeden eski semtine geri dönmek zorunda kalması birinci derecede önemli olmadığı için hadisenin bu kısmını şimdilik bir kenara bırakalım.
O … Devamını Oku
Sünnet ve Kültür
“Toplumsal kimlik” diye ifade edilen olgu, bir toplumu özgün kılan değerler bütününün hayata yansıyan şeklidir. Kimliğin hem yapı taşı, hem de göstergesi ise yine kendine mahsus bir kültür ve medeniyetin varlığıdır.
“İslamlık” söz konusu olduğunda, toplumsal kimliği oluşturan unsurlara Sünnet’in en az Kur’an kadar kaynaklık ettiğini görmek için olaya “Sünnet-kültür ilişkisi” penceresinden bakmak gerekir. Sünnet konusunda sarf-ı mesai edenlerin, meselenin bu boyutunu bihakkın idrak ve izah edebilmesi için “kültür tarihçiliği” formasyonuna sahip olması bir elzemiyettir.
“Bizim dışımızdakilere, Yahudiler’e, Hristiyanlar’a … Devamını Oku
“Mülk”ün Garantisi Adalet; Ya Adaletin Garantisi?..
Irak işgali, pek çok husus yanında, “mülk”ün temelinin, yani garantisinin adalet olduğu gerçeğini bir kere daha hatırlatan yağma ve talan görüntüleri ile de şimdiden kayıtlara geçti.
Tarih, adalet ve zulmün münavebeli saltanatının kaydından ibaret sanki. Biri imar, öbürü imha ediyor ve fakat ne tecellidir ki, ikisi de kalıcı olmuyor. el-Münâvî’nin Feydu’l-Kadîr’inde okumuştum:
“ez-Zulmü lâ yedûmu, ve in dâme demmere;
ve’l-Adlu lâ yedûmu, ve in dâme ammere.”
Yani “Zulüm devamlı olmaz; eğer devam ederse harap eder. Adalet de sürekli olmaz; eğer sürekli … Devamını Oku
Medeniyetler Çatışması
Irak savaşında sona yaklaşıldığı anlaşılıyor. Bağdat ve diğer büyük şehirlerin düştüğünü dünyaya duyuran haber kanalları, belki kısa bir süre sonra Irak’taki yeni oluşumun haberlerini geçmeye başlayacak…
Dünyaya nizamat verme kararlılığındaki Amerika ve yandaşlarının tavrı Ortadoğu’da ister yönetimleri, isterse haritaları değiştirmek şeklinde gerçekleşsin, bunun “medeniyetler çatışması” anlamına gelmeyeceği açık. Olanlar ve olacaklar, ABD ve koalisyon ortakları ile Ortadoğu’daki kimi yönetimler arasında geçen mücadeleler olarak okunmalıdır.
Bununla, medeniyetler arasında hiçbir şekilde savaş olmayacağını söylemek istemiyorum. Huntington, öngörüsünün en azından birinci kısmı … Devamını Oku
Savaşa Hayır Demek
Dünyanın dört yanından “savaşa hayır” sesleri yükselmeye devam ederken savaş makinası da ölüm kusmaya devam ediyor.
Daha savaş başlamadan duymaya başladığımız bu slogan ne anlatıyor ve onu haykıranlar ne kastediyor? Dahası bu slogan son tahlilde kimin işine yarıyor?
Yaşamakta olduğumuz bütün olaylar, savaşın, haklı bir gerekçeye dayanmadığı sürece zulüm olduğunu gösterdiği kadar, kendisini meşru ve gerekli kılan zeminlerde savaştan kaç-ın-manın da ayrı bir zulüm olduğunu bütün insanlığa fazlasıyla tekrar etmiş durumda.
“Savaşa hayır” diyenlerin bir kısmı, hemen arkasından savaşı “insanlık … Devamını Oku
Şerden Hayır Çıkarmak
Her kemalin bir zevali olduğu gerçeğinden ve yeryüzünde yaptıklarıyla ilahi gazabı harekete geçirerek kendi sonlarını hazırlayan geçmiş kavimlerin maceralarından hareketle, aralarındaki ilişki hepimizin malumu olan 11 Eylül olayının ve Irak savaşının “Amerikan yüzyılı” bakımından sonun başlangıcı olduğunu söylemek için elimizde pek çok neden var.
Her şeyden önce, Kapitalizmin, başta ahlakî ve ekonomik saha olmak üzere pek çok alanda tıkandığı gerçeği artık herkesin malumu. Bu saldırganlık, gelecekte kendilerini neyin beklediğini görmenin doğurduğu panikten kaynaklanıyor…
Bundan daha önemlisi, Batı emperyalizminin, öz … Devamını Oku
Savaş Sonrası
Irak savaşının akıbeti konusunda henüz net şeyler söylemenin mümkün olmadığı ortadayken, başını Amerika’nın çektiği “zorbalar koalisyonu”, ellerinin kanıyla Irak’ın zenginliklerinin paylaşılması konusunu görüşmeye başladı bile. Savaş sonrası Irak’ta kurulacak “geçici” yönetim 23 bakanlıktan oluşacakmış ve her birinin başında bir Amerika’lı asker bulunacakmış… Yavaş yavaş belirmeye başlayan ayrıntılardan haberdar oldukça midemiz kalkıyor…
Öte yandan “Büyük İsrail” projesinin diğer ayaklarının da uygulamaya geçirilmesi yolunda zemin hazırlıkları alttan alta devam ediyor…
Onlar kendilerine yakışanı yapıyor. Düşünüyor, planlıyor ve uygulamaya geçiyorlar…
Peki İslam dünyası … Devamını Oku
Hıyanetin Vatanı Yok
Malezya’dan serdar kardeşim geçen gün sitesinden indirdiği bir yazıyı gönderme lütfunda bulunmuş. Kendisine teşekkür ediyorum.
Yazı Kuveyt Üniversitesi’nden bir grup öğrencinin sorusunu ve cevaben verilen fetvayı muhtevi. Öğrenciler –kaynağını zikretmedikleri– bir fetvada Irak savaşında Amerika’nın yanında yer almanın “caiz” ve hatta “Allah yolunda cihad” olduğunun söylendiğini belirterek durumun aydınlatılmasını istiyor.
Gayet tafsilatlı olarak verilen cevapta ise mezkûr sözümona “fetva”nın batıl olduğu aklî ve naklî delillerle ortaya konuyor. Dünyanın dörtbir yanından, hatta mütecaviz zorbaların kendi ülkelerinden yükselen protestolarla lanetlenen bu … Devamını Oku