“Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Nisan 2009

Müslümanların hayatı “cemaat” şuuru içinde yaşamasından daha tabii ve gerekli bir şey olamaz. Bu, aidiyetlerimizin tabii sonucudur. Allah Teala müslümanları “kardeş” ilan etmiş, Efendimiz (s.a.v) de bize “Ümmet” olarak yaşamanın şartlarını ve imkânlarını göstermiştir.
Ehl-i Sünnet olmanın en tabii tezahürlerinden birisidir “cemaat” şuurunu yaşamak ve yaşatmak. “Ehl-i Sünnet” terkibinin hemen arkasından dile getirdiğimiz “ve’l-Cemaat” terkibi de bunu ifade eder.
Ümmet olarak bir arada yaşamak, “tekdüzeleşmek” değildir. Herkesin aynı şekilde davranması, herkesin aynı seciyeye sahip olması Ümmet olmanın “gereği” değildir. … Devamını Oku

“Hz. Peygamber (sav)’in Namazı”

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Nisan 2009

Bir şeyi Efendimiz (s.a.v)’in yaptığı gibi yapmak bir müslümanın en büyük idealidir. O’na “ulaşmak” mümkün olmasa da “yakın” olma”nın göstergesidir bu çünkü. Bu hassasiyetin, Sünnet’in bağlayıcılığı bağlamında da elbette ayrı bir önemi vardır.
Hayatı Efendimiz (s.a.v)’in yaşadığı gibi yaşama çerçevesi içinde ibadetlerimize de hakim olması gereken bu anlayış doğrultusunda günümüzde “Resulullah (s.a.v.)’in Namazı” gibi başlıklarla kaleme alınmış çalışmalar bulunduğu malum.
Bu tarz çalışmaların, Efendimiz (s.a.v)’in örnekliğini ortaya koyma işlevi dışında, zihin çeldirici bir fonksiyonu da oluyor. Yazarı arzu etmese … Devamını Oku

İtalya Seyahati

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Nisan 2009

Geçen ayın 20’si ile 23’ü arası İtalya İslam Cemaati Vakfı’nın davetlisi olarak bu ülkede bulunduk. Milano ve İmperia’da programlar yaptık. Dolu dolu geçen 3 günün sonunda, her biri hafızamda ayrı bir yer edinen İtalya’daki kardeşlerimize veda ederek ayrıldık.
İtalya, ülkemizden gidenlerin teşkilatlanması noktasında Avrupa’nın diğer ülkelerine göre hayli geride bulunuyor. Anlattıklarına göre sadece 3 şehirde teşkilatlanabilmişler. Diğer şehirlerde de ülkemizden gitmiş insanlar bulunduğunda şüphe yok; ama henüz onlara ulaşılamamış…
Müslüman nüfusun büyük çoğunluğunu Araplar oluşturuyor bu ülkede. Özellikle Fas, … Devamını Oku

Ehl-i Kitap Kadınlarla Evlilik / 12 İmam-2

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Gazete Yazıları, Nisan 2009, Nisan Ayı 2009 OS, Okuyucu Soruları

Birinci kısmını bir önceki Pazar yazısında cevaplandırdığım sorunun ikinci kısmı şöyleydi: “Kütübi Sitte hadis kitaplarında Peygamber Efendimiz’den rivayet olunan ‘Benden sonra 12 halife gelecek ve hepsi Kureyş’ten olacak.’ hadisi sahih midir? Bazı tefsirlerde ve hadislerde İsrailiyat olduğu söylenir. Yine aynı şekilde Şia ve diğer bidat mezheplerin etkileri de anlatılır. Bu da bu tür bir hadis midir? Şia bu hadisten 12 İmama işaret edildiği manasını çıkarıyor.”
Önce mezkûr hadisin durumunu görelim: Efendimiz (s.a.v), hepsi de Kureyş kabilesinden olmak üzere … Devamını Oku

Nüzul-i İsa (as) Konusundaki Bir İşkâl Ve Cevabı

Ebubekir Sifil[dosya], 2009, Gazete Yazıları, Nisan 2009, Nüzûl-i İsâ

Hz. İsa (a.s)’ın nüzulüne naklî zeminde getirilen “ciddiye alınabilir” iddialardan birisi, nüzul-i İsa (a.s) inancının, Efendimiz (s.a.v)’den sonra peygamber gelmeyeceği gerçeğiyle çelişki teşkil etmesi. Kur’an, Efendimiz (s.a.v)’in “Hâtemu’n-nebiyyyîn” (Nebilerin sonuncusu)[1]33/el-Ahzâb, 40. jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_3280_7_1’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_3280_7_1’, tipClass: ‘footnote_tooltip’, effect: ‘fade’, predelay: 0, fadeInSpeed: 200, delay: 400, fadeOutSpeed: 200, position: ‘top center’, relative: true, offset: [-7, 0], }); olduğunu açıkça bildirmiş, Efendimiz (s.a.v) de kendisinden sonra Nebi gelmeyeceğini haber vermiştir.[2]el-Buhârî, “Enbiyâ”, 51; Müslim, “İmâre”, 44, “Fedâil”, 30… jQuery(‘#footnote_plugin_tooltip_3280_7_2’).tooltip({ tip: ‘#footnote_plugin_tooltip_text_3280_7_2’, tipClass: … Devamını Oku

Ehl-i Kitap Erkekle Evlilik ve Diyanet İlmihali

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Mart 2009

Diyanet’in neşrettiği İlmihal’de mü’min kadının Ehl-i Kitap erkekle evliliği meselesinin işleniş tarzı konusunda son birkaç yazıda yaptığım atıfta bir “yanlış anlama” olduğunu ileri süren bir dostumun yaklaşımı üzerinde duracağım bugün.
Önce İlmihal’in konuyla ilgili olarak ne dediğine bakalım:
“Müslüman bir erkeğin Ehl-i kitap yani Yahudi ve Hıristiyan olmayan bir kadınla evlenmesi yasaktır. Kur’ân-ı Kerim’de, “Müşrik kadınlarla iman edinceye kadar evlenmeyin” (el-Bakara 2/221) buyurulmaktadır. Müşrik Allah’ın birliğine inanmayan, ona ortak koşan kimse demektir. Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenilebilir (el-Mâide 5/5).”
Buraya … Devamını Oku

Ehl-İ Kitap Kadınlarla Evlilik / 12 İmam

Ebubekir Sifil2009, 2009 Yılı, Gazete Yazıları, Mart 2009, Mart Ayı 2009 OS, Okuyucu Soruları

Soru
“1-Ehli kitap sadece Musevileri ve Hıristiyanları mı kapsar? Eğer öyle ise Maide Suresi 5. ayetinde evlenilmesine izin verilmiş olanlar kadınlar yalnız Hıristiyan ve Museviler midir? Budist, Hindu, Zerdüşt bir bayanla Müslüman bir erkeğin evlenmesi caiz midir?
2-Kütübi Sitte hadis kitaplarında Peygamber Efendimiz’den rivayet olunan ‘Benden sonra 12 halife gelecek ve hepsi Kureyş’ten olacak.’ hadisi sahih midir? Bazı tefsirlerde ve hadislerde İsrailiyat olduğu söylenir yine aynı şekilde Şia ve diğer bidat mezheplerin etkileri de anlatılır. Bu da bu tür … Devamını Oku

Yine Diyanet-2

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Mart 2009

“Bir yazar”a cevaben kaleme aldığı yazılarından birinde Karaman hoca, Diyanet’in ve Diyanet Vakfı’nın neşrettiği her eser ve yazının Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan geçtiğini, kendisinin de “sahih İslam”ı öğrenmek isteyenlere öncelikle bu kuruldan geçen eserleri tavsiye ettiğini, bu kuruldan çıkabilecek hatalı bir kararın affedilen, hatta ecir alan “ictihad hatası” olacağını söylüyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından neşredilmiş bulunan bütün eserleri kapsayan bu “garanti”ye ne kadar itimat edebiliriz?
Neşri devam eden İslam Ansiklopedisi’nde cehennem azabının ebedîliği meselesi gündeme … Devamını Oku

Yine Diyanet

Ebubekir Sifil2009, Gazete Yazıları, Mart 2009

“Bir yazar”ın Diyanet’in izlediği politika ve neşrettiği eserleri konu edinen yazısı üzerine Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocanın kaleme aldığı birkaç cevabî yazı okuduk. Hayli sert bir üslubun hakim olduğu görülen yazılarında hoca Diyanet’i ve yaptığı işleri “büyük bir fedakârlıkla” müdafaa ediyor, Diyanet’in arkasında duruyor.
Bizim vergilerimizle ayakta durması, elbette bizi de ilgilendiren İslamî meselelere doğrudan müdahil olması dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın politikaları, faaliyetleri, ürün ve eserleri hepimizi yakından ilgilendiriyor. Hoca’nın eleştirdiği yazar da en az Hoca kadar Diyanet … Devamını Oku

Ehl-i Sünnet’in Ayırt Edici Vasfı

Ebubekir Sifil[dosya], 2009, Ehl-i Sünnet, Gazete Yazıları, Mart 2009

Ehl-i Sünnet ’in Ayırt Edici Vasfı - Ebubekir Sifil

Ehl-i Sünnet’i diğerlerinden ayıran hususiyetlerin neler olduğunu bilmenin en kestirme yolu Sahabe’ye bakmaktır. Sahabe neye nasıl inanmış ve neyi nasıl yapmışsa, o hususlarda onlar gibi davranmak Ehl-i Sünnet’in ayırt edici vasfıdır.
Daha önce de değişik vesilelerle ifade etmeye çalıştığım gibi, Mu’tezile’nin bir kısmı ve Haricîler dışında hiçbir fırka bir kurum olarak Sünnet’i toptan inkâr ve reddetmemiştir. Ancak bu durumun onları “Sünnet Ehli” yapmaya yetmediğine dikkat edilmelidir.
Günümüzde de bir kısım çevreler Sünnet’i bir kurum olarak toptan reddetmediklerini söylemektedir. Ancak … Devamını Oku