Mezhebe Aykırı Ayet ve Hadisler – 5

Ebubekir Sifil2002, Fıkıh, Gazete Yazıları, Hanefî, Konularına Göre, Mezhep, Ocak 2002

(Bir önceki yazıyı okumak için buraya tıklayın.) Son olarak İmam el-Kerhî’nin söylediklerinin, nasslara uygulanışı neticesinde ortaya nasıl bir manzara çıktığını, Necmuddîn Ebû Hafs en-Nesefî’nin zikrettiği “mesail” ve “nezair”i esas alarak görelim.

1- Hanefîler’in görüşüne aykırı ayetin tevili

“Nerede olursanız olun, yüzünüzü o yana çevirin” [1]2/el-Bakara, 150 ayeti, namazın Mescid-i Haram’a yönelerek kılınmasınıı emretmektedir. Ancak bu ayetteki emrin, “yönünü bildiğiniz zaman kıbleye” veya “şüphe durumunda araştırma sonucu zann-ı galiple karar verdiğiniz istikamete yönelin” anlamında olduğunu söylememiz gerekir. Zira kıble istikameti bilinmediği zaman kişi, hangi tarafa yönelmesi gerektiğini araştıracak ve neticede bir yerde karar kılacaktır. O yön haddizatında yanlış olsa bile kılınan namaz sahihtir.

2- Hanefîler’in görüşüne aykırı ayetin mensuh olması

8/el-Enfâl, 41 ayetinde, ganimet malının beşte birlik bölümünden kendilerine pay ayrılması gerekenler arasında “zevi’l-kurbâ” (Hz. Peygamber (s.a.v)’in yakınları) da zikredildiği halde, Sahabe’nin icmaıyla ayetin bu kısmı mensuhtur.

en-Nesefî’nin buradaki “Sahabe’nin icmaı”ndan kastı Dört Halife’nin uygulamasıdır. [2]Bkz. el-Cassâs, Ahkâmu’l-Kur’ân, IV, 243, 6

3- Ayetler arasında tercih

“Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler” (2/el-Bakara, 234) ayeti, eşi ölen kadının –hamile olsun olmasın–, belirtilen süreyi beklemekle yükümlü olduğunu göstermektedir. Çünkü ayetin ifadesi umumîdir. “Hamile olanların bekleme süresi yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları) dır” (65/et-Talâk, 4) ayeti ise, hamile kadının bekleme (iddet) süresinin, doğumla birlikte biteceğini bildirmektedir. Dolayısıyla –ister kocalarından boşanmış olsunlar, isterse kocaları ölmüş olsun– böyle kadınların, –dört ay on günden önce doğum yapmaları halinde– bu sürenin bitmesini beklemeleri söz konusu değildir. 65/et-Talâk, 4 ayetinin diğerinden sonra nazil olduğu, hemen bütün muteber Hadis kitaplarında mevcut rivayetlerle sabittir.

Hanefîler, 2/el-Bakara,234 ayetinin kocası ölmüş bütün kadınları ihtiva eden umumî hükmünün hamile kadınların durumuna ilişkin yönünün, 65/et-Talâk, 4 ayeti ile (“beyan-ı tebdil” suretiyle) neshedildiğini söyleyerek onu, hamile kadınların durumu noktasında diğerine tercih etmişlerdir.

4-Hanefîler’in görüşüne aykırı hadislerin mensuh olması

Hz. Peygamber (s.a.v)’in, sabah namazının farzından sonra namaz kılan birisine hangi namazı kıldığını, onun da, farzdan önce kılamadığı sabah namazının sünnetini kıldığını söylemesi üzerine Efendimiz (s.a.v)’in sükût ettiğini anlatan rivayet, sabah namazının sünnetini kılamamış olan kimsenin, farzdan sonra kılabileceğini göstermektedir. [3]Hadisi Ebû Dâvûd, et-Tirmizî, Ahmed b. Hanbel ve daha başkaları rivayet etmiştir.

Devam Edecek.

Ocak 2002 – Milli Gazete

Kaynakça/Dipnot

Kaynakça/Dipnot
1 2/el-Bakara, 150
2 Bkz. el-Cassâs, Ahkâmu’l-Kur’ân, IV, 243, 6
3 Hadisi Ebû Dâvûd, et-Tirmizî, Ahmed b. Hanbel ve daha başkaları rivayet etmiştir.