Ebced Hesabı ve Güneşin Açısı-2

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Haziran 2003

“Eğer gölge, kendi boyundan uzun ise, gölgeni 42 parçaya ayır. İlk parça zıll-u mahfuz’dur. Kalan rakamlar için de sana zikrettiğim gibi beytin kelimelerini kullan. Örnek: Gölgenin uzunluğu 22 ayak olsun. 44 rakamını 22’ye bölüp, bölümün birinci parçasını alırız ki, 2’dir. Bu, zıll-u mahfuz’dur. Sonra beytin ikinci kelimesine bakarız; bu kelime Be, Ye, Ze harflerinden oluşmaktadır. İlk harf olan Be, zıll-u mahfuz’un karşılığıdır. Kalan iki harf (Ye, Ze)’in sayı değeri 16’dır. Bu rakam, güneşin o vakitteki yüksekliğidir. (Bundan … Devamını Oku

Ebced Hesabı ve Güneşin Açısı-1

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Haziran 2003

Şemsuddîn İbnu’l-Cezerî‘nin Târîhu İbni’l-Cezerî diye bilinen Târîhu Havâdîsi’z-Zemân ve Enbâihî ve Vefeyâti’l-Ekâbir ve’l-A’yân min Ebnâih adlı tarihini okurken rastladığım ve sizinle paylaşmaya değer bulduğum bir risaleden bahsedeceğim bugün. Bu eserinde İbnu’l-Cezerî, pek çok ilim dalında mütebahhir, Fıkh‘ı İzzuddîn b. Abdisselâm ve Hadis‘i hafız el-Münzirî gibi döneminin zirve isimlerinden tahsil etmiş bulunan, sadece ulum-u diniye sahasında değil, müsbet bilimler alanında da yetkinliğini isbat etmiş olan Şafiî alim Zeynuddîn Ebû Hafs Ömer b. Mekkî‘nin (691/1291) –ki müellifin hocasıdır– kısa … Devamını Oku

Sistem Kurmak

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Haziran 2003

Günümüzde Müslümanlar’ın “içtihad” kurumunu çalıştırması gerektiği konusunda yazılıp çizilenlerin, pratiğe aktarılma şansı/imkânı konusunda hiçbir zaman emniyet hissi içinde bulunamayacağımız bir “tekinsizliği” işaret ettiğini düşünüyorum. Çünkü içtihadın bir “sistem” meselesi olduğunu biliyorum.
Açayım: Mutlak içtihattan söz edebilmek, Kur’an ve Sünnet‘i, mevcutlardan farklı bir temele yaslanarak gerçekleştirilen farklı bir “okuma” biçiminin varlığına bağlı olduğuna göre, mutlak içtihad iddiasının, mevcutlardan farklı, yani özgün bir sistem gerektirdiği bedihîdir. Mutlak içtihad iddiasında bulunan kişinin, öncelikle dört başı mamur bir şekilde oluşturulmuş, tartışmaya açılmış … Devamını Oku

Globalizm ve İmam eş-Şa’rânî

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Haziran 2003

Modernistlerimizin, babasından kalan külçe altını yüksünüp, “yarım ekmek arası döner veren çıksa da şundan kurtulsam” diye kıvranan zavallı misali, varisi kılındığımız paha biçilmez birikimi tırtıklamaya azm-u cezm-u kasd-u musammem eylemiş olmasına mı, bu mirası sahiplenme kaygısını taşıyanlarımızda ona liyakat kesbetmek adına kayda değer bir performans görülemeyişine mi daha fazla yanmalı?..
Sahi bu külçe ne işimize yarayacak? Değerli bir şey olup olmadığı konusunda bile karar verebilmiş değiliz. Diyelim ki değerli olduğuna kanaat getirdik. Peki değeri ne kadar? Bilen yok. … Devamını Oku

Amel Edilmeyen Hadisler

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Mayıs 2003

Hadis Tarihi ve Hadis Usulü eserlerinde, Ehl-i Hadis‘e mensup, Fıkıh nosyonuna sahip olmayan birçok alimin, hadislerle amel noktasında –özellikle mütearız hadislerin çokluğu ve Fıkhu’l-hadis konusundaki birikimlerinin azlığı dolayısıyla– yaşadığı tıkanıklığı Fıkıh imamlarına başvurmak suretiyle aştığını anlatan önemli anekdotlar vardır. Bu durum, belli bir sisteme dayanmadan hadislerle amel ameliyesinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilemeyeceğinin çarpıcı bir göstergesidir. Yine bu sebepledir ki, –birkaçı hariç– büyük Hadis imamları, Müçtehid imamların birisinin mezhebini iltizam etmişlerdir.
Bir hadisin “ma’mulun bih” (amele konu edilebilir) olması … Devamını Oku

Batılıları Şaşırtan Batılı

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Mayıs 2003

Batılılaşma/modernleşme maceramızı, sürecin en çalkantılı dönemlerinde Fransa’nın Osmanlı sefirliğini yapmış olan Engelhardt‘ın kaleminden okumak hayli ilgi çekici. Tanzimat ve Türkiye adlı kitabında Engelhardt, bugünün altyapısını hazırlayan o dönemde yaşananları derin bir vukufiyetle –ve tabii bir “Batılı” gözüyle– ayrıntılı bir şekilde resmettiği mezkûr kitabında, dönemin Avusturya başbakanının, Avusturya’nın İstanbul elçisine çektiği bir telgrafa yer verir (s. 55-6). “Türkiye’nini samimi dostlarını şaşırtan” bu telgraf gerçekten son derece ilgi çekicidir:
“Babıali’ye şu şekilde hareket etmesini tavsiye ederiz: Hükümetinizi, varlığınızın temel esası … Devamını Oku

Tezâkir’den

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Mayıs 2012

Bir devlet ve ilim adamı olarak Ahmet Cevdet Paşa’nın, Balkanlar’daki teftiş görevi sırasında yürüttüğü hikmet ve dirayet yüklü tatbikata örnek olması kabilinden bugün de Tezâkir‘den (III, 46 vd.) bir pasajı –sadeleştirerek– dikkatinize sunmak istiyorum:
“… Mesireden dönüp gelirken yolumuzun üstünde bir büyük hanenin önünde bir büyük kalabalık gördük. Meğer mesireden dönen kızların bir grubu bu haneye toplanıp, sokak kapısını ve pencereleri açıp şarkılar okumakta oldukları halde birtakım delikanlılar dahi sokakta dizilerek onlar ile konuşur ve aşıklık ederlermiş. Bizi … Devamını Oku

Ahmet Cevdet Paşa’yı Önemli Kılan

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Mayıs 2003

Bir önceki yazıda, dönemine hemen her yönüyle ışık tutan en önemli belgelerden biri olan Tezâkir‘inden “tuhfe” kabilinden iki anekdot naklettiğim merhum Ahmet Cevdet Paşa, engin devlet tecrübesi (Evkaf, Maliye ve Adliye nazırlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlayalım), İslamî ilimlere vukufiyeti (bir ara Şeyhülislamlık makamına getirilmesi söz konusu olmuştu) ve dirayeti ile öne çıkan en parlak simalarımızdandır.
Ancak onu önemli kılan, sadece bu müstesna özellikleri aynı anda taşıması değil, aynı zamanda Osmanlı Devleti‘nin en kritik dönemlerinde, hadiselerin bizzat içinde yer almış, … Devamını Oku

Yorumsuz

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Mayıs 2003

Merhum Ahmet Cevdet Paşa’nın, Tezâkir’inde (III, 24 vd.), bazı ahvali teftiş için gittiği Balkanlar’daki gözlemlerinden, hayata dair iki kesiti (sadeleştirerek) paylaşmak istiyorum bugün:
“… Boşnaklar böyle güzel ahlak sahibi olmaları yanında mütedeyyin, musalli ve itikadı tam kimselerdir. Ulemaya dahi hürmetleri ve şer-i şerife riayetleri ziyadedir. Fakat bu aşıklık usulüne bazı ulema itiraz eyledikleri halde, öteden beri alışkın oldukları bir muamele olduğundan, bu adetin kaldırılması kabil değildi. (…) Bununla birlikte bu usulün uygulanmasında iffete aykırı bir hareketin vukuundan son … Devamını Oku

İlim ve Siyaset-4

Ebubekir Sifil2003, Gazete Yazıları, Mayıs 2003

Bir önceki yazıda bahsi geçen el-Meliku’l-Muazzam’ın kardeşi el-Meliku’l-Kâmil lakabıyla anılan Muhammed b. Muhammed de Eyyubiler’in alim yöneticilerindendir. İştigal sahasını ağırlıklı olarak Hadis ilminin teşkil ettiği bu sultan, Hadis ezberine ve nakline büyük önem vermiştir. Sahîhu Müslim‘e ta’lîkâtı mevcuttur. Ebu’l-Kasım es-Safrâvî, ondan dinlenen kırk hadisi ihtiva eden bir Cüz kaleme almıştır. Bu sultan da ulema ile mücaleseye rağbet eder, hatta münazaralara katılırdı.
Eyyubiler’in bir diğer alim yöneticisi el-Meliku’l-Mansûr Nâsıruddîn Muhammed’dir. Hadis ilminde bilgi sahibi bulunan bu sultan, özellikle Tarih … Devamını Oku