Okuyucu Soruları-28 Kur’an’a Abdestsiz Dokunmak-1

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Aralık 2003, Aralık Ayı 2003 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru: “…Abdestsiz Kur’an’a dokunma meselesi günümüzde epey tartışılmış olsa da bu konuda da sahih bir rivayet bulamadım. Sahih olmayan (rivayet ve delalet yönünden kat’i olmayan) bu iki üç rivayetle nasıl olur da bir şeyin haramlığına hükmedilir?…” Cevap: Kur’an‘a ancak abdestli olarak dokunulabileceğini bildiren hadis Amr b. Hazm, İbn Ömer, Hakîm b. Hizâm, Osman b. Ebi’l-Âs ve Sevbân (Allah hepsinden razı … Read More

Okuyucu Soruları-27 Yatsı Namazının İlk Sünneti

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Aralık 2003, Aralık Ayı 2003 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru: “… Senelerdir araştırıp duruyorum; şu yatsı namazının ilk sünneti ile ilgili ne sahih ne de zayıfı (hatta ne de uydurma) bir rivayet bulamadım…” Cevap: Bildiğim kadarıyla yatsı namazının ilk sünneti hakkında hususi bir rivayet mevcut değildir. Hanefî mezhebinin Hadis hafızlarından Kasım b. Kutluboğa‘nın, et-Ta’rîf ve’l-İhbâr isimli eserinde, el-İhtiyâr‘daki, “Hz. Aişe (r.anha)’dan nakledildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v) yatsı namazının öncesinde … Read More

Okuyucu Soruları-26 Cehennem Hayatı-4

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Aralık 2003, Aralık Ayı 2003 OS, Gazete Yazıları, Okuyucu SorularıLeave a Comment

“Bu Kitab’ı ve Mizan’ı hak ile indiren Allah’tır ve ne bilirsin, belki kıyamet yakındır. Ona inanmayanlar, onun bir an önce gelmesini isterler. İman edenler ise ondan korkar ve hak olduğunu bilirler…” (42/eş-Şûrâ, 17/8) Burada, teknoloji aracılığıyla hayatı ebedileştirme tutkusunun ardından sürüklen seküler zihniyetin ekolojik dengeyi korkunç boyutlarda tahrip eden ve böylece kıyametin kopmasına zemin hazırlayan tutumuna bir işaret bulunduğunu söyleyerek … Read More

Okuyucu Soruları-25 Cehennem Hayatı-3

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Harun Yahya‘nın, “cehenneme giren hiç kimsenin oradan bir daha çıkamayacağı” iddiası, modern zamanlara özgü bir “moda” olan “Kur’an müslümanlığı” (ya da daha doğru ifadesiyle “meal müslümanlığı“) akımına niçin ısrarla karşı durmamız gerektiğine açık bir örnek teşkil ediyor. Kur’an‘ı, başka hiçbir kaynaktan yardım almadan “gereği gibi” ihata edebileceğini, onu bir bütün olarak “murad-ı ilahi“ye uygun tarzda kavrayabileceğini söyleyenler, aslında ne söylediklerinin … Read More

Okuyucu Soruları-24 Cehennem Hayatı-2

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Harun Yahya‘nın bir önceki yazıda alıntıladığım ifadelerinde görülen en önemli eksiklik, –yine bir önceki yazıda değindiğim gibi– konuyu son derece kısa ve muğlak ifadelerle geçiştirmesidir. İman edilmesi gereken hususlara sahih bir itikatla inandıktan sonra, tembellik ederek amelsiz bir hayat geçiren, bununla birlikte yaptığının doğru olmadığının şuurunda bulunan kimse ile, kuru bir iman iddiasının ardından, ilahî emir-yasakları önemsemeden, hatta küçümseyerek tuğyanla … Read More

Okuyucu Soruları-23 Cehennem Hayatı-1

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru: Harun Yahya, Cennet Cehennem adlı kitabında insanların cehenneme girdikten sonra (bir daha) çıkamayacağını ve cehennemin ebedi olduğunu söylüyor. Bunu ayetlerle kanıtlıyor. İnsanların, günahlarının cezasını çektikten sonra cennete gireceği (inancı)nin bir hurafe olduğunu söylüyor. Bu konuda bilgi verir misiniz? Cevap: Harun Yahya‘nın, soruda yer aldığı gibi Cennet Cehennem adlı bir kitabının varlığından haberdar değilim. Ancak onun Ölüm Kıyamet Cehennem adlı … Read More

Okuyucu Soruları-22 Müteferrik-3

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

“Sağ“ın “sol“dan üstünlüğü konusunu, harc-ı alem bir şeyler söyleyerek geçiştirmek mümkün olduğu halde bu kadar önemsememin sebebi şu: Modern varlık anlayışı –gerek kaynağı, gerekse yansımaları itibariyle– son derece tartışmalı bir şekilde “eşitlik” kavramı üzerinde şekillendiği halde, Yüce Allah‘ın bazı şeyleri diğer bazılarına üstün kılmış olması gerçeği bizim varlık telakkimizin temellerinden birini oluşturur. Aylar içinde Ramazan‘ın, haftanın günleri içinde Cuma‘nın, geceler … Read More

Okuyucu Soruları-21 Müteferrik-2

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

“Vürûdu’l-imdâd bi hasebi’l-isti’dâd” (yardım almaya ne kadar hazır, layık ve ehil iseniz,. o kadar yardım görürsünüz) fehvasınca hakikatin kendisini bize açması, bizim ona istidadımız, liyakatimiz ve hazırlığımız ölçüsünde olacaktır, fazla değil. Evliyaullah‘ın, haramlar ve mekruhlar şöyle dursun, mübahlardan bile olabildiğince uzak durma ve farzların ötesinde müstehaplara bile alabildiğine hassasiyet gösterme tavrı, konumuz bağlamında hakikate ermenin ancak böyle bir titizlikle mümkün … Read More

Okuyucu Soruları-20 Müteferrik-1

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

Soru: Altın ve ipek (erkeklere) niçin haram kılınmış olabilir? Tek sayıların çift sayılara ve sağın sola üstünlüğünün mantığı nedir? (Örneğin helaya sol, mescide sağ ayakla girmek vs.) Cevap: Gerek bu köşede, gerekse başka yerlerde bir hususu ısrarla vurgulamaya çalışıyorum: Mü’minlerin Kur’an ve Sünnet‘le ilişkisi, bu iki kaynağı, “anlamak“tan başlayıp, onları “içselleştirme“ye kadar giden bir süreci içerir. Burada “içselleştirme” kelimesiyle ifade … Read More

Okuyucu Soruları-19 Nikâh-2

Ebubekir Sifil2003, 2003 Yılı, Gazete Yazıları, Kasım 2003, Kasım Ayı 2003 OS, Okuyucu SorularıLeave a Comment

İslam‘ın bize yüklediği her mükellefiyet, bizler için ebedî mutluluğu yakalamanın biricik yolu olduğu kadar, –biz farkında olalım ya da olmayalım– aynı zamanda kimliğimizi de oluşturan değerler manzumesinin ayrılmaz bir parçası olarak temayüz eder. Bizler o mükellefiyetleri yerine getirirken onları birer “kimlik” unsuru olarak üzerimizde taşır ve hayata yansıtırız. Zira İslamî değerlerle aramızdaki, sadece “bir emri yerine getirmek” ya da “bir … Read More