Cüzzamlıdan Kaçmak

Ebubekir Sifil2009, Ağustos 2009, Gazete Yazıları

Soru

“Kıymetli Hocam, zaman zaman suallerime cevap veriyorsunuz, Allah razı olsun. Efendimizin “Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaçın” biçiminde bir hadisi olduğu ve kendisinin de bazı cüzzamlılardan biatları uzaktan aldığı biçiminde rivayetler var. Türkan Saylan ile ilgili “en çok cüzzamın bulaşıcı olmadığını ve korkmamak gerektiğini topluma öğretti” biçiminde medya çok haber yaptı. Bazı doktor akrabalarım ve internetten yaptığım araştırmada da oldukça zor bulaşan bir hastalık olduğunun anlaşıldığı yorumu hakim oldu.

1) Biz Efendimize tabi isek,

2) Onun hadisleri sahih ise,

3) Bu hadisleri tasdik ile mükellef isek,

bu ihtilafı nasıl aşacağız?

Bu tür hadisleri o zamanki tıp bilgisine dayalı Efendimizin beşer cihetiyle söylediği sınıfta mı ele almalıyız? Aksi takdirde Nebi sıfatı ile söylediği sözler sınıfında ele alındığında müşkilat nasıl çözülecek? Efendimizin bazı sözlerini siyasi lider anlamında, baba sıfatı ile vb. söylemiş, bunlar zamana göre değişebilir biçiminde tasnif yapan alimler olmuş mudur?

Bireysel veya gazete köşenizde konuyu değerlendirebilirseniz, müşkilatımı gidermiş olurum. Allah razı olsun, Allah’a emanet olun.”

Cevap

“Cüzzamlıdan, aslandan kaçar gibi kaçın” rivayetini el-Buhârî, Ahmed b. Hanbel, Abdürrezzâk, İbn Ebî Şeybe, Ebû Hureyre (r.a) rivayeti olarak nakletmişlerdir.[1]el-Buhârî, “Tıb”, 19; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 443; Abdürrezzâk, el-Musannef, XII, 416-7; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef (Avvâme neşri), XIII, 455. Efendimiz (s.a.v)’in, cüzzamlı bir sahabînin bey’atını uzaktan aldığını anlatan rivayet de sahihtir ve Müslim, Abdürrezzâk, İbn Ebî Şeybe ve daha başkaları tarafından aktarılmıştır.[2]Müslim, “Selâm”, 126; Abdürrezzâk, a.y.; İbn Ebî Şeybe, a.y.

Buna mukabil, Efendimiz (s.a.v)’in, cüzzamlı bir kimse ile birlikte yemek yediği, elini tutup yanına oturttuktan sonra, “Allah’a güvenerek ve O’na tevekkül ederek ye!” buyurduğu da sabittir.[3]Ebû Dâvud, “Tahâret”, 26; et-Tirmizî, “Et’ıme”, 19; İbn Ebî Şeybe, XII, 413…

Bu mütearız rivayetlerin arasının nasıl telif edileceği konusunda ulema iki görüş ileri sürmüştür. Bunlardan birincisi, cüzzamlıdan uzak durulmasını telkin ve emreden rivayetin, diğeri tarafından nesh edildiği şeklindedir. Kadı Iyâd, bu görüşü, Selef’ten aralarında Hz. Ömer (r.a)’in de bulunduğu bir gruba izafe etmiştir.

Ancak Kadı Iyâd bu görüşü naklettikten sonra tavrını ve tercihini daha farklı bir yönde kullanmış ve “çoğunluğu teşkil eden ulemaya” ait olduğunu belirttiği şu görüşü müdafaa etmiştir: Cüzzamlıdan uzak durulmasını emreden rivayetler, ihtiyatlı davranmayı telkin amacı taşımaktadır. Buna göre cüzzamlıdan uzak durmak bir “emir” değildir, sadece “istihbab”, yani cüzamlıdan uzak durmanın müstehap olduğunu bildirir. Efendimiz (s.a.v)’in, cüzzamlı ile birlikte yemek yediğini anlatan rivayet ise, böyle yapmanın caiz olduğunu anlatmaya matuftur.[4]el-Übbî ve es-Senûsî şerhleriyle birlikte basılan Sahîhu Müslim, VII, 440.

İbn Hacer’in belirttiğine göre bir üçüncü tavır da, mevcut iki grup rivayetten birini diğerine tercih yönünde olmuştur. Buna göre tercihe şayan olan, bulaşıcılığın olmadığını anlatan rivayettir. (“Cüzzamlıdan, aslandan kaçar gibi kaçın” rivayeti, aslında bulaşıcılığın olmadığını anlatan rivayet içinde bir cümle olarak geçmektedir.) Diğerleri ise çeşitli sebeplerden dolayı tercihe şayan bulunmamıştır.

Tavrını rivayetlerden birini tercihden yana koyan ikinci bir grup alim de, yukarıda anlatılanın tam aksi doğrultuda hareket etmiş ve bulaşıcılığın olduğunu anlatan rivayetleri diğerlerine tercih etmiştir.[5]İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, X, 159-60.

Devam edecek. 

Milli Gazete – 23 Ağustos 2009

Kaynakça/Dipnot

Kaynakça/Dipnot
1 el-Buhârî, “Tıb”, 19; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 443; Abdürrezzâk, el-Musannef, XII, 416-7; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef (Avvâme neşri), XIII, 455.
2 Müslim, “Selâm”, 126; Abdürrezzâk, a.y.; İbn Ebî Şeybe, a.y.
3 Ebû Dâvud, “Tahâret”, 26; et-Tirmizî, “Et’ıme”, 19; İbn Ebî Şeybe, XII, 413…
4 el-Übbî ve es-Senûsî şerhleriyle birlikte basılan Sahîhu Müslim, VII, 440.
5 İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, X, 159-60.