CHP İstanbul milletvekili Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, geçenlerde bir TV kanalında, Mina‘da şeytan taşlama esnasında meydana gelen ve birçok hacının ölümüne yol açan izdihamı yorumluyordu. Gelen bir izleyici telefonu üzerine mevzu asıl mecraına döndü ve “Kur’an üzerinde birleşme” faslı açıldı.
Programı sonuna kadar izleme gereği duymadığım ve meselenin nereye bağlanacağını tahmin ettiğim için televizyonu kapattım ve düşündüm: Bu söylemin “pratik değeri nedir?”
Okuyucuya basit dinî bilgiler vermek için yazılmış kitaplarda “ef’al-i mükellefîn” diye bir bahis vardır. Bilgi ve … Devamını Oku
İtikatta Çoğulculuk
Günümüzde İslam’ı sonradan öğrenen/benimseyen insanları diğerlerine kıyasla belki de en fazla zorlayan husus, hangi itikadî sistemi benimseyeceği sorusunun cevabıdır. İtikadî fırkaların birbiri peşisıra zuhur ettiği ve Amip gibi bölünerek çoğaldığı ilk dönemleri dışarıda tutarsak, Modern döneme kadar Ehl-i Sünnet‘in kendisini ispat etmiş hakimiyeti dolayısıyla böyle bir sorun yaşanmadığını söylemek yanlış olmaz.
Ancak Modern dönemde, gerek Ehl-i Sünnet akidesini güçlü bir şekilde savunacak yetkin alimlerin azalmış olması, gerekse İslam dünyasını iç muhasebeye iten siyasal, ekonomik, askerî vd. alanlarda yaşanan … Devamını Oku
İmam eş-Şâfi’î’nin Sistemi
İslam Fıkhı‘nın esas olarak Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas‘tan oluşan 4 temel üzerine kurulması, bir “fikir” veya “proje” değil, başından beri var olan bir “realite”, bir “fenomen”dir. Fıkıh binası bu 4 ana delil (ve diğer fer’î deliller) üzerine bina edilirken elbette nassların yapısından ve anlayış farklılıklarından kaynaklanan ihtilaflar olmuştur; ancak özellikle 4 mezhepten herhangi birisinin bu 4 delil üzerinde ihtilaf ettiğine dair elimizde herhangi bir veri mevcut değildir.
Hal böyle iken özellikle İslam Hukuku Metodolojisi (Usul-i Fıkıh) hakkındaki … Devamını Oku
“Nüzul-i İsa (as)”a Dair Üç Kitap
Bu mesele niçin önemli? Bunun birkaç cevabı var.
Vahyî hakikatlerin “çağdaş” bakış açıları istikametinde ilmîlik kisvesine büründürülmüş “bana göre”lerle sulandırılmaya çalışıldığı bir dönemde itikadın bir bütün olarak muhafazası için.
Batıdan ithal edilmiş “okuma” ve yorum yöntemlerinin etkisiyle İslam‘ın temel kaynakları hakkında en “uçuk” fikirlerin ortalıkta serbestçe dolaştığı böyle bir ortamda hangi gerekçelere dayandırılırsa dayandırılsın, “sem’iyyat” üzerine kurulu itikad sistemi bir bütündür ve bu sahada ancak sem’î delillerle konuşulabilir. “Nüzul-i İsa (a.s)” hakkında delalet ve sübut bakımından “kesinlik arz eden … Devamını Oku
Abalılar ve Sopalılar
Marife‘nin 3. yıl 2. sayısında yer alan bir yazı üzerinde duracağım bugün. Dr. Ahmet Erkol imzalı bu yazı “Eş’arî Dönemi Arap Düşünce Biçimi ve Eş’arî Düşüncesinde Şâfiî’nin Etkisi” başlığını taşıyor. “Tek kanallı beslenme”ye iyi bir örnek oluşturan makalesinde yazar, İmam eş-Şâfi’î, İmam el-Eş’arî ve daha birçok isim etrafında –yer yer birbiriyle çeliştiği de gözlenen– öyle enteresan genellemeler yapıyor ki, okuduğunuz metnin “ilmî bir makale” mi, yoksa “ideolojik bir manifesto” mu olduğu konusunda karar vermekte zorlanıyorsunuz.
Yazısının başlarında Dr. … Devamını Oku
Bazı Usul Meseleleri-2
Bir önceki yazıda 1. maddede naklettiğim soruyla başlayalım. Hemen belirteyim ki, soruyla ilgili olarak burada ağırlık vereceğim husus, Usul ile ilgili boyuttur. Yoksa belli bir kimyasal dönüşümden sonra sarhoşluk verme özelliği kazanan boza veya başka herhangi bir içeceğin, bu dönüşümden önceki haliyle haram sayılamayacağı açıktır.
Osmanlı zamanında böyle bir yasaklama uygulaması olmuşsa, bunu “istihsan” prensibiyle açıklamak mümkündür. eş-Şâtıbî, İmam Ebû Hanîfe‘yi de “sedd-i zerayi” prensibini benimseyenler arasında zikreder ki, “istihsan“ın geniş anlam çerçevesi içinde “sedd-i zerayi” ile örtüşen … Devamını Oku
Bazı Usul Meseleleri-1
Bu sene oldukça uzayan “okuyucu soruları” faslını kapatmıştım. İnternet üzerinden gelen bir kısım soruları bu sebeple size yansıtmadan cevaplamaya devam ediyorum. Ancak son birkaç gün içinde Usul’e ilişkin bazı boyutları olan iki soru aldım ki, bunları, biraz daha uzun yazma imkânı veren bu yeni köşede ele almanın daha uygun olacağı düşüncesiyle sizinle paylaşmak istedim. Sorular şöyle:
“(…) Hadise, ilk olarak, ‘boza’nın haram olup olmadığından çıktı. Şafii bir arkadaşımız elindeki –adını bilmediğim– Arapça bir kitaptan ‘boza’nın haram olduğunu okudu. … Devamını Oku
İstihsan
Marife‘nin 3. yılının ilk sayısında Fıkıh Usulü‘ndeki “istihsan” teriminin menşe ve mahiyeti üzerine Doç. Dr. Şükrü Özen‘in kaleme aldığı oldukça doyurucu bir makale yer alıyor. İmam Ebû Hanîfe‘den öncesinde, İmam Ebû Hanîfe, Ebû Yusuf, eş-Şeybânî, Mâlik ve eş-Şâfi’î‘de bu terimin kullanılış biçimlerinin ayrı başlıklar halinde sunulduğu araştırmada müellifin, “istihsan” teriminin “kamu yararı, maslahat…” gibi hususların gözetilmesi anlamına ağırlık verdiği dikkat çekiyor.
Bu bağlamda “istihsan” teriminin Sahabe döneminde de mevcut olduğu tesbitinde bulunan yazar, örnek olarak bilhassa Hz. Ömer … Devamını Oku
“Kur’an’a Aykırı Hadis” Söylemi
Bir önceki yazıda “irtidat” ve “zina” (evlilerin zinası) suçlarına verilecek cezayla ilgili Sn. Davut İltaş‘ın Marife dergisinde yer alan eleştiri yazısı hakkında yazdıklarım üzerine bazı okuyuculardan, ilgili rivayetlerin Kur’an‘a aykırı ve uydurma olduğu temalı mailler aldım.
Bana göre bu kabil itirazların önemli bir bölümünün arka planında, bu ve benzeri hükümlerin “çağdaş anlayış“la bağdaşmadığı kabulü temel bir yer tutuyor. Yani itiraz sahipleri genellikle “bunu kime nasıl izah ederiz” endişesiyle hareket ediyor. Elbette bu psişik durum başlı başına ele alınması … Devamını Oku
Bir Kitap, Bir Dergi
Geçtiğimiz Ramazan‘da bir konferans için gittiğim Gaziantep‘te tanıştığım değerli isimlerden birisi Fikret Oğuztürk. Öğretmen (yanlış hatırlamıyorsam branşı Kimya idi) ve oldukça gayretli biri Fikret bey. Ortaçağ’ı Özledim adıyla yazdığı 3 ciltlik kitabının ardından Osmanlı Tarihi ile ilgili bir çalışma hazırlığı içinde olduğunu söylemişti.
Mezkûr kitabının 1. cildiyle 2. cildin bir kısmını “Onların Ortaçağ’ı“na, 2. cildin geri kalan kısmıyla 3. cildin tamamını da “Bizim Orta Çağ’ımız“a ayırmış. Kitaplar kolay okunan, sürükleyici; sosyal tarih, ilimler tarihi, kültür ve aktüaliteyi başarılı … Devamını Oku